WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3374 E.  ,  2024/1839 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 119 ada 15 parsel sayılı 728.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi verilerek bahçe niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın bir bölümünün kendisinin kullanımında olduğunun beyanlar hanesine işlenmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 03.07.2012 tarihli önceki karar ile; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı "iş bu taşınmaz bahçe olarak kulllanıcısı tespit edilememiştir" ibaresinin kaldırılarak beyanlar hanesine "İş bu taşınmaz bahçe olarak 03.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 300.50 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davacının, (B) harfi ile gösterilen 427.99 metrekare yüzölçümündeki bölümünün dava dışı Ahmet Erdoğan'ın fiili kullanımındadır" ibaresinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.11.2013 tarihli ilamıyla; "dava konusu taşınmazın tutanak örneğinden askı ilan süresi içinde dava açılmadığından tutanağın kesinleştiği anlaşıldığı halde mahkemece taşınmaza ait tapu kaydı getirtilmeden bir başka anlatımla taraf denetimi yapılmadan esasa girilerek yargılama yapılıp sonuçlandırıldığı, hal böyle olunca; öncelikle çekişmeli 119 ada 15 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı getirtilerek, taraf sıfatı açısından mülkiyet değişikliği olup olmadığı denetlenmeksizin işin esası hakkında karar verilmesi, kabule göre de davada taraf olmayan Ahmet Erdoğan lehine zilyetlik şerhi verilmesinin de isabetsiz olduğu" belirtilerek hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının 10.05.2011 tarihli zilyetlik devir sözleşmesine dayandığı kadastro tespitinin 24.05.2010 da yapıldığı, kadastro tespitinden sonra yapılan devir işlemlerine dayanılarak idareden tarafların talepte bulunacağı, davacının mahkemede dava açamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 399,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.