WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3504 E.  ,  2023/4320 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2023/4 K.
KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğüne İzafeten Samsun Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında Samsun İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 119 ada 2 parsel sayılı 3.427,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazinedar Zade Süleyman Paşa Vakfı’na ait 1228 tarihli vakfiye hudutnamesinin kapsamında kalmakta olup, vakıf mallarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisaplarının mümkün bulunmadığı belirtilerek Hazinedar Zade Süleyman Paşa Vakfı adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın vakıf malı olmayıp, 1228 tarihli hudutnamenin kapsamında kalmadığını ve irsen intikal yoluyla zilyetliğinin uzun süredir devam ettiğini ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ...'ne İzafeten Samsun Bölge Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın Hazinedar Zade Süleyman Paşa vakfına ait olup, vakfıye kapsamında kaldığını, vakfiye sınırlarının 1/25000 ölçekli haritada yer aldığını, vakıf mallarının zilyetlikle iktisabı mümkün olmayıp, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinim koşulları bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2012 tarihli ve 2007/800 Esas, 2012/60 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın vakfiye hudutnamesinin kapsamında kalmadığı ve davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarihli ve 2012/13632 Esas, 2013/2312 Karar sayılı kararıyla Mahkemece yapılan uygulamada Hazinedar Zade Süleyman Paşa Vakfına ait hudutnamenin çekişmeli taşınmazları kapsamadığının belirlendiği gibi dosya içerisinde bulunan Kavak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/128 Esas, 1991/318 Karar sayılı dosyasında Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakfiye kapsamında kaldığı iddiasıyla açtığı tescil davasında, dava edilen taşınmazların bu yerlere ilişkin vakfiye kapsamı belirlenemediğinden davasının reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, dolayısı ile dava konusu taşınmazların bu haliyle söz konusu vakfiye kapsamında kalmadığının anlaşıldığı ve bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğu, öte yandan hükme dayanak alınan Prof. Dr. ... Erten, Prof. Dr. ... Küçükgör ve Doç. Dr. ... ... tarafından hazırlanan müşterek rapor içeriği dikkate alındığında, çekişmeli taşınmazların bu vakfiye kapsamında kaldığı kabul edilse dahi, üzerinde vakfa ait cami, medrese, yapı, kalıntı bulunmayan gayri sahih nitelikteki vakıf arazilerinin Devlete ait miri arazi niteliğinde olması nedeniyle vakıf kullanımında olmayan bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olduğu, ancak somut olayda, çekişmeli taşınmazlara ilişkin olarak ... ile gerçek kişiler arasında düzenlenmiş kira sözleşmeleri sunulduğu halde, Mahkemece bu sözleşmelerin uygulanmadığı, bu kapsamda dava konusu taşınmazlara ait olup olmadıkları, ait ise kiralayan gerçek kişiler ile davacı taraf arasında akdi, fiili ve irsî irtibat olup olmadığı, halefiyet yoluyla bu kişileri bağlayıp bağlamayacağının değerlendirilmediği, ayrıca, raporu hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazların eğimi belirtilip, ekili veya ekili olmadığı bildirildikten sonra bir kısım taşınmazlar yönünden “davalı parselde kadimden beridir tarımsal faaliyette bulunulmadığı toprak profil derinliğinin pulluk tabakasının daha üstünde olduğundan, profilin bitki üretimi ve gelişimi için yeterli düzeyde bulunmamasından anlaşılmaktadır”, bir kısım taşınmaz için ise “davalı parselde kadimden beridir tarımsal faaliyette bulunulduğu toprak profil derinliğinin pulluk tabakasının daha altında olduğundan, profilin bitki üretimi ve gelişimi için yeterli düzeyde bulunmasından anlaşılmaktadır” denilip, sonuç kısmında ise “dava konusu parsellerin tarım arazisi olarak kullanıldıkları ve halen ekilip biçildikleri kanaatine varıldığı” bildirildiğine göre bu haliyle ziraat bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazların niteliği konusunda yetersiz olduğu halde bu rapor ile yetinildiği açıklanarak Mahkemece, davalı ... Müdürlüğüne çekişmeli taşınmazlarla ilgili tüm kira sözleşmeleri, kira bedelleri ödenmiş ise makbuzları ile kiraya ilişkin tüm belgeleri sunmak üzere süre verilmesi, daha sonra yerel bilirkişiler, tutanak bilirkişileri, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi ile teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılması, ibraz edilen kira sözleşmelerinin yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, mahalli bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı yönünde rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/86 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın vakfiye kapsamında kalmadığı gibi kadim tarım arazisi niteliğinde olup, davacı ... ile dava dışı ... 