8. Hukuk Dairesi 2023/2572 E. , 2024/1545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacılara ait taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğünce 94 parsel numarası ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/65 Esas, 2006/217 Karar ... kararı ile kamulaştırıldığını ve bedelinin hak sahiplerine ödenmek üzere bankaya yatırıldığını, davaya konu taşınmazın eklemeli olarak 30 yılı aşkın süredir zilyetlikleri altında bulunduğunu ileri sürerek, davacıların taşınmazdaki zilyetliklerinin tespiti ile kamulaştırma bedelinin davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama sırasında yörede kadastro çalışmalarının başladığı ve dava konusu taşınmaz hakkında 101 ada 23 parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla zilyetliğin tespiti davası tefrik edilerek, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 27 nciv maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine ve karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Görevsizlik kararır uyarınca dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kabulüne ve 101 ada 23 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline, fen bilirkişilerin 29.09.2013 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (94-B1) ile gösterilen yerin davacılar adına 1/2 hisse ile tapuya kayıt ve tesciline ilişkin ilk karar, davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürülüğü vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarihli ve 2014/3275 Esas, 2014/9068 Karar ... ilamıyla; " 101 ada 23 parsel dava konusu olmadığından, taşınmaza ilişkin kadastro tutanak aslının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere tapu müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, tespit gibi tesciline karar verilmiş olmasının ve hükme esas alınan 16.07.2013 tarihli fen bilirkişiler raporunda ek kamulaştırma kapsamında kalan (B1) ile gösterilen kısmın davacıların zilyetliğinde bulunduğunun tespiti, daha önceden kamulaştırıldığı anlaşılan ve fen bilirkişilerce rapor ve eki krokide (B) harfi ile gösterilen kısım ve (B1) ile gösterilen kısmın paftasında yol olarak gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının isabetsizliğine " değinilerek, bozulmuştur.
Kadastro Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, "davanın kabulüne, dosyada mevcut fen bilirkişilerince hazırlanan 16.07.2013 tarihli rapora ekli krokide ek kamulaştırma kapsamında kalan (B1) ile gösterilen 3.431,24 m2 lik kısmın davacıların zilyetliğinde bulunduğunun tespitine, aynı rapora ekli krokide ek kamulaştırma kapsamında kalan (B1) ve (B) Harfi ile gösterilen kısımların yol olarak haritasında gösterilmesine, dava konusu olmayan 101 ada 23 nolu parsele ait kadastro tutanak aslının kesinleştirilmek üzere tapu müdürlüğüne gönderilmesine" karar verilmiş; davalılardan Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/4128 Esas, 2020/562 Karar ... ilamıyla; " Dava konusu olmadığı belirlenen 101 ada 23 numaralı parsel hakkındaki kadastro tutanağı aslının kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak dava konusu olan ve krokide (B) ve (B1) harfleri ile gösterilen taşınmazların orman ve fen bilirkişilerin raporunda gösterilen konumuna göre, tamamının paftasında yol olarak bırakılıp tutanak düzenlenmeyen 94 numaralı kamulaştırma parselinde kaldığının anlaşılmakta olduğu, 3402 ... Kanunun 26/4. maddesine göre kadastro mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında kadastro mahkemesinin görevli olmayıp genel mahkemelerin görevli olacağı, paftasında yol olarak gösterilen yerler hakkında da kadastro tutanağı düzenlenmediğinden tapulama dışı bırakılan taşınmazlar gibi işlem yapılması gerektiği yönündeki hükümleri karşısında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmaza ilişkin davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmeden işin esasına girilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu " gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kadastro Mahkemesince, bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olup, bu mahkemece yapılan yargılama sonunda; " yapılan keşif, alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği şekilde, dava konusu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğu, orman sayılmayan alanlardan olduğu, bu durumun hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi beyanları ile de sabit olduğu, söz konusu yerlerin davacıların babası Enver Ataman tarafından 20 yılı aşkın süreyle zilyet edildiği, fındık ve çeşitli meyveler yetiştirerek değerlendirdiği, sonrasında ise çocukları Mevlüt ve ... tarafından birlikte kullandıklarının anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dosyada mevcut fen bilirkişilerince hazırlanan 16.07.2013 tarihli rapora ekli krokide ek kamulaştırma kapsamında kalan B1 ile gösterilen 3.431,24 m2 lik kısmın davacıların zilyetliğinde bulunduğunun tespitine, aynı rapora ekli krokide ek kamulaştırma kapsamında kalan (B1) ve (B) Harfi ile gösterilen kısımların yol olarak haritasında gösterilmesine, dava konusu olmayan 101 ada 23 nolu parsele ait kadastro tutanak aslının kesinleştirilmek üzere tapu müdürlüğüne gönderilmesine, 16.07.2013 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, hükmüne uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!