WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/4034 E.  ,  2024/1272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/443 E., 2023/38 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz ve müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeni ile davalı arasında önce imzalanan, daha sonra Belediye nezdindeki görevliler tarafından da işleme konulan 27.01.1997 tarihli satış sözleşmesine istinaden Mehmet Akif Mahallesi Hayat Caddesinde bulunan 300 m² alanlı taşınmazın davalıdan satın alındığını, (sözleşmeye göre) vekil edeni tarafından inşaa edilecek bina ile davalıya ait bina arasında ortak kullanım alanı bırakıldığını, bu boşluğun iki tarafın kömürlük, park veya yeşil alanı olarak kullanılabileceğini, ancak davalının ortak bırakılan alana yapı yapmak suretiyle müdahale ettiğini, 2002 yılında davalının binasına dek uzanan, balkon ve benzeri yapılarla ilgili şikayette bulunduğunu, 300 m² yer satılmasına rağmen 217 m² alanın vekil edeninin kullanımında olduğunu açıklayarak, davalının haksız müdahalesi nedeniyle elatmanın önlenmesine, tesis edilen muhdesatın kal’ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL ecrimisilin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine dair davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kal'ine dair verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.02.2020 tarihli ve 2018/5079 Esas, 2020/1024 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacı ve davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup Dairemizin 03.11.2020 tarihli ve 2020/1963 Esas, 2020/6707 Karar sayılı ilamı ile "dava konusu taşınmaz hakkında 7143 Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre kullanım kadastrosu yapıldığı, çalışma neticesinde 8170 ada 12 ve 13 nolu parsellerin kullanıcı tespitlerinin belirlendiği, 13 nolu parsel üzerinde davalı lehine muhdesat şerhi bulunduğu, davacı tarafından, kendisine yerin 278,28 m2 olmasına rağmen kadastro çalışması sonucunda 217,34 m2 olarak tespit edildiği iddiası ile tespite itiraz davası açıldığı, İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2019/443 Esas sayılı dosyası üzerinden, 8170 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına yönelik “davalıdır şerhi” konulmasına karar verildiği (ve mevcut dosyanın Yargıtaydan dönüşünün beklendiği) anlaşılmaktadır.

Bu durumda Mahkemece, açıklanan kanun hükümleri uyarınca; ayni hakka dayanan elatmanın önlenmesi isteği yönünden hükmü veren Mahkeme karar düzeltme aşamasında yukarıda açıklanan kanun hükümleri uyarınca görevsiz hale geldiğinden davadaki bu istek hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, 3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görev alanı dışında kalan (Kadastro Mahkemesi ecrimisil ve kal davalarına bakamaz) ecrimisil ve kal istekleri bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 167 nci maddesi (HUMK'un 46) gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına ve Kadastro Mahkemesinde görülen uyuşmazlığın bekletici mesele sayılmasına karar verilmesi için" hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak görevli Kadastro Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; dava konusu İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, Mehmet Akif Mahallesi 8170 ada 13 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi Bayram Türkmen'in 23/01/2023 tarihli raporunda yer alan 2 nolu krokide (E2) harfi ile gösterilen 33,35 m2 ve (E3) harfi ile gösterilen 2,44 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ifrazı ile aynı yer 8170 ada 12 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, böylece; İstanbul İli, Sultanbeyli İlçesi, Mehmet Akif Mahallesi 8170 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 253,13 m2 olarak, aynı yer 8170 ada 13 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün ise 321,20 m2 olarak belirlenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.