'in uzun yıllardan beri nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğu gerekçesi ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1/2 payları oranında ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 24.05.2021 tarihli ve 2019/2750 Esas, 2021/4326 Karar sayılı kararı ile hükmün "onanmasına" karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/16829 Esas, 2022/3418 Karar sayılı kararıyla sair karar düzeltme isteklerinin yerinde olmadığı, çekişmeli taşınmazın ... ve ... tarafından birlikte kullanıldığını gerekçesiyle, 1/2'şer payları oranında bu kişiler adına tesciline hüküm kurulmakla birlikte somut olayda ... tarafından açılmış bir dava bulunmadığı gibi eldeki davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca re'sen araştırma yapılmasını zorunlu kılan dava niteliğinde de olmadığının anlaşıldığı açıklanarak, dava açmayan ... Belik adına tescil hükmü kurulmasının isabetsizliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, çekişmeli taşınmazın 1/2 payı yönünden davacı ... yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1/2 payının davacı ... adına, 1/2 payının ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... Müdürlüğüne İzafeten Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Müdürlüğüne İzafeten Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili temyiz başvuru dilekçesinde, kısmen kabul kararı verildiği halde yargılama giderlerinin tamamının davalı İdare üzerinde bırakıldığını, vakıflara ait taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın tespit maliki Hazinedar Zade Süleyman Paşa Vakfı'nın hukuki niteliğinin ne olduğu, dayandığı vakfiye kaydı ya da hudutnamenin çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, bu kapsamda çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılıp kazanılamayacağı ve taşınmaz zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden ise zilyetlikle kazanım koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği ve yargılama giderlerinin hangi tarafa yüklenmesi gerektiğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 1 inci ve 14 üncü maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... Müdürlüğüne İzafeten Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili'nin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6100 sayılı Kanun'un "Yargılama Giderlerinden Sorumluluk" başlıklı 326 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında; "...Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır..." düzenlemesi mevcut olup, eldeki dosya kapsamında, davacı ..., çekişmeli taşınmazın tamamının adına tescili istemi ile dava açtığına ve yargılama sonucunda da çekişmeli taşınmazın 1/2 payına yönelik olarak davası kabul edildiğine göre davalı tarafın yargılama giderlerinden bu nispette sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözardı edilerek tüm yargılama giderleri davalı yan üzerinde bırakılmıştır. Öte yandan, 3402 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın 1/2 payına yönelik olarak davanın reddine karar verildiğine göre taşınmazın bu payının tespit gibi Hazinedar Zade Süleyman Paşa Vakfı adına tesciline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, bir dava ya da istek bulunmadığı halde taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesi de isabetsiz olup, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
1. Davalı ... Müdürlüğüne İzafeten Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddine,

2. Davalı ... Müdürlüğüne İzafeten Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "..Dava konusu Samsun İli Asarcık İlçesi Yayla Mahallesi çalışma alanında bulunan 119 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 1/2 payının davacı ... adına, geriye kalan 1/2 payının ise tespit gibi Hazinedar Zade Süleyman Paşa Vakfı adına tapuya kayıt ve tesciline..." ibarelerinin yazılması; hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde "...1.613,00 TL..." ibaresinden sonra gelen "...yargılama giderinin davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine..." sözlerinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine; "...yargılama giderinden kabul - ret oranı gözetilerek 1/2 orana isabet eden kısmının davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın ise davacı uhdesinde bırakılmasına...." sözlerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.