WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3625 E.  ,  2024/991 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında .... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 66 parsel ... 49.817,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzii tapu kaydı nedeniyle ve beyanlar hanesinde ...'un işgalinde olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde, 101 ada 66 parsel ... taşınmaz hakkında ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın kendi tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu belirterek taşınmazın davalı Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda "davanın kadastro tespitine itiraz davası olduğu, toprak tevzi çalışmaları sonucunda Hazine adına 1961 yılında tapu kaydı oluştuğunu ancak tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 101 ada 66 parsel ... taşınmazın mevcut kadastro tespitinin iptali ile aynı vasıf ve yüzölçümü ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "benzer gerekçelerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece ile Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmalara göre taşınmazın, 2007 yılında yapılan kadastro tespitine esas alınan 06.11.1961 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı hususunda terreddüt bulunmamakta ise de davanın mahiyeti itibariye taşınmazın hukuki durumunun 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 46/1. maddesi uyarınca toprak tevzii tapu kaydının oluşum tarihi olan 1961 tarihi esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde dinlenen tespit ve mahalli bilirkişiler beyanlarında taşınmazın tarım arazisi olduğunu, ziraat bilirkişisi ise raporunda taşınmaz üzerinde kısmi imar-ihya yapıldığını ancak taşınmazın tarım arazisi olduğunu belirtmiş ise de, beyanlar ve ziraat bilirkişi raporunun denetlenmesi hususunda en iyi yöntem olan hava fotoğrafı incelemesinden yararlanılmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.

Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmazın kadastro tespitine esas alınan toprak tevzi tapu kaydının oluşum tarihinden (1961 yılı) 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilen stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya bu şekilde ikmal edilmeli, dosyanın jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edildikten sonra stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava ve uydu fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazınmazın niteliğini, kullanım sınırının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuşsa imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten ve taşınmaz üzerinde imar-ihya edilmeyen, imar-ihyası tamamlanmayan ve/veya taşınmaz üzerinde kullanılmayan kısım/kısımlar var ise bu kısımlar da harflendirilmek suretiyle infaza elverişli olacak şekilde krokinin de düzenlenmiş olduğu rapor düzenlenmesi istenilmeli; bundan sonra taşınmazın tamamı veya bir kısmı üzerinde toprak tevzi tapu kaydının oluşum tarihi olan 1961 yılına kadar 3402 ... Kanun'un 14 ve 46/1 inci maddelerinde sözü edilen zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususları dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 ... HMK'nin 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.