WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/339 E.  ,  2024/4442 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili ve dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, esas yönünden davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sonucunda, Eskişehir ili Sarıcakaya ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1218 parsel sayılı 316.020 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1238 ada 4 parsel numarasıyla 237.357,98 m2 yüzölçümlü olarak, davalı adına tapuya kayıtlı bulunan eski 1073 parsel sayılı ve 18.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1238 ada 30 parsel numarasıyla 17.364,19 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Eskişehir ili Sarıcakaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 1218 parsel sayılı taşınmaz 316.020,00 m2 yüzölçümlü iken yenileme çalışmalarında taşınmazın 1238 ada 4 parsel olarak 237.357,98 m2 olarak tespitinin yapıldığını, Devlet Su İşleri 3. Bölge Müdürlüğünce yapılan yol kamulaştırma haritasında, yolun 939 parselin güneydoğu kısmından geçirildiğinin görüldüğünü, ancak paftasından aykırı olarak zeminde yol, 938 parselin güneyinden, 939 parselin kuzeyinden olacak şekilde ortak sınırdan geçirildiğinin görüldüğünü, pafta ve zemin uyuşmazlığının olduğunu, bu uyuşmazlık ve hatadan kaynaklanan alan farkının tamamıyla 1218 parsele yansıtılmasının yanlış olduğunu ileri sürerek, davacıya ait taşınmazın eski tapu kayıtlarına göre taşınmazın 316.020,00 m2 olarak yüzölçümünün düzeltilmesini talep ve dava etmiş ve yargılama sırasında, dava konusu 1238 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının hatalı tespit edildiğini, bu nedenle Tapu ve Kadastro 17. Bölge Müdürlüğünün davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " Dosyada toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi ve incelenmesi neticesinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sırasında davacı tarafından, davacı adına kayıtlı (eski 1218 parsel) 1238 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik ölçüldüğü, bir kısmının komşuları eski 1073 yeni 1238 ada 30 parsel sayılı taşınmaza yazıldığı belirtilerek yüzölçümünün düzeltilmesi talep edilmiş ise de, 1950 - 1955 hava fotoğrafları ile yenileme sınırlarının çakıştırılmasında sınırların büyük oranda birbirlerine uyumlu olduğunun, ortofoto ile yenileme sınırları çakıştırılmalarında yenileme sınırları ile zeminin uyumlu olduğunun ancak ilk tesis kadastrosundaki paftanın zemindeki sınırların gerçeğe uygun göstermediğinin, ilk tesis kadastrosu paftasının uygulama niteliğini kaybettiğinin anlaşıldığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin de sınırları yenileme sınırlarına uygun olarak gösterdiği dikkate alınarak, eski parsel ile yeni ada parsel arasındaki alan değişim farklılık sebebinin dava konusu taşınmazın kök parseli olan 705 nolu parseldeki tersimat hatasından kaynaklandığı, bu nedenle 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uygulama çalışmasının yönetmelik hükümlerine ve teknik yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, ayrıca parselin bugüne kadar aynı sınırlarda kullanıldığı, sınır değişikliği olmadığı anlaşıldığından asıl dava 2021/9 Esas bakımından davanın reddi ile dava konusu taşınmazların uygulama tespitindeki yüzölçümü ile tapu kütüğüne aktarılarak tesciline, davacı yüzölçümündeki azalmanın komşu parselden kaynaklandığı bahisle davasını açmış olduğundan davalı Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği, birleşen 2022/2 Esas- 2022/2 Karar sayılı dosya bakımından ise davanın reddi ile dava konusu taşınmazların uygulama tespitindeki yüzölçümü ile tapu kütüğüne aktarılarak tesciline karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı " gerekçesiyle, davacı ... Belediyesinin davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı asıl davanın reddine, Eskişehir ili Sarıcakaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve dava konusu olan (eski 1218) yeni 1238 ada 4 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitindeki gibi 237.357,98 m2 yüzölçümüyle ve Eskişehir ili Sarıcakaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve dava konusu olan (eski 1073) yeni 1238 ada 30 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitindeki gibi 17.364,19 m2 yüzölçümüyle tapu kütüğüne aktarılarak uygulama tespiti gibi tesciline, davalı Tapu ve Kadastro 17. Bölge Müdürlüğüne açılan davanın husumet yokluğundan reddine, birleşen 2022/2 Esas, 2022/2 Karar sayılı dosya bakımından, davacı ... Belediyesinin davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davanın reddine, Eskişehir ili Sarıcakaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve