WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3615 E.  ,  2024/1069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki mükerrer kadastrodan kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

... ili Arapgir ilçesi Suceyin Mahallesi çalışma alanında 1999 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, 112 ada 107, 108, 181, 182, 183 ve 184 parsel ... sırasıyla 6.842.48, 4.172.41, 12.734.76, 5.810.33, 9.286,66 ve 12.114,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalılar adına tespit ve tescil edildikten sonra, 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda sırasıyla 145 ada 24, 23, 28, 27, 25 ve 26 parsel numarasıyla ve 6.214.91, 6.802.15, 8.976.64, 1.331.93, 9.793,83 ve 4.971,38 metrekare yüzölçümüyle tespit ve tescil edilmişler; ... ili Arapgir ilçesi Yeşilyayla Mahallesi çalışma alanında 1999 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, 117 ada 186 parsel ... 5.273.455,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmıştır.

Davacı ... vekili, tapu müdürlüğünce, mera vasfıyla kayıtlı 117 ada 186 parsel ... taşınmazın bir kısmının, davalılar adına kayıtlı bulunan taşınmazlara bindirmeli olduğu, mükerrer kadastro durumunun oluştuğu gerekçesiyle değişiklik beyannamesi düzenlenerek süresi içinde dava açılmadığı taktirde değişiklik beyannamesi uyarınca işlem tesis edileceğinin bildirilmesi üzerine, yasal süresinde, mükerrer kadastro işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3402 ... Kanun'un (3402 ... Kanun) 22/1 inci maddesi kapsamında ve 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 1026 ncı maddesinde düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.

