8. Hukuk Dairesi 2023/3919 E. , 2024/953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın uygulama kadastrosuna itiraza yönelik olarak reddine, mülkiyete yönelik talebin ise tefrikiyle ayrı esasa kaydına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, ....Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 103 ada 67 parsel ... 13800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 14.016,52 metrekare yüzölçümlü olarak ve davalı adına kayıtlı 103 ada 72 parsel ... 42.350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 42.832,74 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; adına kayıtlı bulunan 103 ada 67 parsel ... taşınmazın, davalıya ait 103 ada 72 parsel ... taşınmazla olan sabit sınırlarının uygulama kadastrosunda hatalı belirlendiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " davacıya ait taşınmazın bulunduğu Şehitkamil ilçesi, Güngürge Mahallesinin ilk tesis kadastro çalışmalarının 13.01.1993 tarihinde tamamlanarak kesinleştirildiği, dava konusu 103 ada 67 parsel ... taşınmazın yenileme çalışmalarında 103 ada 68, 69 ve 66 parsel sınırının tamamı ve yol sınırı sabit sınır tipinde alındığı, keşif mahallinde mahalli bilirkişiler ve davacı tarafından aynı şekilde gösterilen alanın fen bilirkişilerinin düzenlediği krokide A ile gösterildiği, davacı tarafından iddia edilen alanın zemininde hizalı dikili ağaçların görüldüğü, davacının taşınmazının 103 ada 72 parselle olan iddia ettiği sınırın üzerinde yığma taşların bulunduğu, dosyaya sunulan fen bilirkişileri raporunda da belirtildiği üzere yenileme çalışmalarında 103 ada 67 parselin ilk tesis alanı 13800,00 m2 iken 13016,52 m2 olarak belirlenmiş olup parsel alanının arttığı, dava dosyası içerisinde bulunan 1975, 1985 ve 1999 yılına ait hava fotoğrafında yapılan incelemede dava konusu 103 ada 67 parselin 103 ada 72 parselden talep edilen krokisinde A ile gösterilen alandaki sınırın 1975 yılında bulunduğu ve kullanım olduğu, ayrıca ilk tesis kadastrosunda belirlenen sınırın bulunmadığının görüldüğü, 1985 ve 1999 yılı hava fotoğraflarında kullanım olduğu ve keşif mahallinde zeminde gösterilen sınırın bulunduğu, fakat buna karşın ilk tesis kadastrosunda belirlenen ve yenileme çalışmalarında geçerli belirlenen sınırın bulunduğunun görüldüğü, davacı tarafından iddia konusu krokisinde A harfi ile gösterilen sınırın 1975-1985 ve 1999 yıllarında kullanım olduğu, fakat ilk tesis kadastro sınırının da 1985 ve 1999 yılı hava fotoğraflarında görülmesi ayrıca keşif mahallinde dava konusu sınırın ilk tesis kadastrosunda tahdit haritasında da görüldüğü ve silinerek bu sınırın alınmayıp paftasında görülen ve yenileme çalışmalarında belirlenen geçerli sınırın parsel sınırı olarak çizilmesi sebebiyle mahkemece davacının talebinin sınır yönünden olmayıp mülkiyet yönünden olduğu düşünülerek yenileme çalışmalarında belirlenen geçerli sınırın doğru olduğunun değerlendirildiği, buna göre uygulama kadastrosunun tesis paftasına ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı " gerekçesiyle, uygulama kadastrosuna davacının yapmış olduğu itirazın reddine, davacının krokide A harfi ile gösterilen kısma ilişkin talebinin mülkiyete yönelik olup 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi gereğince açılan tespite itiraza ilişkin davada görülemeyeceği kanaatine varılarak davacı ...'in dava ettiği 103 ada 67 parsel ... taşınmazına ilişkin 3402 ... Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan tespite itiraza ilişkin davasının reddine, dava konusu 103 ada 67 parsel ve 103 Ada 72 parsel ... taşınmazların uygulama tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacının fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 19.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısma ilişkin davasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince, " yapılan denetime göre; tesis paftasında ölçü, hesap, sınırlandırma ve tersimat hatası yapılmadığının tespit edildiği, uygulama kadastrosu ile taşınmazlarda yapılan tesis kadastro paftasının denetlendiği yoksa yeni sınır tayini yoluna gidilemeyeceği, ölçü, hesap, sınırlandırma ve tersimat hatası tespit edilmeyen tesis kadastro paftasına itibar edilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaz ile ilgili tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştığı, bu nedenlerle çekişme konusu taşınmazlar ile ilgili yapılan uygulama kadastro çalışmasının yasa ve yönetmeliğe uygun yapıldığı anlaşıldığı, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin ret kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun yerinde olmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!