8. Hukuk Dairesi 2023/3926 E. , 2024/1142 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1999 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında,... Mahallesi 101 ada 59 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "Hasan oğlu İsmet Tural' ın kullanımında" olduğu şerh edilerek Hazine adına tespiti yapılmıştır. Sakarya Kadastro Mahkemesinin 2015/30 Esas ve 2015/87 Karar sayılı dosyası ile 31043, 49 m2 lik kısmının 101 ada 59 parsel nosu ile ve ''kargir 4 ev ve bahçesi'' vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline ''6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ve taşınmaz Hasan oğlu 1941 doğumlu İsmet Tural'ın kullanımdadır'' şerhinin yazılmasına karar verildiği, verilen kararın 25.06.2015 tarihinde kesinleştiği, 13.01.2016 tarihinde İsmet Tural'a 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereği satışının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde; davalıların İsmet Tural'ın mirasçıları olup, Sakarya ili Kaynarca ilçesi Arifağa Mahallesi 101 ada 59 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, ilçede yapılan 2/B kadastro çalışmaları sırasında hatalı tespit yapıldığını, yapılan bu hatalı tespit neticesinde maliki olduğu taşınmazının bir kısmının orman arazisi olarak 2.850 m2'lik kısmı ise davalılar üzerine tespit ve tescil edildiğini, yapılan bu hatalı tespit işleminden davalıların haberdar olduğunu ve davayı kabul ettiklerini, yapılan hatalı 2/B kadastrosu tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın 2.850 m2'lik kısmının tapusunun iptali ve kendi adına tescil edilmesini istemiştir.
Davalılar vekili 28.02.2019 tarihli celsede davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptal ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı hususları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, davacı tarafından...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden önceki bir tarihte açılması gerektiği, buna karşın eldeki davanın 23.07.2018 tarihinde açılmış olup, taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önceki tarih olan 13.01.2016 tarihinde davalı adına tapuya tescil edildiği, dolayısı ile davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Davalılar vekili 28.02.2019 tarihli imzalı beyanı ile açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 308 ve devamı maddelerine göre kabul, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, davalılar vekili tarafından dava kabul edildiğine göre davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalının kabul beyanı gözardı edilerek davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 02.10.2019 tarihli ve 2019/949 Esas, 2019/743 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!