8. Hukuk Dairesi 2023/3308 E. , 2024/811 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1205 E., 2023/310 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/25 E., 2021/21 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında Düzce ili Çilimli ilçesi ... Köyü 698 ada 286 parsel sayılı 9316,82 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, 749 ada 2 parsel sayılı 276,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı köy 751 ada 1 parsel sayılı 188,65 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz beyanlar hanelerine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve 1990 yılından beri Kamil oğlu Mustafa Yıldız'ın kullanımında olduğu belirtilerek tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu taşınmazların davacı ve davalının ortak murisi ... tarafından fındıklık olarak kullanıldığını, ...’ın 1997 yılına kadar kullandığını, onu ölümü ile mirasçıları durumunda ki davacı ve davalı tarafından kullanıldığını, taraflar arasında ortak muris ...’ın terekesi bakımından ihtilaf yaşandığını ve ... tarafından 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/27 Esas sayılı dosyasında müvekkili ... lehine davanın sonuçlandığını, taşınmazların beyanlar hanesinde iki davalı yararına olan zilyetlik şerhinin iptali ile dava konusu olan taşınmazların beyanlar hanesinin ayrı ayrı iş bu parsel 27.07.1997 yılına kadar Mustafa ve Zeliha'dan olma ... tarafından kullanılmış ve onun vefatından sonra ... mirasçıları olan ... ve ...’ın fındık bahçesi olarak kullanımındadır şeklinde düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtile kararı ile; keşif sırasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile tanık beyanlarına göre çekişmeli yerlerin ortak muris ...'dan kaldığının sabit olduğu, dolayısıyla paylaşım yapıldığını ispat yükünün davalıda olduğu, Tapu Müdürlüğü'nün gönderdiği 27.01.2021 havale tarihli cevap yazısından paylaşıldığı iddia edilen taşınmazlar üzerinde davacı ve davalı ile birlikte bir kısım dava dışı şahısların birlikte elbirliği ile malik oldukları görülmekle bu durumun paylaşıma dair bir delil niteliği taşımadığı, ayrıca keşif sırasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile tanık beyanlarında da miras taksimi yapıldığına dair bir ifadenin bulunmaması nedeniyle davacının davasının kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tespit bilirkişi ve tarafsız tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen davalı tanıkları ile sabit olduğu üzere çekişmeli taşınmazların evveliyatında tarafların ortak murisi ...'ın zilyetliğinde olduğu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, tüm mirasçıların bir araya gelmek suretiyle terekesini taksim etmedikleri, muris ...'ın sağlığında davalıya yapılan bir bağış işlemi olmadığı, taşınmazın muris ...'ın terekesinden çıkmadığı için terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, davalının taşınmazlardaki kullanımının tüm mirasçılar adına olduğu, davalı tarafça da açıkça taksim, satış, bağış vs. iddia ispat edilmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi "6831 sayılı Kanun'un 20.06.1973 tarihli kanunla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir" hükmünü taşımaktadır. "Kullanım kadastrosu" olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde tespit günü itibariyle fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir.
İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde, tarafların ortak mursilerinden intikal ettiği anlaşılan dava konusu taşınmazların mirasçılar arasında taksim anlaşması yapılmak suretiyle terekenin taksim edilmediği gerekçesiyle kullanımın tüm mirasçılar adına olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, kullanım kadastrosuna itiraz niteliğindeki davalarda uyuşmazlık mülkiyete yönelik olmadığından, kullanıcı tespitinin davalı adına yapılabilmesi için terekenin usulüne uygun olarak taksim edilmiş olması şartının aranmayacağı açıktır. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanan kişilerdir.
Hal böyle olunca taşınmazın, kadastro tespit tarihi olan 2019 yılı ve öncesinde mirasbırakan ...'ın sağlığında davalının taşınmazları kendi adına kullandığının mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmış olmasının karşısında, adına kullanıcı tespiti yapılan davalının 1990 yılından beri kullanımının bulunmadığı davacı tarafından ispatlanamadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!