WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3218 E.  ,  2024/4031 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/486 E., 2020/900 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/7 E., 2018/348 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar vekilleri; Burdur ili Bucak ilçesi ... Köyü 118 ada 10 ve 18 parsel ile 117 ada 4 parsel sayılı taşınmazların 2005 yılında kadastro çalışmalarında davalılar adına tescil edildiği; kök murisi ...'nın süresi içinde itiraz edemediği; vefatıyla mirasçısı ... onun da ölümüyle mirasçıları davacılara kaldığı; dava konusu parsellerde hissesi olan ..., ... , ..., ..., ..., ... ve ...'ın kendi hisselerini 2001 yılında davacıların dedesi muris ...'ya satış sözleşmesiyle sattıkları ve bedelini aldıkları; Bucak Kadastro Mahkemesi 2005/8-9-10 Esas sayılı dosyalarında davalıların hisselerinin muris ...'ya satıldığına yönelik beyanlar olduğu; ...'nın 16.08.2001 tarihinde belediyeye emlak vergisi beyanında bulunduğu iddialarıyla, dava konusu taşınmazların orman sınır (OS) noktaları arasındaki miktarın tespitini, davalılar adına kayıtlı olan hisselerin iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların evvelde tapuda kayıtlı olmadığı bu nedenle haricen satışın mümkün olduğu, söz konusu taşınmazların muris ...’ya aitken ölümü ile hissedar ..., ... , ..., ..., ... ve ... (...)'a kaldığı, mirasçıların 15.07.2001 tarihli satış sözleşmesiyle, davacılar murisi ...'ya 300.000.000 TL’ye satış yaptığı, ... Muhtarı tarafından da sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin geçerliliği ve imzalara yönelik itiraz olmadığı, dava konusu taşınmazlarda hissesi olan davalı ...'nın açtığı kadastro tespitine itiraz davası olan Bucak Kadastro Mahkemesi'nin 2005/8 Esas sayılı dosyasında davalılardan ...'ın hissesini ve bir takım mirasçılarında hisselerini ...’ya sattığını ve 118 ada 10 ile 18 parsel sayılı taşınmazda miras ... kalmadığı yönünde beyanda bulunduğu, yine davalı ... ...'ın mirasçıların bazılarının birbirlerine miras hisselerini sattıklarını beyan ettiği, Bucak Kadastro Mahkemesi'nin 2005/9 Esas sayılı dosyasında muris ...’nın (ölü) kızı muris ...'un dava konusu yerde babası ...'nın da hissesi olduğunu beyan ederek buna ilişkin satış sözleşmesini dosyaya sunduğu, Bucak Kadastro Mahkemesi'nin 2005/10 Esas sayılı dosyasında davacı ...'nın dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların tapusuz olduğu için bir kısım mirasçıların hisselerini ...'ya sattığını belirttiği, tüm bu nedenlerle davalıların murislerinin ve davalıların davaya konu 15.07.2001 tarihli sözleşmeyle dava konusu parsellerdeki hisselerini muris ...'ya sattıklarının anlaşıldığına, yine mevcut dosyada da dahili davalı ... ile davalı ...'nün davayı kabul ettiği, sonuç olarak dava konusu taşınmazların davacılar murisi ...'ya ait olduğu ve ondan tek mirasçısı kızı ... ve onun da ölümüyle davacılara kalmış olduğunun anlaşıldığı, 5 numaralı parsel açısından davacıların talebinin olmadığı, davalı ... talebinin olduğu fakat bu parsel hakkında usulüne uygun dava açılmadığından 5 numaralı parsel açısından değerlendirilme yapılmadığı, 117 ada 4 parsele orman sınır noktalarının orman kadastrosunda hesaplanan koordinatlı değerlerine göre 2006 yılında kadastro müdürlüğünce ilan edilerek sayısal ... gelen kesinleşen ve tescil edilen Isparta N25-a-09-a pafta nolu orman haritasında belirtilen şekil ve miktarlarının geçerli olduğunun tespitine karar verildi, ayrıca dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına ayrı ayrı tesciline, ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazların zilyetliğinin, tarafların kök murisi 1317 doğumlu ...'dan gelmekte olduğu, mirasçılardan ... ve ... tarafından dava konusu taşınmazları da içeren taşınmazlar hakkında ve bir kısım mirasçılara karşı Kadastro Mahkemesinde 2005/8-9-10 Esas sayılı dosyalarda dava konusu taşınmazların kök muris ...'ya ait olduğu ve onun mirasçıları adına payları oranında tescilinin yapılması gerektiğini iddiasıyla açılmış kadastro tespitine itiraz davası oldukları ve yapılan yargılamalar sonucunda dava konusu edilen taşınmazların kök muristen kaldığı yönünde kabul kararları verilerek kesinleştikleri; anılan davalarda davacıların murisi ... tarafından, eldeki davadaki mirasçılarınca iddia olunun pay satışlarına dayanılarak açılmış bir dava olmadığı, yargılama sonucu verilen kararlarda davacılar murisi ... hakkında da miras payı oranında tescil kararı verildiği, söz konusu davalarda bu hukuki sebebe dayanılmamış olunması ve bu nedenle de satışların varlığının ve geçerli olup olmadığının değerlendirilmemiş olunması karşısında, anılan Kadastro Mahkemesi kararlarının eldeki dava yönünden kesin hüküm niteliği olmadığı, davacıların murisi ... tarafından kök muristen kalan dava konusu taşınmazlarda bulunan davalılara ait hisselerin satın alındığının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunda karar verilmiştir. Öte yendan, her ne kadar dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların O.S. noktaları arasındaki miktarın da tespiti istenilmiş ve İlk Derece Mahkemesince bu hususta da karar verilmiş ise de kesinleşmiş orman tahdit çalışmalarında düzeltme ve değişiklik yapılabilmesi için Orman Yönetimine ve Hazineye yöneltilerek açılmış bir dava bulunması gerekmekte olduğu, bu kurumlara yöneltilmiş bir dava bulunmaması ve davalıların da bu istem yönünden pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, dolayısıyla bu istem yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olunmasının isabetsiz olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmünü bu nedenle kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle dava konusu taşınmazların O.S. noktaları arasındaki miktarın tespitine ilişkin istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili, harici senedin geçerli olmadığı, davacılar murisi ...'nın dava konusu taşınmazlarda zilyetliği olmadığı, Bucak Kadastro Mahkemesi kararlarının kesin hüküm oluşturduğu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunanBölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.