8. Hukuk Dairesi 2023/3633 E. , 2024/2627 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/95 E., 2023/81 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından ve duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine ve temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili Arnavutköy ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 14 parsel sayılı 4.312.05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe olarak 20 yıldan beri Bahri Pınarbaşı'nın kullanımında bulunduğu " şerhi verilmek suretiyle, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; İstanbul ili Arnavutköy ilçesi ... Köyü 110 ada 14 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, bu bölümde lehine zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarihli ve 2019/5000 Esas, 2021/4544 Karar sayılı ilamıyla; "... mahallinde olabildiğince yaşlı, yansız ve taşınmazı iyi bilen mahalli bilirkişi ve tarafların bildirdiği tanıklar, fen ve zirai bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılması, çekişme konusu olan (B) bölümünün kullanım kadastrosu tespiti tarihi ve öncesi itibariyle kim tarafından, nasıl ve ne suretle kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkinin giderilmesine çalışılması, fen bilirkişisinden keşfi ve keşifte bildirilen çit, ağaç vb. gibi sınırları takibe imkan veren rapor alınması, zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmaz üzerindeki ağaçların kendiliğinden mi yoksa insan eliyle mi yetiştirildiği hususunda önceki raporları da irdeler tarzda rapor alınması, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, dava, fiili kullanım şerhinin düzeltilmesine yönelik olup taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığından maktu harca ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "... Davacının gösterdiği kısım üzerinde yaşları 25 - 30 yıla varan çeşitli meyve ağaçlarının bulunduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği ve bu raporun davacı tanıklarının ifadeleri ile desteklendiği gibi mahalli bilirkişi ve aynı zamanda davalı tanığı olan ...'in, davacı tarafın gösterdiği kısımda davalının zilyetliğinin olmadığını da beyan ettiği, bu nedenle davacının davasını ispatladığı, ancak davacının tüm parsel yönünden talepte bulunması nedeniyle davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 110 ada 14 parsel (yeni 151 ada 34 parsel) sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydı muhafaza edilerek bilirkişilerin 11.05.2017 tarihli raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 947,61 m2 lik bölüm yönünden mevcut kullanım şerhinin iptali ile davacının kullanımında olduğunu beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle;
Temyiz isteminin reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA;
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davalı ...'tan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.04. 2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!