8. Hukuk Dairesi 2023/2358 E. , 2024/4294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/3 E., 2018/79 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı - birleşen dosyanın davalısı vekili ve davalı - birleşen dosyanın davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2021/9307 Esas, 2022/8285 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına karşı davalı - birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili Ümraniye ilçesi Hekimbaşı Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 103 ada 1 parsel sayılı 7,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı bahçe ve üzerindeki binanın 2002 yılından beri ...’ın fiilî kullanımında olduğu " yönünde şerh verilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; lehine kullanım şerhi verilen İstanbul ili Ümraniye ilçesi Hekimbaşı Mahallesi 103 ada 1 sayılı parselin yüzölçümünün 400,00 m2 olması gerekirken 7,22 m2 olarak tespit edildiğini, ayrıca taşınmazın 1976 yılından beri zilyetliğinde bulunduğunu ancak tespitte zilyetliğinin başlangıç tarihi olarak 2002 yılının yazıldığını ileri sürerek, bu hususların düzeltilmesini talep etkiştir.
Birleşen 2010/1312 Esas sayılı dosyada, davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; İstanbul ili Ümraniye ilçesi Hekimbaşı Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde, taşınmaz üzerindeki binanın 2002 yılından beri ...’ın kullanımında olduğunun belirtildiğini, ancak parsel üzerinde binanın bulunmadığını, binanın tamamının orman sınırları içinde kaldığını belirterek, tutanağın beyanlar hanesindeki kullanıcı ismi ve bina bulunduğu hususunun çıkartılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk karar, Yargıtayca; " yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon, 2 nci madde ile 2/B madde ve 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm belgeler dosya arasına alındıktan sonra, yerel bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesi'nin 36 ncı maddesi ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde ve 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme haritalarına göre konumu kullanım kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde ve 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan yönetmelik ve teknik izahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, yine davacının iddia ettiği gibi dava konusu taşınmazın eksik ölçülüp ölçülmediği, taşınmazın bir kısmının orman kadastro sınırları içinde, tespit dışı alanda kalıp kalmadığı, bunun nedeni ve doğru hattın hangisi olduğu tereddütsüz bir şekilde saptanması, aplikasyon veya mutabakat ile veya 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme işlemi ile kesinleşmiş 2/B madde alanlarının değiştirilemeyeceği ve kesinleşmiş 2/B madde alanlarının aplikasyon ve düzeltme işlemi ile tekrar orman sınırları içine alınamayacağı gibi kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerin aplikasyonla 2/B madde alanı haline getirilemeyeceği gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın Hazine bakımından kısmen kabulüne, tespite konu alan bakımından ... ve Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine, yüzölçümüne ilişkin talebin görev yönünden reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile İstanbul ili Ümraniye ilçesi ... Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yazılı ''ve üzerindeki bina 2002'' ibaresinin iptali ile yerine ''1976'' tarihinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün, asıl dosya davacısı vekili ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2021/9307-2022/8285 sayılı ilamıyla; " bozma kararına uyulduktan sonra mahkemece 29.05.2018 tarihinde 3 orman mühendisi, 1 harita mühendisi bilirkişi ve 1 mahalli bilirkişi eşliğinde keşif yapıldığı, keşifte dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait 3116 sayılı Kanun kapsamındaki orman tahdit haritaları, 3302 sayılı Kanun kapsamındaki orman kadastro komisyonlarınca yapılan 2/B haritaları, 5831 sayılı Kanun kapsamında 2/B sınırlarının mülkiyet ve vasıf dışındaki hesap ölçü ve çizimden kaynaklanan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin düzeltme krokileri ve mutabakat raporları, sınırlandırma krokisi ve kadastral paftalarının mahalli bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmış olduğu, 11.06.2018 tarihli fen raporunda, orman kadastro haritası, orman işletme müdürlüğü tarafından gönderilen koordinatlar, orman sınır tutanakları ve mutabakat sınırının birbiri ile uyumlu olmadığının, mutabakat sınırının zeminin kullanım durumunu yansıtmadığının, 2010 yılında 5831 sayılı Kanun kapsamında P.VII nolu 2/B parseli için düzenlenen düzeltme krokilerinin (mutabakat sınırı) gerçek durumu yansıtmadığının, mutabakat sınırının herhangi bir fenni dayanağının olmadığının belirtildiği, 16.08.2018 tarihli orman raporunda, 2010 yılında Hekimbaşı Mahallesi’nde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek-4. maddeye göre fiili kullanıcı ve muhdesat tespiti çalışmasına tabi tutulduğu, bu çalışmalar esnasında Hekimbaşı Mahallesi aplikasyon ve düzeltme ekibi tarafından düzenlenen tarihsiz rapor ve akabinde düzenlenen mutabakat raporunda hatalı tescil edilen 1995 yılındaki sınır hattının mutabakat hattı olarak kabul edilerek bu sınırlar