dava konusu olan (eski 1218) yeni 1238 ada 4 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitindeki gibi 237.357,98 m2 yüzölçümüyle ve Eskişehir ili Sarıcakaya ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve dava konusu olan (eski 1073) yeni 1238 ada 30 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitindeki gibi 17.364,19 m2 yüzölçümüyle tapu kütüğüne aktarılarak uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili ve dahili davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince; " Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede, mahallinde yapılan keşif, uygulama ve harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme sonucunda, 1950 ve 1955 yılı hava fotoğraflarındaki sınırlar ile yenileme sınırlarının büyük oranda birbirleri ile uyumlu olduğu, ortofoto üzerinde ilk tesis kadastrosu ve yenileme sınırı ile yapılan çakıştırmada güncelleme ile oluşan sınırların zemin ile uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosu sınırlarının zemini yansıtmadığı, eski 1218 sayılı parselin yeni yüzölçümündeki farkın zemin ile pafta uyumsuzluğu ve parseldeki tersimat hatasının güncelleme ile giderilmesinden kaynaklandığı, 705 sayılı kök parseldeki tersimat hatasından dolayı, bu parselden tesis kadastrosu sonrası yapılan tüm değişiklik işlemlerinde de hatalı tersimata göre işlemlerin yapıldığı, 20 - 21 nolu kadastro paftasının tersimatında da paftaların kenarlaşmasında da hata olmasından dolayı yüzölçümünün hatalı hesaplandığı, kök 705 sayılı parselin hükmen ifrazından oluşan 942 sayılı parselin ... Genel Müdürlüğü tarafından birçok kez kamulaştırma sebebi ile ifraz olduğu ve paftaların hatalı olmasından dolayı kamulaştırma planının paftasına doğru uygulanmadığı, kamulaştırma planı ile zemin pafta uyumunun olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 22/a maddesi uygulaması ile 1238 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının ve yüzölçümünün yenileme çalışmalarının mevzuata uygun olarak oluşturulduğu ve teknik açıdan hatasının bulunmadığı sonucuna varılmış olduğu, böylece uygulama kadastrosunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik" ve 25 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bu yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca Kadastro Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğundan reddedildiği dikkate alındığında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/3 maddesi gereğince davalı kurum lehine takdir edilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığı " gerekçesiyle, davacı vekilinin ve dahili davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, esas yönünden davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 05.12.2019 tarihli fen bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, rapor incelendiğinde, çekişmeli taşınmazın eski ve yeni yüzölçümleri arasındaki farkın (78.662,02 m2) nedenlerini açıklamak için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacıya ait (eski 1218 parsel) ve davalıya ait (eski 1071 parsel) taşınmazların (1958 yılında ifrazen tapusu oluşan) 942 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen gelmekte olduğu sabittir. Hükme esas alınan raporda, 942 parselin geldiği kök taşınmaz olan 705 parsel sayılı taşınmazda tesis kadastrosunda tersimat hatası ve kenarlaşma hatası yapıldığından ve bu hataların davacıya ve davalılara ait parsellere yansıdığından genel ifadelerle bahsedilmiş olup, raporda kök 705 parsel sayılı taşınmazda, hangi noktalarda tersimat hatası yapıldığı belirtilmediği gibi, bu yapılan tersimat ile kenarlaşma hatalarının ve devamındaki ifrazların dava konusu parsellere nasıl etki ettiği de açıklanmamıştır.
Bununla birlikte, 1987 yılında ifrazen oluşan dava konusu 1073 parselin ve 1992 yılında ifrazen oluşan davacı 1218 parselin ifraz krokileri ile uygulama kadastrosu paftalarını üstüste gösterir kroki ve çakıştırmalar yapılmamış ve rapora ekli krokilerde, dava konusu olmayan kök 705 parsel sayılı taşınmazın bütün olarak gösterimiyle yetinilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemecesince, mahallinde yöntemine uygun bir keşif yapılarak, harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yukarıda açıklanan eksik hususları açıklar şekilde yöntemine uygun harita ve rapor düzenlemeleri talep edilmeli; raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişilerden, düzenleyecekleri haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde dava konusu taşınmazların ifraz paftaları ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenilmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre dahili davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.