WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/2702 E.  ,  2024/3985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/650 E., 2022/1058 K.
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil olmaz ise alacak
KARAR : İstinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil (bedelsiz iade), olmaz ise alacak istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili, müdahil ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekili, davalılar ... Boğa ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili Avukat ... tarafından ve duruşma istemli olarak, bir kısım davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... ve davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.5.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde bir kısım davacılar vekili Avukat ..., davalı Hazine vekili Avukat ... , davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... ve vekili Avukat ...’in katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.06.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle, vekil edenlerinin kök murisi ... adına kayıtlı bulunan K.Sani 1941 tarihli ve 4 nolu 91.930 m2 miktarlı ve Şubat 1941 tarihli ve 20 nolu 45.950 m2 miktarlı tapuların, yörede yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını ve eldeki davaya konu 35.500 m2 lik kısmının ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, dava konusu edilen taşınmazların Hazine adına kayıtlı bulunan 137 ada 3,4,5 ve 138 ada 8,10,11 ve 149 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kapsamında kaldığını açıklayarak, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tesciline bu talep kabul edilmez ise bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; "davanın kabulüyle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve payları oranında davacılar adına tesciline, kalan payların Hazine üzerinde bırakılmasına" karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili, müdahil ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... vekili, davalılar ... Boğa ve arkadaşları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; “Davanın, öncesinde orman olması nedeniyle mahkeme kararı ile tapusu iptal edilen taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un madde 7/a maddesi uyarınca bedelsiz devir başvurusunun reddedilmesi hukuki nedenine dayalı açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, davacılar Bozburun mevkii, Şubat 1941 tarihli 20 nolu 45.950 m² miktarındaki, yine Bozburun mevkiinde kain 1941 K. Sani 4 nolu 91.930 m² miktarındaki ve 25.05.1978 tarihli 23 ve 24 no daki tapu kayıtlarında yer alan taşınmazların çekişmeli Sinop İli, Abalı Köyü, 137 ada 3, 4, 5 parseller, 138 ada 8, 10, 11 ve 149 ada 2 parsellerin sınırları içerisinde kaldığını öne sürerek 6292 sayılı Kanun'un 7/a maddesi uyarınca bedelsiz devir başvurusunun reddedilmesi hukuki nedenine dayalı olarak tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuş iseler de, dayanak tapu kaydının kadastro sırasında revizyon görmediği gibi, dayanak tapu kayıtlarının 26.04.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamındaki tapulardan da olmadığı” gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2021 tarihli ve 2019/360 Esas, 2021/243 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, asıl dosya davacısı ... ve arkadaşları ile birleşen 2019/490 Esas sayılı dosya davacısı ... ... ve ...'in davalarının ayrı ayrı reddine" karar verilmiş olup, bu kez hüküm davacı ... vekili Avukat ..., bir kısım davacılar ... vekili Avukat ... ve davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından temyiz edilmiştir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, az yukarıda yazılı gerekçeler ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş ise de; dava konusu uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine istinaden bedelsiz iadesi, olmaz ise alacak istemine ilişkindir.

6292 sayılı Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar " başlıklı 7 nci maddesinde;
"(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;

a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.

b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.

c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.

(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.

(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.

(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.

Yukarıda izah edilen 6292 Sayılı Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.

Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.

Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacılar vekilinin eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade olmaz ise alacak talebinin şartlarını taşıyıp taşımadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacılar tapu iptali ve tescil olmaz ise alacak isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince, açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların davasının yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası incelenerek ret kararı verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/4 üncü maddesi uyarınca hükmün gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2. Hukuk Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/650 Esas, 2022/1058 Karar sayılı kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle 6100 sayılı Kanun'un 370/4 üncü maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadelerine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.