içinde kullanım kadastrosu yapıldığı, tescil sınırının hiç bir hattının kesinleşmiş orman sınır hattı ile örtüşmediği, blok kaymanın mevcut olduğu, bu hatalı sınır esas alınarak yapılan 5831 sayılı Kanun uygulaması ile oluşan mutabakat sınırının kesinleşmiş orman sınır hattını değiştirdiği, bu çalışmanın tamamen hatalı olduğu, ayrıca mutabakat sınırının 3302 sayılı Kanun‘a göre yapılan çalışmalar sonucu elde edilen haritadaki P.VII nolu 2/B sınırının farklı hatlardan geçtiği hususlarının belirtilmiş olduğu, raporda üç farklı sınırın söz konusu olduğu bunların ilkinin 6831 sayılı Kanun ile değişik 2/B çalışmalarındaki Hekimbaşı Orman Kadatro harita, tutanak ve koordinat değerlerine göre oluşan kesinleşmiş orman sınırı, bir diğerinin 1995 yılında Ümraniye Kadastro Müdürlüğü’nün tescil sınırı esas alınmak suretiyle 5831 sayılı Kanun’a göre yapılan kulanım kadastro sınırı (bu sınır aynı zamanda mutabakat sınırı), sonuncusu ise orman kadastro haritalarına elle çizilerek aktarına sınır olduğunun tespit edildiği, raporun devamında bilirkişler tarafından orman kadastro harita, tutanak ve koordinat değerlerine göre oluşan kesinleşmiş orman sınırının doğru sınır olduğu ve bu sınıra göre davaya konu 103 ada 1 parselin tamamı ile bu parsele bitişik davacının kullanımındaki 11.06.2018 ve 16.08.2018 tarihli raporlara ekli krokide A ile gösterilen 231,23 m2 yüzölçümlü yerin (krokide d ile gösterilen 72,59 m2 yerde davacı ...’a ait binanın bir kısmının bulunmaktadır ve geri kalan kısım ise bahçe olarak kullanılmaktadır) Orman Kadastro Komisyonunca ölçülen koordinatara göre P.VII nolu 2/B alanı içinde kaldığı, B ile gösterilen 287,96 m2 yüzölçümlü yerin (krokide e ile gösterilen 66,63 m2 yerde davacı ...’a ait binanın diğer kısmı bulunmaktadır ve geri kalan kısım ise bahçe olarak kullanılmaktadır) Orman Kadastro Komisyonunca ölçülen koordinatlara göre orman sınırları içinde kaldığı hususlarının belirtildiği, somut olayda bilirkişilerce oluşturulan doğru hatta göre davacıya ait binanın bir kısmının 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkartılan alanda bir kısmınn ise ormanda kaldığı anlaşıldığına ve davacının 1976 yılından beri kullanımı olduğu hususu mahkemenin kabulünde olduğuna göre, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile 11.06.2018 tarihli fen raporu ve 16.08.2018 tarihli orman raporu ve ekleri krokilerde belirtildiği şekilde 103 ada 1 parsel ile krokide A ile gösterilen 231,23 m2 (d ile gösterilen kısım binanın 72,59 m2’lik kısmı ve kalan kısım bahçe) kısmın birleştirilmek suretiyle 103 ada 1 parsel adı altında Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde şerhi ile birlikte 16.08.2018 tarihli orman raporunda A ile gösterilen 231,23 m2 kısmın (d ile gösterilen 72,59 m2’si bina ve kalan kısmı bahçe olmak üzere) 1976 yılından beri asıl dosya davacısı ...’ın fiilî kullanımında olduğunun şerhine karar verilmesine " gereğine değinilerek, bozulmasına karar verilmiş ve iş bu bozma ilamına karşı davalı - birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
tir.
Davalı - birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili karar düzeltme dilekçesinde; Dairemizin bozma kararının hatalı olduğunu ve bozma ilamında belirtilen (A) harfli bölümün orman sınırları içinde kaldığını ve halen orman vasfıyla tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürmüş olup, karar düzeltme istemi üzerine dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bina bulunmadığı ve taşınmazın 1976 yılından bu yana davacı ...' ın kullanımında olduğu, davacı ...' ın kendi kullanımında olduğunu iddia ettiği ve Hazine adına tescil edilerek lehine kullanım şerhi verilmesini istediği (A) harfi ile gösterilen 231,23 m2' lik taşınmaz bölümü (d ile gösterilen 72,59 m2’si bina ve kalan kısmı bahçe olmak üzere) hakkında kullanım kadastro tutanağı düzenlenmediği ve bu bölümün halen tapuda orman vasfı ile kayıtlı olan 2299 ada 9 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı belirlenmiştir.
Kadastro Mahkemesinin görevi, kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkındaki kullanıma ilişkin ihtilaflarla sınırlı olup, kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmeye taşınmazlar yönünden Kadastro Mahkemesi değil genel mahkemeler görevlidir.
Eldeki davada, kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmeyen (A) harfli bölüm yönünden kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, dava konusu 103 ada 1 parsel üzerinde bina bulunmadığı ve taşınmazın 1976 yılından beri davacının kullanımında olduğuna dair İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu itibarla temyiz incelemesi sırasında İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak yazılı olduğu şekilde bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından, davalı - birleşen dosyanın davacısı Orman İdaresinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozma ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı - birleşen dosya davacısı Orman İdaresinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE,
Dairemizin, 20.10.2022 tarihli ve 2021/9307 Esas, 2022/8285 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 383,20 TL'nin temyiz eden davacı - davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!