WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/3163 E.  ,  2023/5191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2007/1343 E. 2008/249 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi'nin 22.03.2016 tarihli ek kararı ile, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ek kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 29 parsel ... 4.172,92 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, ... ve ... adına; 116 ada 28 parsel ... 10.043,48 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla, ..., ... , ..., ..., ..., ... , ... , ... adına; 116 ada 13 parsel ... 2.566,26 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, ... adına; 116 ada 14 parsel ... 2.808,38 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, ... adına; 116 ada 15 parsel ... 4.640,88 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, ... adına; 116 ada 16 parsel ... 605,49 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, ... adına; 116 ada 17 parsel ... 3.236,04 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, ... adına; 116 ada 18 parsel ... 5.148,11 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, ... adına; 118 ada 15 parsel ... 225,07 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 14 parsel ... 984,02 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 13 parsel ... 304,61 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 12 parsel ... 464,84 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 11 parsel ... 387,45 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz , 118 ada 1 parsel ... 513,80 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 2 parsel ... 529,64 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 3 parsel ... 410,32 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 4 parsel ... 2.222,25 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 5 parsel ... 1.781,09 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 118 ada 6 parsel ... 40,52 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz ve 118 ada 7 parsel ... 1.780,47 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz İdris Ethem ve Abdi Bozdoğan adına; 117 ada 89 parsel ... 3.755,96 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz ve 117 ada 88 parsel ... 1.3031,70 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz Bülent, İrfan, Cumhur, ..., Elmas Akçalı Bozdoğan adına, 20.11.2006 tarihinde tespit edilmiştir.

2. Davacı ... asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 116 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazları babasının uzun yıllardır kullandığını, ancak taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile miras hissesi oranında adına tescilini istemiştir.

3. Davacı ... birleşen 2007/1348 Esas ... dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 118 ada 1,2,3,4,5,6,7,11,12,13,14 ve 15 parsel ... taşınmazları babasının uzun yıllardır kullandığını, ancak taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile miras hissesi oranında adına tescilini istemiştir.

4. Davacı ... birleşen 2007/1342 Esas ... dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 116 ada 13,14,15,16,17 ve 18 parsel ... taşınmazları babasının uzun yıllardır kullandığını, ancak taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile miras hissesi oranında adına tescilini istemiştir.

5. Davacı ... birleşen 2007/1347 Esas ... dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 117 ada 88 ve 89 parsel ... taşınmazları babasının uzun yıllardır kullandığını, ancak taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile miras hissesi oranında adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ...'a usulüne uygun duruşma günü bildirir davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen, davayı açtığı tarihten bu yana duruşmalara gelmediği, davasını takip etmediği ve mahkemeye davasına yönelik olarak hiçbir delil ve tanık bildiriminde bulunmadığı gibi ölü olan tespit maliklerinin adreslerinin araştırılması ve kendilerine tebligat yapılabilmesi için gerekli masrafları da karşılamadığı gerekçesiyle, davasını takip etmeyen, delil bildirmeyen ve gerekli giderleri yatırmayan ve böylece davasını ispata yönelik herhangi bir girişimde bulunmayan davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazlar başka dosyalarda dava konusu olduklarından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... temyiz dilekçesinde; kadastro mahkemesinde tarafların yokluğunda da yargılama yapılabileceğini, kadastro mahkemesinin tespit hükmü oluşturmak zorunda olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ek kararı ile, kararın süresi içerisinde temyiz edilmediği ve bu nedenle kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davacı ...'ın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ve ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

3. Davacı ... ek karar temyiz dilekçesinde; 26.02.2008 tarihli gerekçeli kararın kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek, ek kararın kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

3. Değerlendirme
1. 7201 ... Tebligat Kanunu'nun (7201 ... Kanun); "Bilinen Adreste Tebligat" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin; "Bilinen adreste tebligat" kenar başlıklı 16 ncı maddesinde, (1) Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir." hükümlerine yer verilmiştir.

7201 ... Kanun, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 ... Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanunu'nun 10/1 inci maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 nci maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesine göre tebligat çıkarılacaktır.

7201 ... Kanun'un 10/2 ve 21/2 nci maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine 21/2 nci maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak Arama Hürriyeti" kenar başlıklı 36 ncı maddesine ve Tebligat Kanunu'nun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.

Somut olayda; Andırın Kadastro Mahkemesinin 26.02.2008 tarihli gerekçeli kararının tebliğine ilişkin tebligat evrakına Sevenler Derneği Başkanlığı - Kadirli adresinin yazıldığı ve bu tebligatın adresin eksik olduğu gerekçesiyle bila iade edildiği, daha sonra 7201 ... Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davacıya yukarıda bahsedilen usullere uyulmaksızın yapılan tebligat geçersiz olduğundan, Andırın Kadastro Mahkemesinin temyiz dilekçesinin reddine dair 22.03.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'a usulüne uygun duruşma günü bildirir davetiyenin tebliğ edilmesine rağmen, davayı açtığı tarihten bu yana duruşmalara gelmediği, davasını takip etmediği ve İlk Derece Mahkemesinde görülen davasına yönelik olarak hiçbir delil ve tanık bildiriminde bulunmadığı gibi ölü olan tespit maliklerinin adreslerinin araştırılması ve kendilerine tebligat yapılabilmesi için gerekli masrafları da karşılamadığı gerekçesiyle, davasını takip etmeyen, delil bildirmeyen ve gerekli giderleri yatırmayan ve böylece davasını ispata yönelik herhangi bir girişimde bulunmayan davacının davasının reddine karar verilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde delillerini bildirdiği anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, davacının dava dilekçesinde delillerini bildirdiği ve 3402 ... Kanun' un 29 uncu maddesinin Kadastro Mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılacağı, taraflardan hiç biri gelmezse dahi yargılamaya devam edileceği yönündeki hükmü gözetilerek, tarafların tüm dellilerinin toplanması ve dava konusu taşınmazların derdest başka dosyalarda da dava konusu olduğu anlaşıldığından, aynı taşınmazlar hakkındaki dava dosyalarının birleştirilme hususu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 26.02.2008 tarihli kararın 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz isteyen davacı ...'a iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.