8. Hukuk Dairesi 2023/3949 E. , 2024/228 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz (şerhe yönelik) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin davanın niteliği gereği reddine ve temyiz dilekçesinin ise kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi .... Köyü çalışma alanında bulunan 5741 parsel ... 3.927,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının edinme hanesine, 6831 ... Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek ve beyanlar hanesine ise Yusuf oğlu ... Kıl’ın zilyetliğinde bulunduğu şerhi yazılarak "zeytinlik" vasfıyla 20.03.1992 tarihinde Hazine adına tespit ve 14.09.1993 tarihinde tescil edildikten sonra ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.03.2011 tarihli ve 2009/665 Esas, 2011/46 Karar ... kararı ile, beyanlar hanesine taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.789,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Fatma Küçük ve müşterekleri, (B) harfi ile gösterilen 2.138,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise ... Kıl'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhinin yazılmasına karar verilip, iş bu kararın kesinleşmesi üzerine ise bu şekilde tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 5741 parsel ... taşınmazın kulllanım hakkının tarafların müşterek miras bırakanı Ömer Kıl'a ait iken yarı yarıya kendisi ve davalı ...'ın murisi ...'a kaldığını ve bu şekilde zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin terkini ile kendisi lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğu gibi maddi gerçeklerden uzak ve hukuki dayanaktan da yoksun bulunduğunu, çekişmeli taşınmazın davalının miras bırakanı ... Kıl tarafından imar ve ihya edilerek kullanılmaya başlandığını ve zilyetliğin kesintisiz olarak sürdürüldüğünü, kullanım kadastrosunun 1992 yılında yapıldığını ve süresi içerisinde davacının itiraz etmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.07.2013 tarihli ve 2012/1657 Esas, 2013/1114 Karar ... kararı ile; "...hükme esas bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün davacının fiili kullanımında bulunduğu..." gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 5741 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi Yunus Çakır'ın 15.07.2013 havale tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 2.138,00 metrekare yüzölçümündeki bölümünde ...'ın zilyet olduğunun tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine, bu kısmın ...'ın fiili kullanımında bulunduğuna yönelik olarak şerh verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/14257 Esas, 2014/14066 Karar ... kararıyla; "...dava'nın, kesinleşen kullanım kadastro tutanağına karşı, tapu kaydının beyanlar hanesine davacının fiili kullanıcı olduğu şerhinin yazılması istemine yönelik olduğu, bu nitelikteki davaların, şerhte yer alan isimdeki yazım hatalarının düzeltilmesine ilişkin taleplerden farklı olarak kayıt maliki Hazine'ye ve varsa lehine kullanım şerhi olan kişilere karşı fiili kullanım iddiasının ispat yükümlülüğünü içerdiği ve zilyetliğin korunması davasından farklı olarak tapu kaydının beyanlar hanesinde esaslı değişiklik yapılması sonucunu doğurduğundan çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) yürürlük gününden sonra açılmış olması nedeniyle davaya bakmak görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olmadığı, 6100 ... Kanun'un 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği açıklanarak mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna..." değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.09.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/277 Karar ... kararı ile Mahkemenin görevsizliğine, 6100 ... Kanun'un 20/1. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde davacı tarafın müracaatı halinde dosyanın görevli ve yetkili ... (Nöbetçi) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve iş bu kararın kesinleşmesi üzerine dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
2. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.05.2019 tarihli ve 2018/151 Esas, 2019/106 Karar ... kararı ile; "...hükme esas bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün davacının fiili kullanımında bulunduğu..." gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli 5741 parsel ... taşınmazın beyanlar hanesindeki "...B harfi ile belirtilen 2138 m2'lik kısmında ... Kıl'ın ziliyetliğindedir..." kısmının iptali ile bu kısma "...B harfi ile belirtilen 2138 m2 lik kısmında ...'ın ziliyetliğindedir..." şeklinde şerh verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 26.04.2022 tarihli ve 2021/7021 Esas, 2022/4069 Karar ... kararıyla; "...davacı'nın, dava konusu taşınmazı 40 yılı aşkın süredir kullandığını belirterek 28.12.2012 tarihinde eldeki davayı açtığı, buna göre, davacının, kullanım kadastrosu tespitinden önceki hakka dayanarak hak talep ettiği anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince, 1993 tarihinde kesinleşen kadastro tutanağı esas alınmak suretiyle, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kabule karar verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davada, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!