WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3831 E.  ,  2024/4146 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/34 E., 2023/187 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptal ve tescil, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.06.2024 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan davalılar ... ve müşterekleri vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Karatay İlçesi Sütçü Mahallesi çalışma alanında bulunan 3239 ada 13 ve 14 parsel sayılı sırasıyla 476.40 ve 2.490.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar edinme sebebinde 530 ada 41, 43 ve 44 parsellerden geldikleri açıklanarak davacı ... ve müşterekleri adına tespit ve 19.01.1993 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiş; 08.08.2017 tarihinde imar uygulaması ile 32719 ada 1 ve 2 parsellere tedavül görmüştür.

Davacı ..., kadastro öncesi miras taksim sözleşmesi ve zilyetliğe dayanarak 530 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 3/4 hissesi, 530 ada 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazların tamamı hakkında tapu iptali ve adına tescili, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemiyle 12.01.2018 tarihinde dava açmıştır.

Mahkemece ilk hükümle, yapılan yargılama sonunda davacının tapu iptali ve tescile ilişkin davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Daire'nin 12.10.2022 tarihli ve 2021/17294 Esas, 2022/7973 Karar sayılı ilamı ile, ''..Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, davacı vekilinin tapu iptali ve tescil talebi hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; davacı, tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat isteminde bulunarak terditli dava açmış olup, davacıların tapu iptali ve tescil talebi reddedildiğine göre, tazminat istemlerinin değerlendirilmesi gerekir. Mahkeme gerekçesinde, davacının tazminat istemine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının tazminat istemi değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..'' gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek, yeniden yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafın, Konya 5. Noterliğinin 30.09.1987 tarihli ve 21291 yevmiye numarası ile yapılan düzenleme şeklindeki miras taksim ve devir sözleşmesini dayanak gösterilerek tapu iptali ve tescilini talep ettiği, dava konusu taşınmazların kadastro parseli iken 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve Kanun'un (2981 sayılı Kanun) 10/b maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kayıtları kapatılarak 3239 ada 13 ve 14 nolu parsel olarak tespit gördüğü, yapılan kadastro tespitinin 17.12.1992-18.01.1993 tarihleri arasında askıya çıkartıldığı, itiraz edilmediğinden 19.01.1993 tarihinde kesinleştiği, buna göre kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihinin genel zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra hak düşürücü süre nedeniyle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağı nazara alınarak, aynı şekilde genel zamanaşımı süresini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi (Yürürlükten kaldırılan 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi) gereğince kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden reddine ilişkin karar bozma konusu yapılmaması nedeni ile ve bu kararın kesinleşmiş olması sebebi ile bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın tazminat isteminin zaman aşımı nedeni ile reddine, davalı ... (...) ... dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32719 ada 1 ve 2 nolu parseldeki hissesinin değerine göre (67,98+155,05 m2 karşılığı 62.201,70 TL + 170.555,00 TL) 35.585,94 TL ve davacının tazminat talebi yönünden davalının hisse değerine göre 3.019,89 TL toplamı olan 38.605,83‬ TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, davalı ... (...) ... dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32719 ada 1 ve 2 nolu parseldeki hissesinin değerine göre (67,98+155,05 m2 karşılığı 62.201,70 TL + 170.555,00 TL) 35.585,94 TL ve davacının tazminat talebi yönünden davalının hisse değerine göre 3.019,89 TL toplamı olan 38.605,83‬ TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, davalı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32719 ada 1 ve 2 nolu parseldeki hissesinin değerine göre (22,66+51,68 m2 karşılığı 20.733,90 TL + 56.848,00 TL) 12.413,10 TL ve davacının tazminat talebi yönünden davalının hisse değerine göre 1.053,40 TL toplamı olan 13.466,5‬0 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, davalı ... dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32719 ada 1 ve 2 nolu parseldeki hissesinin değerine göre (22,66+51,67 m2 karşılığı 20.733,90 TL + 56.837,00 TL) 12.411,34 TL ve davacının tazminat talebi yönünden davalının hisse değerine göre 1.053,25 TL toplamı olan 13.464,59‬ TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, davalı ... (...) ... dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32719 ada 1 ve 2 nolu parseldeki hissesinin değerine göre (22,66+51,69 m2 karşılığı 20.733,90 TL + 56.859,00 TL) 12.414,86 TL ve davacının tazminat talebi yönünden davalının hisse değerine göre 1.053,55 TL toplamı olan 13.468,41 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından esasa ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.

1.Davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Terditli (kademeli) davalarda (6100 sayılı HMK mad. 111), davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini aralarında aslilik ve fer'ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Terditli davalardaki taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer'i taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister, yardımcı talebini ise asıl talebin reddedilmesi ihtimali için yapar. Bu tür davalarda, terditli taleplerden reddedilen talep için ayrıca harç alınmayacağı gibi vekalet ücretine hükmedilmez. Mahkemece, bu husus düşünülmeden tapu iptal ve tescil talebi ile terditli talep olan tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 inci maddesinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği hususu dahi göz önüne alınmadan, her bir davalı yönünden aynı sebeple dava reddedildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken, her biri yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, Mahkemece, kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihinin genel zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra hak düşürücü süre nedeniyle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak tapu iptali ve tescil davası açılamayacağı nazara alınarak, aynı şekilde genel zamanaşımı süresini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi (Yürürlükten kaldırılan 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi) gereğince kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, bu gerekçeye göre de karar tarihine göre yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 inci maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine maktu vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken nispi olarak hesaplanmış avukatlık ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine,

Davacı vekilinin vekalet ücretlerine yönelik temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4- a, b, c, ç, d numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine '"Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine" ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.