WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3594 E.  ,  2024/1667 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı (zilyetlik) şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

... ili Sumbas ilçesinde Yeşilyayla Köyü çalışma alanında 1995 yılında yapılan kullanım kadastro sonucunda, 114 ada 38 parsel ... 34.681,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz üzerindeki ahşap evin davacı ve davalıların murisi Veli Göker'e ait olduğu " şerhi verilmek suretiyle, Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiş ve 2011 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında da aynı şerhler korunarak taşınmazın davacı ve davalıların murisi Veli Göker kullanımında olduğu belirtilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili Sumbas ilçesi Yeşilyayla Köyü 114 ada 38 parsel ... taşınmazın 30.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 2002 yılından beri kendi kullanımında olduğunu öne sürerek, bu bölüm için adına zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/1180 Esas, 2020/867 Karar ... ilamıyla; "... yapılan araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, davacının; kadastrodan sonra, güncelleme işlemlerinden önce, 2002 yılında murisinin çekişmeli taşınmazın zilyetliğini terk etmesi üzerine, o tarihten itibaren taşınmaza kendisinin zilyet olduğunu öne sürerek adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açtığına göre, temyize konu davanın güncellemeye itiraz niteliğinde bulunduğu, daha önce yapılan kadastro tespitleri sırasında fiili kullanıcı tespiti yapılan taşınmazlarda, güncelleme çalışmaları sırasında değişiklik yapılabilmesi için, sonraki zilyetlerin bu zilyetliklerini tapu kaydında yazılı fiili kullanıcıdan yasal bir yolla (akdi ya da irsi) devraldıklarını kanıtlamaları zorunlu ise de, dosyada bulunan delillere göre davacının murisi olan şerh sahibi Veli Göker, 002 yılında Milli Emlak Müdürlüğüne verdiği dilekçe ile taşınmazın zilyetliğini terk ettiğini bildirmiş olup, dilekçesi üzerine yapılan idari tahkikatta, gerçekten zilyetliğin terk edildiği ve taşınmazın boş olduğunun tutanağa bağlandığı, bundan sonra da davacının aynı yıl taşınmaza zilyet olma iradesini gösterir dilekçe vererek ecrimisil ödeme isteğini beyan ettiği, kadastro tespiti ile güncelleme çalışmaları arasında önceki zilyedin zilyetliği terk etmesi ve bu durumun gerçekliğini gösterir tutanağın varlığı karşısında, zilyetlik şerhine yönelik ilk tespitin hükmünün kalmadığının kabul edilmesi ve bu terkten sonra kadastro ile güncelleme arası bir tarihte zilyetliği terk edilmiş çekişmeli taşınmazda, davacının zilyetliğe başladığını iddia ederek, eski zilyed lehine yapılan güncelleme işlemine itirazla adına zilyetlik şerhi verilmesi istemini içeren davasının dinlenmesi gerektiği açıklanarak, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacının iddialarının araştırılması ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi.." gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " Davacı vekili tarafından Hazineye ait dava konusu taşınmazın önceden Hazineye dönemlik ödemeler yapmak suretiyle davacı ve davalıların murisi Veli Göker tarafından kullanıldığı, ancak muris Veli Göker'in burayı kullanmayı bırakarak bu durumu Hazineye bildirdiği ve daha sonra taşınmazın 30.000,00 m2 yüz ölçümündeki bölümünün davacı tarafından Hazineye bildirilip ödemeler yapılmak suretiyle uzun yıllardır işlendiğinin beyan edildiği, mahallinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazda bir kısmın davacı ... tarafından, bir kısmın ise ... tarafından kullanıldığının tanık beyanları ile ortaya konulduğu, davalı ... ise taşınmazda bir kısım alanı devlete ödemesini yapmak suretiyle kullandığını ve buna ilişkin belgelerin dosya içerisinde yer aldığını beyan ettiği, dosyada davalı ...'e ilişkin evraklar incelendiğinde dava konusu taşınmazda bir kısım alan için davacı ile aynı yöntemle Mal Müdürlüğüne başvurduğunun ve gerekli bildirimleri ve ödemeleri yaptığının anlaşıldığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazda davacının babasının taşınmazı terk etmesinden sonra bildirim ile taşınmazda yer kullandığı tanık beyanları ve dosya içersine alınan Hazineye yapılan başvurular ve ödeme evrakları ve diğer belgelerle anlaşıldığı, ancak taşınmazın bir kısmının davalı ... tarafından kullanıldığı, davalı ...'in kendi kullandığını iddia ettiği alan için dosyada davalı ...'in taşınmazda 4.680 m2 yer kullandığını belirleyen 21.12.2011 tarihli Mal Müdürlüğü raporu bulunduğu da dikkate alındığında ...'in bu alanı kullandığını ispatlayamadığı ve davacı ...'in taşınmazda davalılar ... ve ... tarafından kullanılan kısımların çıkarılmasıyla bilirkişilerce hesaplanan 23.754,09 m2 yerin zilyedi olduğu kanaatine varıldığı " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 114 ada 38 parselde kayıtlı taşınmazın fen bilirkişileri Halil İbrahim Nurdoğan ve Adem Şekerli tarafından hazırlanan 09.05.2022 havale tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 23.754,09 m2 bölümünün zilyetliğinin davacı ...'de bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davacı ... vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı, davacı vekiline 04.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafça 07.04.2023 havale ve harç tarihli dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurulduğu, buna göre, gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 3/1 inci maddesi yollamasıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 ... Kanun) 432 nci maddesinde düzenlenen 15 günlük temyiz süresinin geçtiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yasal süresinden sonra sunduğu temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.