WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3307 E.  ,  2023/5190 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/575 E., 2023/174 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bartın Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/575 E., 2023/174 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince. asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davanın davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve asıl davada kadastro müdürlüğüne yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dosyanın davacıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında, Bartın ili ...ilçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davacılar / birleşen dosyanın davalıları ... ve ... adlarına müştereken kayıtlı bulunan eski 272 parsel ... 10.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 111 ada 6 parsel numarasıyla 10.240,71 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 276 parsel ... 11.450,00 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 111 ada 7 parsel numarasıyla ve 14.098,60 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar / birleşen dosyanın davacıları... ile ... mirasçıları ..., ..., ... adlarına tapuda kayıtlı bulunan eski 273 parsel ... 16.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 111 ada 8 parsel numarasıyla 14.693,25 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar / birleşen dosya davacıları... ile ... mirasçıları ..., ..., ... ile dava dışı kişiler adına tapuda kayıtlı bulunan eski 270 parsel ... 6.150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 111 ada 3 parsel numarasıyla 5.854,33 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Asıl dosyanın davacıları ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri olan davacıların Bartın ili Merkez ilçesi Akçamescit Köyü eski 276 yeni 111 ada 7 parselin malikleri olduklarını, yapılan kadastro çalışmalarında davacıların evinin yan parsel olan eski 273 yeni 111 ada 8 parselin içerisinde bırakıldığını, taşınmazları birbirinden ayıran yaklaşık 60 yıllık çitlerin bulunduğunu, 50 - 60 yıllık ağaçların bulunduğunu, davacıların evini kendi taşınmazlarının içerisinde kaldığını düşünerek yaptıklarını, yenileme tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın yan parselden geçen kısmının davacılar adına tescilini talep etmiştir.

3. Birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; Bartın ili ... ilçesi ... Köyünde gerçekleştirilen kadastro çalışmaları esnasında 111 ada 276 parsel ... taşınmazın ... ve ... adına işlem gördüğünü, bu yerin eski tapu kayıtlarında 11.450 m2 iken 14.098 m2'ye çıkartıldığını, bu yerin bitişiğinde yer alan ve taraflara ait olan 111 ada 273 ... taşınmazın ise eski tapu kayıtlarında 16.205 m2 iken 14.673 m2'ye düştüğünü, kendisinin buradan yaklaşık 1557 m2 lik yerin 111 ada 276 parsel ... taşınmaza haksız olarak ilave edildiğini, aynı şekilde 111 ada 272 parsel ... taşınmazın eski kayıtta 10.150 m2 iken 10.240 m2'ye çıkartıldığını buradaki 90 m2 fazlalığın yine kendi yerlerinden alındığını, aynı şekilde yine 111 ada 270 parsel ... taşınmaza ait arsanın da yine noksan yazıldığını, kendilerinin bu kişilerle kök muristen ayrılmadığını, zamanında bu yerlerin bölünürken iki eşit hisseye ayrıldığını, en son yapılan kadastro çalışmalarında kendilerinin yaklaşık 4 dönüm yerinin noksan olduğunu, bu eksik olan 4 dönüm yerin ... ve ...'a ait olan 272 ve 276 ... parsellere kaydırıldığını ileri sürerek, 111 ada 273 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
1. Asıl dosyanın davalıları vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

