WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/2341 E.  ,  2024/3948 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/31 E., 2023/219 K.
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/589 E., 2020/358 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Tokat ili Pazar ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 1 parsel sayılı 2.414,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili, bölgede 766 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın orman olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığını, 6831 sayılı Kanun'a göre yapılan orman tahdidinde her ne kadar orman sınırları dışında bırakılmışsa da, bu tarihten önceki zilyetliğe değer verilemeyeceğini belirterek; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, "taşınmazın üç tarafını çevreleyen orman parselinden net bir biçimde ayrıldığı, güney doğusundaki taşınmazların da tarım arazilerinden oluştuğu, bu taşınmazlar ile sınırının bulunduğu bu söz konusu komşu tarım arazilerini kapsayan ve bir parçası olarak belirtilen ada içinde yer aldığı son 4-5 yıldır kullanılmamasının iradi terk sayılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmekle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/1202 Esas 2020/1304 Karar sayılı kararı ile, " taşınmazın 4 yönden 101 ada 1 nolu orman parseli ile çevrili olduğu, komşu 123 ada 2 parsele komşu olan küçük bir kısmının hava fotoğrafları ve memleket haritasına göre orman ağaçlarıyla kaplı olduğu, bu haliyle orman içi açıklık sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, bu kararın, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.11.2022 tarihli ve 2021/7788 Esas, 2022/8703 Karar sayılı ilamıyla; "...İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve bu keşif üzerine jeodezi ve fotoğrametri yüksek mühendisi ile orman yüksek mühendisi tarafından müşterek olarak verilen harita ve raporda; taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafı da dahil olmak üzere tüm hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı, orman içi açıklık ya da boşluk olmadığı, ormanın devamı niteliğinde olmadığı, orman bütünlüğünün bozmadığı, eğiminin %5-8 olup eğim topoğrafik yapı, bitki örtüsü açısından ormandan net bir şekilde ayrıldığının bildirildiği; rapor ekinde en eski 1961 tarihli hava fotoğrafı ile 1972 ve 2007 tarihli hava fotoğrafları ve bu hava fotoğraflarına dayalı olarak düzenlenen 1965, 1978, 2009 tarihli memleket haritaları üzerinde ölçekleri eşitlenerek kadastro paftasının çakıştırılmak suretiyle düzenlenen haritalar üzerinde çıplak gözle dahi dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ve geniş bir şekilde çevresinin açık alanda kaldığı, komşu 123 ada ve 122 adada ki diğer taşınmazlarla bütünlük oluşturduğunun görüldüğü; 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine dayalı olarak yapılan kadastro çalışmasında da komşu 123 ada 2 parselle ve devamında diğer 123 ve 122 adadaki diğer parsellerle bağı kesilmeyecek şekilde tespitinin yapıldığı, diğer yandan dava konusu taşınmaza komşu 122 ada 2, 4, 6, 7 ve 123 ada 2, 3, 5, parsel sayılı kişiler adına tespit gören taşınmazlar hakkında Hazine tarafından aynı iddia ve sebeplerle dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararlara karşı Hazine tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildiği; Hazinenin temyizi üzerine Dairemizce aynı gün yapılan temyiz incelemesi sonucunda da hükmün onanmasına karar verildiği, hal böyle olunca; dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatından beri orman olmadığı, yapılan keşif ve alınan raporlara göre de orman içi açıklık ya da boşluk olarak değerlendirilemeyeceği, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddeleri uyarınca davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu..." açıklanarak bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "usul ve yasaya uygun olduğundan uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatından beri orman olmadığı, yapılan keşif ve alınan raporlara göre de orman içi açıklık ya da boşluk olarak değerlendirilemeyeceği, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri uyarınca davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesi davanın reddine, 123 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.