WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3250 E.  ,  2024/1668 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

... ili ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7143 ... Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 ... Kanun) Geçici 1 inci maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 8225 ada 11 parsel ... 1171,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 7143 ... Kanun'un Geçici 1 inci maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un kullanımında bulunduğu " şerhi yazılarak arsa vasfıyla; aynı ada 12 parsel ... 196,11 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 7143 ... Kanun'un Geçici 1 inci maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve bu taşınmaz üzerindeki üç katlı ev ve arsasının davacı ...'ın kullanımında olduğu " şerhi yazılarak arsa vasfıyla Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili ... Mahallesi 8225 ada 11 parsel ... taşınmazın 31,45 metrekarelik bölümünü 2004 tarihinde komşu ve kendisi adına kullanıcı şerhi verilen aynı ada 12 parsel ... taşınmaz ile bir bütün olarak satın aldığını, emlak vergilerini ödediğini ve bu bölümün davacının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın 31,45 metrekarelik bölümünde müvekkili olan davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " ... çekişmeye konu taşınmazlar başında keşif yapıldığı, davalı 11 parsel ile davacı kullanımında olan 12 nolu parsellerin üstünde yapı olduğu, parsellerin birbirine olan sınırında asfalt dökülmüş yol olarak kullanılan alan olduğunun gözlemlendiği, mahalde dinlenen tespit bilirkişisinin taşınmazların sınırlarını bilmediği, hazırlanan bilirkişi raporuna göre de davacıya ait 2004 yılı Belediye çap sınırları ve 2006 yılı çap sınırları farklı olup, zemindeki asfalt yol olan 11 nolu parselin farklı kısımlarını kapsadığı, davalılara ait 2016 yılı Belediye çap kaydının sınırlarının tespitteki sınırlara yakın olduğunun anlaşıldığı, 1999 yılı 2002 yılı halihazır durumunda ve 2006-2013 yılı hava fotograflarında dava konusu parseller arasında fiili sınır olmadığının tespit edildiği, hal böyle olunca davacının çekişme konusu 11 nolu parselde fiili kullanımı bulunmadığı, 11 nolu parselin çekişmeye konu kısmının asfalt yol olarak kullanılan alan olduğu, davacı davasını Belediye çap kayıtlarına dayandırmış ise de çap kayıtlarının taraf iradeleri ile oluşturulmuş olabileceği, vergi çap kaydının fiili kullanımla birleşmeden anlam ifade etmeyeceği ... " gerekçesiyle, davacının davasının reddine, çekişmeli 8225 ada 11 ve 12 parsel ... taşınmazların tespit gibi 7143 ... Yasanın geçici 1 inci maddesi gereğince tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, " .... Mahkemece yapılan değerlendirmenin dosya içerisinde yer alan belgelere aykırı olduğu, davacının kullanımında bulunan 12 nolu parseli, 11 nolu parselin maliki olan ...'ten 02/12/2004 tarihli senet ile 230,00m² olarak satın aldığı, taşınmazı satın aldıktan sonra belediyeye vermiş olduğu arazi tespit formunda taşınmazın 227,45m² olarak hesaplanıp krokisinin koordinatlı olarak mühendis tarafından çizildiği, yine aynı taşınmaza ilişkin olarak taşınmazı satana ... imzalı arazi tespit formu düzenlendiği ve söz konusu formunda davacının imzaladığı formla birebir aynı olduğu yani, taşınmazın davalıya satan ve yapılan keşifte beyanı alınan ...'in kendi imzaladığı arazi tespit formunda taşınmazın cephe ölçülerinin ve koordinatlı olarak köşe noktalarının da belirlendiği, davacının bayii ve aynı zamanda davalı olan ...'in keşifte alınan beyanında da, söz konusu taşınmazı kendisinin sattığını, satış sırasında ölçüm yaptıklarını ve belediye krokilerinin ona göre belirlendiğini, belediyenin tespitinin doğru olduğunu beyan etmiş olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre (A) harfi ile gösterilen 31,45m²'lik kısmın davacıya ait arazi tespit formu içerisinde kaldığının sabit olduğu, mahkemece her ne kadar dava konusu 11 parsele ilişkin 2016 yılında düzenlenen arazi tespit formunun taşınmazın tamamını kapsadığı belirtilmiş ise de, 11 nolu parselin tamamının daha evvel davalı ...'e ait olduğu ve Bayram ... tarafından taşınmazın üzerine bina yapılarak farklı kişilere farklı zamanlarda satıldığı ve her satış işleminden sonra alıcı tarafından belediyeye bildirimde bulunulduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi 11 parsele ait ilk arazi ve bina tespit formunun dava konusu 11 parseli kapsadığı, krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın ise bu kroki dışında bulunduğu, yani (A) harfi ile gösterilen kısmın 11 parselin dışında gösterildiği, bizzat taşınmazı satan ...'in hem belediyeye verdiği arazi tespit formunda hem de keşifte alınan beyanlarında (A) harfi ile gösterilen kısmın belediye kayıtları esas alınarak davacının kullanımında bulunan 12 parsele ait olduğu, bu kısmın 12 parselde bulunan binanın arkasında bulunan alana geçiş olarak kullanıldığı, mevcut haliyle bir aracın geçmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken 11 nolu parsele 2016 yılında düzenlenen ve 2006 yılında düzenlenen arazi tespit foruma aykırı olan kroki esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu.." gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine, bu cümleden olarak ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 6100 ... HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacının davasının kabulüne, dava konusu 8225 ada 11 ve 12 parsel ... taşınmazların kadastro tespitinin iptaline, 14/03/2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 31,45m²'lik kısmın 8225 ada 11 parselden ifraz edilerek 12 parsele eklenmesine, dava konusu 8225 ada 11 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 1140,07m² olarak Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinin aynen korunmasına, dava konusu 8225 ada 12 parsel ... taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile 227,56m² olarak Sultanbeyli Belediye Başkanlığı adına tespit ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesinin aynen korunmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03. 2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.