Davacı ... vekili, Tapu Müdürlüğünün yazısı ile kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılan 117 ada 186 parsel ... taşınmazın mükerrer olması nedeniyle tapu kütüğünden iptal edileceğinin Hazineye bildirilmesi üzerine, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 22/1 inci maddesi ve 4721 ... Kanun'un 1026/2 nci maddesi uyarınca, tapu kütüğünde yapılacak iptal işlemine karşı, dava konusu taşınmaz hakkında kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak eldeki davayı açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davalılara ait Suceyin Köyü 112 ada 107,108,181,182,183 ve 184 ... taşınmazlar ile mera vasfıyla sınırlandırılan Yeşilyayla Köyü 117 ada 186 parsel ... taşınmazın mükerrer olduğu, Suceyin köyünde bulunan taşınmazların tespitlerinin önce yapılıp kesinleşmesi nedeniyle Yeşilyayla Köyü 117 ada 186 parsel ... taşınmazın mükerrer kayıt olarak oluştuğu ve bu taşınmazın iptalinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 22/1 inci maddesinde, evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tâbi tutulması halinde ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve Türk Medeni Kanunu'nun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılacağı ve süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastronun, tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği belirtilmiştir. Yine, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 1026 ncı maddesinde de, bir aynî hakkın sona ermesiyle tescil her türlü hukukî değerini kaybettiği takdirde, yüklü taşınmaz malikinin terkini isteyebileceği, tapu memurunun bu istemi yerine getirmesi halinde her ilgilinin, bu işlemin kendisine tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde terkine karşı dava açabileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, Suceyin Köyü kadastro çalışma alanında bulunan davalılara ait 112 ada 107, 108, 181, 182, 183 ve 184 parsel ... taşınmazların kadastro tespitleri 30.08.1999 tarihinde yapılmış ve 06.04.2000 tarihinde kesinleşmiş; mera vasfıyla sınırlandırılan Yeşilyayla Köyü 117 ada 186 parsel ... taşınmazın kadastro tespiti ise 07.10.1999 tarihinde yapılmış ve 17.12.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
3402 ... Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü maddesinde "kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı" düzenlenmiştir.
Eldeki davada; davalılara ait olan Suceyin Köyü kadastro çalışma alanında bulunan 112 ada 107, 108, 181, 182, 183 ve 184 parsel ... taşınmazların kadastrosu önce yapılarak, kadastro tutanaklarının 06.04.2000 tarihinde kesinleşmesi suretiyle tapuya tescil edildiğine ve Yeşilyayla Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 186 parsel ... taşınmazın kadastrosu ise daha sonra 07.10.1999 tarihinde yapılıp, 17.12.2004 tarihinde kesinleşmesi suretiyle özel siciline kaydedildiğine göre, mera olarak sınırlandırılan 117 ada 186 parsel ... taşınmaza ilişkin ikinci kadastro işlemi, davalılara ait taşınmazlar hakkındaki kadastro tespitinin kesinleştiği tarih itibariyle 3402 ... Kanun’un 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmıştır. Her ne kadar; kadastro tespiti öncesi nedene dayalı davaların, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de, mükerrerlik oluşturduğu belirtilen taşınmaz bölümleri yönünden 17.12.2004 tarihi itirabiyle mera sicil kaydı oluşmuş olup davacı Hazineden, mera sicilinde kayıtlı bulunan yer hakkında hak düşürücü süre içerisinde dava açması beklenemez. Davacı ...'nin, aleni olan tapu / mera siciline güvenmesi doğal olup, sicile göre de hak sahibi olduğundan, belirtilen hukuki sebeple açılacak davada hak düşürücü sürenin işletilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup sözü edilen sürenin geçtiğinden söz edilemez. Aksi halde, yani her halde kadastrosu daha sonra yapılan bölüm yönünden terkine karar verilecek olması halinde 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 22/1 inci maddesinde ve 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun 1026/2 nci maddesinde, tapu kütüğünden terkine karşı dava açma hakkının düzenlenmiş olmasının bir anlamı olmayacağı ve düzenlemenin işlevsiz olacağı açıktır. Kadastro çalışmalarındaki amaç, tapu sicillerinin gerçek durumu yansıtması olduğuna göre, sicildeki hakkın kime ait olduğunun doğru olarak belirlenmesi gerekir. Bu duruma göre, mükerrerliğin giderilmesi amacıyla açılan eldeki dava, artık çifte tapuyu önleme maksadına yöneliktir.
Tabiatıyla yukarıdaki açıklamalar, birinci kadastronun kesinleşmesinden sonra işlemeye başlayan hak düşürücü sürenin dolmasından önce ikinci kadastronun yapılıp kesinleşmesi haline ilişkin olup, hak düşürücü süre dolduktan sonra ikinci kez kadastro yapılması halinde hak düşürücü süre dolacağı için dava açma olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Yargılama konusu olayda, davalılara ait taşınmazların kadastrosunun kesinleştiği tarih itibariyle 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan, ikinci kadastro çalışmasının yapılıp kesinleşmesi, artık hak düşürücü süreyi ortadan kaldırmıştır. İkinci kadastro yoluyla tapu / mera kaydı oluştuğu tarihte ilk kadastronun kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadığından, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı yönünden hak düşürücü süre hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca, mera vasfıyla sınırlandırılan 117 ada 186 parsel ... taşınmazın, davalılara ait 112 ada 107, 108, 181, 182, 183 ve 184 parsel ... taşınmazlar ile mükerrer olduğunu, Tapu Müdürlüğü tarafından kendisine gönderilen 05.06.2015 tarihli yazı ile öğrenmiş olan davacı Hazinenin, mükerrer olduğu belirlenen bölüm hakkında kadastro öncesi nedene dayalı dava açma hakkının mevcut olduğu kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, hukuki durumun (mülkiyet hakkının taraflardan hangisine ait olduğunun) ilk kadastro çalışmasına ait tespit günü esas alınarak belirlenmesi gerekirken, bu yönde her hangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın esasına girilmek suretiyle, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek mera olarak sınırlandırılan 117 ada 186 parsel ... taşınmaz içerisinde kalan ve mükerrer olduğu belirtilen taşınmaz bölümlerinin, ilk önce kadastrosu yapılan 112 ada 107, 108, 181, 182, 183 ve 184 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin yapıldığı 30.08.1999 tarihi itibariyle kime ait oldukları belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nın 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.