WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/2991 E.  ,  2024/3047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/250 E., 2022/229 K.
KARAR : Elatmanın önlenmesi ve kal davası konusuz kaldığından karar
verilmesine yer olmadığına, tersimat hatasının düzeltilmesi
davasının kabulüne
vekili

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve kal ile tersimat hatasının düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahemesince verilen elatmanın önlenmesi ve kal davası yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, tersimat hatasının düzeltilmesi istemli davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... mirasçıları ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının İstanbul ili Sarıyer ilçesi Rumeli Feneri Köyü 1 pafta 29 parsel sayılı taşınmazın 2/3 hissedar olarak maliki olduğunu, taşınmazın aplikasyonun yapılması için Sarıyer Kadastro Müdürlüğü'ne müracaat ettiğini, kadastro müdürlüğü'nün yazı cevabında davacının 29 parsel sayılı taşınmazın tersimat hatasından kaynaklanan ve paftasında hatalı tersim edilen komşu parseller ile müşterek sınırı oluşturan davalıların maliki olduğu 22, 27 ve 534 parsellerin mahkeme kararına istinaden hükmen tescil edildiğinin ve davacının parselindeki tersimat hatasının ancak mahkeme kararı ile düzeltilebileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/3 D.İş sayılı dosyasından yaptırdıkları 12/05/2014 tarihli bilirkişi delil tespiti raporunda davacıya ait taşınmaza, 22 ve 27 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından tecavüz edildiğinin tespit edildiğini, raporda 22 parsel maliki tarafından davacıya ait 29 parselin içindeki 816m² ' lik alanın beton direkli tel çit çekmek ve ağaç dikmek suretiyle kullanıldığının, yine 27 parselin maliki tarafından davacıya ait parsel içerisinde yer alan 349 m²' lik alanın fiilen yol haline getirilerek kullandığının, aynı zamanda 27 parselin malikinin davacıya ait 73m²' lik bir alanı bahçe olarak kullandığının belirtildiğini ileri sürerek, davacının maliki bulunduğu İstanbul ile Sarıyer ilçesi Rumeli Feneri Köyü 1 pafta 29 parsel sayılı taşınmazın komşu 22, 27 ve 534 sayılı parseller ile müşterek sınırlarının doğru olarak düzenlenerek davacının parselindeki tersimat hatasının düzeltilmesini, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/3 D.İş dosyasında yaptırılan tespit raporu uyarınca davacının taşınmazına 22 ve 27 parsel maliklerince yapılan tecavüzlerin önlenmesine ve ecrimisil talep hakları mahfuz kalmak kaydıyla sınır tecavüzüne konu beton çit ve bahçe duvarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " davacının el atmanın önlenmesi, kâl taleplerinin yanı sıra tersimat hatasının düzeltilmesi talebi olduğu halde, mahkemece tersimat hatasının düzeltilmesi talebine ilişkin olumlu yada olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin isabetsizliğine " değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " çekişmeli taşınmazlarda tersimat hatasının bulunduğu ve 04.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde tersimat hatasının giderilebileceği, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin ise konusuz kaldığı " gerekçesiyle, el atmanın önlenmesi ve yıkım davaları yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı esnada Hazine'ye yönelik davanın haksız, diğer davalara yönelik davanın haklı olduğunun tespitine, tersimat hatasının düzeltilmesi davasının kabulü ile 04.10.2021 tarihli krokide (A) ile işaretlenen 783,44 metrekarelik alan ile (B) ile işaretlenen 515.07 metrekarelik alanın 22 parsele ilavesine ve bu haliyle 22 parselin 9.858,03 metrekare olarak, aynı krokide (D) ile işaretlenen 57 metrekarelik alanın 27 parselden çıkarılmasına ve bu haliyle 27 parselin 7.129,75 metrekare olarak, aynı krokide (A) ile işaretlenen 783,44 metrekarelik alanın 29 parselden çıkarılmasına, (C) ile işaretlenen 194,35 metrekarelik alanın ve D ile işaretlenen 57 metrekarelik alanın 29 parsele ilavesine ve bu haliyle 29 parselin 8.601,89 metrekare olarak, aynı krokide B ile işaretlenen 515,07 metrekarelik alan ile (C) ile işaretlenen 194,35 metrekarelik alanın 534 parselden çıkarılmasına ve bu haliyle 534 parselin 4.722,02 metrekare olarak tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; tapuda davacı ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan 29 parsel sayılı taşınmaza komşu 534 parsel sayılı taşınmazın, yine komşu 27 parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifraz edilerek Hazine adına tescil edildiği ve tersimat hatasının düzeltilmesi talebinin de Kadastro Müdürlüğünce, " komşu 22 , 27 ve 534 parsel sayılı taşınmazlar hükmen kesinleşip tescil edildiğinden, 29 parsel sayılı taşınmazdaki tersimat hatasının yine mahkeme kararı ile düzeltilmesi gerektiği " gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince, taşınmazların hükmen tescillerine ilişkin söz konusu mahkeme kararları ve ifraz krokileri getirtilip uygulanmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, komşu parsellere ait mahkeme kararları, hükmen ifraz krokileri, gerekirse dosya asılları ile denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulaması sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve 3402 sayılı Kanun' un 41 inci madde uygulamasına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.
Yapılacak keşif sırasında, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, renkli fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından haritasında işaretlenmeli; keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, mevcut ise sınırlardaki ağaçların yaşları gibi hususlarda rapor düzenlemeleri istenilmeli; fen bilirkişisinden ise, denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulamasını denetlemesi istenmeli ve bu kapsamda, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulaması sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulamasında hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulaması sonucu oluşan paftasını çakıştırması ve fen bilirkişi haritasında, 3402 sayılı Kanun' un 41 inci maddesi uygulamasında yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiğinin de gösterilmesi istenilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ... mirasçılarına iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.