WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3274 E.  ,  2024/3555 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2172 E., 2023/503 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/631 E., 2021/950 K.

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından ve duruşma istemli olarak da davacı asil tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.5.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davacı ... ile davalı Hazine vekili Avukat ... ’ın katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kocaeli ili Karamürsel ilçesi ... Köyü 102 ada 17 parsel sayılı taşınmaz, 27.478 m² yüzölçümü ile 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu 102 ada 17 parsel sayılı taşınmazın, evveliyatında 1951 yılında makiye tefrik edildiğini, daha sonra 5653 ve 4753 sayılı Kanunlar uyarınca dava dışı ... Koç adına tescil edildiğini, kendisinin bu taşınmazı 1987 yılında ... Koç’tan satın aldığını, yörede 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar uyarınca yeniden çalışmalar yapıldığını ve dava konusu taşınmazın tahdit içinde bırakıldığını, daha sonra 1993 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmasında ise taşınmazın 102 ada 17 parsel olarak Hazine adına tespit edildiğini, Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/183 Esas sayılı dosyası ile 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) uygulamasının ve buna dayanılarak yapılan 2896 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (2896 Sayılı Kanun) ve 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun)
çalışmalarının iptal edildiğini, bu durumda kadastro müdürlüğü tarafından yapılan tespit çalışmalarının da hükümsüz kaldığını açıklayarak, kadastro çalışmasının yok sayılarak iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "davaya konu taşınmazın bulunduğu yer ile ilgili olarak 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosunun geçerli olduğu ve dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Kanun gereği yapılan orman kadastrosu tespitinin kesinleştiği, Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 1993/89 Esas, 1994/15 Karar sayılı dava dosyası ile davacı ... tarafından davalı Hazine aleyhine açılan tesipite itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine, dava konusu olan Karadere köyü 102 ada 17 parselin tesbit gibi davalı ... adına tapuya tesciline" karar verildiği, verilen kararın 16.05.1996 tarihinde kesinleştiği, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde 2012 yılında orman kadastrosu yapıldığı, Yalova Kadastro Mahkemesinin 2013/246 Esas sayılı dosyası ile yapılan inceleme sonucunda da dava konusu yerin devlet ormanı ve eylemli orman olduğunun tespit edildiği, Orman İdaresinin şerhlerin kaldırılması talebinin asli müdahale talebi ile ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davacının davasının reddine, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin dava konusu taşınmaz üzerindeki şerhin kaldırılması yönündeki talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/183 Esas, 2008/371 Karar sayılı kararı ile "davacının daha önceden kendi adına kayıtlı iken kadastro çalışmaları sonunda Hazine adına orman vasfı ile tespitine karar verilen taşınmazının bulunduğu köyde, 1978 yılında 1744 sayılı yasa uyarınca yapılan uygulamaların ikinci kadastro sayılarak iptal edilmesi nedeniyle, bu çalışmalardaki orman belirlemelerini esas alarak çalışmaları tamamlanan genel arazi kadastrosunun da iptalinin mümkün olmadığı, davacının talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının 102 ada 17 parselin aynına ilişkin bir davasının bulunmaması nedeniyle asli müdahil Orman İdaresinin bu taşınmaz üzerindeki banka ipoteğinin kaldırılması istemiyle açmış olduğu davasının da bu aşamada dinlenebilirliğinin olmadığı, davacının ve asli müdahilin davalarının reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... asli müdahil Orman İdaresinin istinaf talebinin esastan reddine" karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı ile asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ile asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17,100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan Hazineye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.