2. Birleşen dosyanın davalıları vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tesis tarihi olan 1971 yılından 2 yıl önce çekilen 1969 tarihli hava fotoğraflarında sınırların belirli olduğu, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile hava fotoğrafına göre tesis kadastro sınırlarıyla uyumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, asıl dosya davacıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl dosyanın davacıları vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilleri olan davacılar tarafından yaptırılan ve uzun bir süredir kullanılan taşınmazın yenileme çalışmaları akabinde davalılar adına kayıt yaptırılan 111 ada 8 parsel ... taşınmaz içerisinde kaldığını ve bu nedenle yapılan çalışmanın hatalı olduğu gerekçesiyle kadastro çalışmasına itiraz edildiğini, ancak dosya kapsamında gerçekleştirilen incelemede talepleri doğrultusunda bir inceleme yapılmadığını, taşınmaz üzerinde yer alan binanın davacılar tarafından yaptırıldığını, bu hususların dosya kapsamında yer alan tanık ve davalı beyanları ile ispatlandığını, dava konusu taşınmazın davacılar tarafından tescil kadastrosu şeklinde yer aldığı üzere kullanıldığını ve bu şekilde yıllardır zilyetliğinde bulundurduklarını, İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede bu hususun gözardı edildiğini, tescil kadastrosundan 2 yıl önceki hava fotoğrafı esas alınarak karara varıldığını, tanık beyanlarının hem de davalıların beyanları değerlendirilmeksizin tescil kadastrosundan 2 yıl önceki fotoğraflar esas alınarak verilen karar açıkça eksik incelemeye dayalı olup hatalı bir karar olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davacıların, davasını açarken, uygulama kadastrosu sırasında, kendi parseli aleyhine olacak şekilde sınırlarında ve yüzölçümünde değişiklik yapılan taşınmazları açıkça bildirmesi, davasını ve iddiasını, taşınmazının komşu eski 273 parsel yeni 111 ada 8 parselden kaynaklandığı şeklinde somutlaştırması karşısında, yerleşik Yargıtay kararlarına ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 ... Kanun) hükümlerine göre, somut olayda kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilerek dava açılamayacağı, uygulama kadastrosuna itiraz davalarının, hakları çatışanlar arasında görülmesinin gerektiği, 6100 ... Kanun hükümlerine göre dahili dava ya da ıslah yolu ile de olsa dava dilekçesinde davalı gösterilen kişinin, 6100 ... Kanun'un hasımda yanılma koşullarının gerçekleşmesi hali dışında değiştirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu usule aykırı olarak, sonradan davaya dahil edildiği anlaşılan dahili davalılar yönünden davaya devam edilerek aleyhlerine hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, bu hususa riayet edilmeyerek kamu düzenine aykırı hareket edildiği açıklanarak, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dosya davacılarının Bartın Kadastro Müdürlüğüne yönelik davalarının pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine, asıl dosya davacıları tarafından dosyaya dahil edilen davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen dosyanın (2018/15 Esas) davacılarının davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, asıl dosyanın davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemesince, temyize konu asıl dava yönünden, yukarıda açıklanan gerekçeyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle Bartın Kadastro Müdürlüğüne yönelik davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine, asıl dosya davacıları tarafından dosyaya dahil edilen davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; , 3402 ... Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda husumet, taşınmazının yüzölçümünde ortaya çıkan eksikliğin; hesaplama yönteminden mi, yoksa komşu parsellerdeki artıştan mı kaynaklandığına göre değişmektedir. Eğer taşınmazının yüzölçümünde ortaya çıkan eksiklik bir başka komşu parseldeki artıştan kaynaklanıyor ise davada husumet, lehine sınır değişikliği yapılan parsel veya parsellerin maliklerine yöneltilir. Bu tür ihtilaflarda lehine sınır değişikliği yapılan kişiden maksat, davacı tarafın taşınmazındaki eksilmenin aksine, taşınmazının yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmaz malikleridir.
Yargıtay kararlarında da sıkça vurgulandığı üzere, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davalarında husumetin, yapılan tespit sonucunda, davacının taşınmazları aleyhine yüz ölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerekir.
Uygulama kadastrosu sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan veya yüz ölçümü artan taşınmaz veya taşınmazların tespit edilememesi halinde ise Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek dava açılabilir.
Ancak; bir taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın diğer taşınmazlardaki artışlardan veya sınır değişikliklerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilebilmek her zaman mümkün olmamaktadır. Bu durum da, 3402 ... Kanun' un 22/A maddesi uygulamasına itiraz davasında husumetin kime yöneltileceği veya komşu parsellerin hangisindeki artıştan kaynaklandığı belirlenmeden sadece Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği sorununu gündeme getirmektedir.
Böylesi bir durumda, husumetin doğrudan kadastro müdürlüğüne yöneltilip yöneltilemeyeceği konusu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2017 tarih ve E: 2017/470, K: 2017/544 ... kararı ile açıklığa kavuşturulmuştur. Karara göre, dava konusu taşınmazının yüz ölçümünde ortaya çıkan eksikliğin hesaplama yönteminden mi, yoksa komşu parsellerdeki artıştan mı kaynaklandığı belirlenmeden sadece Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi mümkündür. Çünkü böylesi bir durumda, davacıya ait taşınmazın uygulama kadastrosu sonucu oluşan yüz ölçümü ile tesis kadastrosundaki yüzölçümü farkının hesaplama yönteminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun davacı tarafından bilinmesi mümkün olmayıp, uygulama kadastro çalışmaları özü itibariyle önemli oranda mühendislik faaliyeti gerektirdiğinden bu durum ancak teknik inceleme sonucu anlaşılmaktadır. Husumetin sadece Kadastro Müdürlüğüne yöneltildiği böylesi bir 3402 ... Kanun' un 22/A uygulamasına itiraz davasında mahkemece, husumetin kime yöneltileceği hususunun aydınlığa kavuşturulabilmesi için öncelikle mahallinde keşif ve uygulama yapılarak davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde oluşan azalmanın hangi nedenden kaynaklandığı uzman fen bilirkişi raporuyla yöntemince saptanmalı ve bilirkişi incelemesi sonucunda, yüz ölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen komşu taşınmaz bulunduğu takdirde komşu parsel maliklerinin, tespit ve tescil harici taşınmazlar yönünden ise Hazine veya ilgili kamu tüzel kişilerinin 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 124. maddesi uyarınca davaya dahil edilmesi için davacı tarafa imkan tanınmalı, yüz ölçüm farkının hesaplama yönteminden kaynaklandığının anlaşılması halinde ise dava, Kadastro Müdürlüğüne karşı yürütülerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.

2. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilerek dava açılamayacağı ve komşu parsel maliklerinin sonradan davaya dahil edilmeleri suretiyle yargılamaya devam edilerek aleyhlerine hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl dosya davacılarının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl dava davacılarına iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.