8. Hukuk Dairesi 2023/30 E. , 2024/4335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/29 E., 2022/71 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçıları ile davalılardan ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Antalya ili Gazipaşa ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 529 ve 530 parsel sayılı taşınmazlar (... oğlu) ... adına, 101 ada 534 parsel sayılı taşınmaz (... oğlu) ... adına, 101 ada 532 ve 533 parsel sayılı taşınmazlar ise (... oğlu) ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Antalya ili Gazipaşa ilçesi ... Mahallesi 101 ada 529, 530, 534, 532 ve 533 parsel sayılı taşınmazların evveliyatlarının bir bütün halinde babası ...' na kayıtlı olduğunu, babasının 1934 tarihli vasiyetnamesinde taşınmazların yarısını kendisine, diğer yarısını da kardeşi ... na verildiğini ileri sürerek, kadastro kadastro tespitlerinin iptali ile vasiyetnamede belirtildiği şekilde adına tescilini talep etmiş ve davacının yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2016/10502 Esas, 2019/7018 Karar sayılı ilamıyla; "... Davacı ...' nun çekişmeli taşınmazların müşterek murisleri ...’na ait iken kendisine 1934 tarihli el yazılı vasiyetname ile bırakıldığını ileri sürerek dava açtığı, davacının dayandığı vasiyetnamenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Kanun'un 'El Yazılı Vasiyetname' başlıklı 485. Maddesinde 'Vasiyetçinin, bizzat tanzim ettiği vasiyetname; baştan aşağı kadar tanzim edildiği mahal, sene, ay ve gün dahi dahil olduğu halde bizzat kendi el yazısiyle yazılmış ve imza edilmiş olmak lazımdır. Bu suretle tanzim edilmiş olan vasiyetname açık veya kapalı olarak hıfzedilmek üzere sulh hakimine veya katibi adil veya memura tevdi olunur.' hükmünü içermekte olup, buna göre el yazılı vasiyetnamenin geçerliliği için vasiyetnamede tanzim yerinin belirtilmesi zorunlu olduğu, sözü edilen maddede geçerlilik şartı olarak gösterilen tanzim yeri bulunma zorunluluğunun, 27.2.1952 gün ve 1951/7 Esas ve 1952/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da, 'El yazısıyla tanzim edilen vasiyetnamelerde tanzim mahallinin zikredilmesi vasiyetnamenin muteberlik şartıdır.' denilmek suretiyle aynen benimsendiği, dolayısıyla davacının dayandığı vasiyetnamede tanzim yeri bulunmadığına göre vasiyetname geçersiz olduğu hususunun mahkemece de doğru olarak belirlendiği; ne var ki, çekişmeli taşınmazların kök muristen kaldığının dosya kapsamı ile belirlenmesine ve davalı tarafça da açıkça taksim, satış, bağış vesairenin de iddia ve ispat edilememiş olmasına göre taşınmazlarda davacının miras payının bulunduğu kuşkusuz olup mahkemece,; davacının miras payı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 101 ada 529-530-532-533 ve 534 parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile 101 ada 529 ve 530 parsellerin hükümde gösterilen paylarla davacı ... mirasçıları ile davalı tespit maliki ... mirasçıları adına, 101 ada 532 ve 533 parsellerin hükümde gösterilen paylarla Davacı ... mirasçıları ile davalı tespit maliki ... adına, 101 ada 534 parselin hükümde gösterilen paylarla davacı ... mirasçıları ile davalı tespit maliki ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ile davalılardan ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafça bozma sonrasında ancak yargılama sırasında dosyaya sunulan 25 Ağustos 2021 tarihli ve 34787 yevmiye numaralı vasiyetname örneğinin tercümesi yönünden bozma ilamına uyulmasıyla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olduğu ve bu nedenle bozma ilamına uygun şekilde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamında ve önceki tarihli hükümde, vasiyetnamenin geçersiz kabul edilme sebebinin, vasiyetnamede tanzim yerinin bulunmaması ve bu nedenle vasiyetnamenin geçerlilik şartlarını taşımaması olduğu açıkça belirtilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edildiği gibi, davacı tarafça dosyaya sunulan 03.03.1993 tarihli ve 13632 yevmiye numaralı noter onaylı vasiyetname tercümesinde, bozma ilamında da işaret edildiği üzere " düzenleme / tanzim yeri " bulunmamaktadır. Ancak; bozma sonrası yine davacı tarafça dosyaya sunulan aynı vasiyetnamenin, Alanya 1. Noterliği yeminli tercümanı ... Kılıç tarafından tercüme edildiği belirtilen 25 Ağustos 2021 tarihli ve 34787 yevmiye numaralı " fotokopi " den tercüme edilen örneğinde ise, önceki hükümde ve Yargıtay ilamında işaret edilen (Antalya 1. Noterliğince onaylanan 03.03.1993 tarihli ve 13612 yevmiye numaralı) vasiyetname tercümesinden farklı olarak açıkça " düzenleme yeri " bulunduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle aynı kuvvet ve mahiyette olan belgeler arasında çelişki ortaya çıktığından, hangi vasiyetname tercümesinin doğru olduğu ve vasiyetnamenin geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda tereddüt hasıl olmuş olup, uyuşmazlığın çözümü için, bu çelişkinin giderilmesinin zaruri olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafça dayanılan ve 03.03.2006 tarihli celse tutanağına göre davacı tarafça dosya arasına sunulduğu ve aynı celsenin 2 nolu ara kararı ile mahkeme kasasına konulmasına karar verildiği anlaşılan ve mahkeme kasasında bulunduğu değerlendirilen 27 Teşrinievvel 1934 tarihli vasiyetnamenin, arap harfleri ile yazılmış aslı üzerinde inceleme yaptırılması için vasiyetname aslının ve davacı tarafça sunulan noter tasdikli tercümelerinin, alanında uzman üç kişilik tercüman bilirkişiye tevdi edilerek, vasiyetnamede açıkça tanzim yerinin bulunup bulunmadığının saptanması, alınacak bu raporda 03.03.1993 tarihli ve 13632 yevmiye numaralı ve sonradan sunulan 25 Ağustos 2021 tarihli ve 34787 yevmiye numaralı "fotokopi" den tercüme edilen vasiyetname örnekleri arasındaki " tanzim yeri " bulunup bulunmadığı yönünden oluşan farkın, hangi nedenden kaynaklandığının saptanmasının istenmesi ve bu suretle, 1934 tarihinde Arap harfleri ile yazılan vasiyetnamede tanzim yerinin "açıkça" gösterilip gösterilmediğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, bundan sonra iddia ve savunmalar birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!