WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/2261 E.  ,  2024/1585 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/783 E., 2013/603 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/8761 Esas, 2022/7698 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı ... İdaresi vekili tarafından tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davaya konu ... Köyü 190 ada 2 parsel sayılı taşınmaz öncesinde, yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tarla niteliği ile tespit ve tescil edilen 45 ve 47 parsellerin tevhit ve ifrazı ile oluşan tarla niteliğinde ve 19701 m2 yüzölçümünde ki 800 parsel sayılı taşınmaz olup, yörede 2859 Sayılı Kanun gereğince yapılan yenileme kadastrosu ile 190 ada 2 parsel sayılı 19631 m2 yüzölçümü ile tespit edilerek tutanağı 31.12.2002 ve 29.01.2003 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.

Davacı ... İdaresi, davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan, ... Köyü 190 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı içinde olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2009 tarihli ve 2009/5603 Esas, 2009/9554 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarihli ve 2016/7436 Esas, 2018/1499 Karar sayılı bozma kararında özetle; "hükme esas bilirkişi raporunda haritaların çakıştırılması sırasında kesinleşen ilk orman kadastro haritası ile ilk arazi kadastro paftasının aynı yöntemle ölçekleri kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de orman kadastro haritasını ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrilmek ve Orman Kadastrosu ve Aynı Kanun'un 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesi ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmadığı belirtilerek; bu nedenle Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak Kanun ve yönetmelikte tarif edildiği şekilde taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre konumunun belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, "davanın kısmen kabul kısmen reddine, Antalya İli Alanya İlçesi ... Beldesi 190 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman ve fen bilirkişisinin müşterek imzalı 01.03.2013 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.155,18 m2 kısmının tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın geri kalan 18.475,82 m2 kısmına yönelik fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalılar adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/8761 Esas, 2022/7698 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.

Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/8761 Esas, 2022/7698 Karar sayılı bozma kararında özetle; "Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosunun 1956 yılında yapılarak kesinleştiği ve dava konusu taşınmaz için kadastro sonucu tapu kaydı oluştuğu, ifraz ve tevhid işlemleri sonucu taşınmazın 800 parsel sayısı ile davalılar adına tapuya tescil edildiği, daha sonra yörede yapılan uygulama kadastrosu sonucu 190 ada 2 parsel sayısını aldığı, yörede orman kadastrosunun ise 1988 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılıp kesinleştiği, 1988 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında dava konusu taşınmazı kuzeyden sınırlayan 130-91 orman sınır noktaları tarif edilirken "... 130 numaralı orman sınır noktasından batı yönde orman sınırı tapu sınırına uyularak takip edildikten sonra 10 nolu tutanakta tesis edilen 91 nolu orman sınır noktasına gelinerek Kocayatak Devlet Ormanının dış sınır poligonu kapatıldı ..." denildiği, tutanaktaki bu tariften orman sınırının tapu sınırına aynen uyularak çizildiğinin anlaşıldığı, bu çalışmanın yapıldığı tarihte taşınmaz tapulu olduğundan dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığının sabit olduğu, eldeki davanın, Orman İdaresi tarafından dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılmış olup, açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı anlaşıldığından Orman İdaresinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde değerlendirmeyle kısmen kabul kararı verilmesinin" hatalı olduğuna değinilmiştir.

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosunun 1956 yılında yapılarak kesinleştiği ve dava konusu taşınmaz için kadastro sonucu tapu kaydı oluştuğu, taşınmazın yörede 2859 Sayılı Kanun gereğince yapılan yenileme kadastrosu ile 190 ada 2 parsel sayısı ve 19631 m2 yüzölçümü ile tespit edilerek tutanağın 31.12.2002 ve 29.01.2003 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiği, orman kadastrosunun ise 1988 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'u (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılıp kesinleştiği, 1988 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanaklarında dava konusu taşınmazı kuzeyden sınırlayan 130-91 orman sınır noktaları tarif edilirken "... 130 numaralı orman sınır noktasından batı yönde orman sınırı tapu sınırına uyularak takip edildikten sonra 10 nolu tutanakta tesis edilen 91 nolu orman sınır noktasına gelinerek Kocayatak Devlet Ormanının dış sınır poligonu kapatıldı ..." denildiği, tutanaktaki bu tariften orman sınırının tapu sınırına aynen uyularak çizildiğinin anlaşıldığı, bu çalışmanın yapıldığı tarihte taşınmaz tapulu olduğundan dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığının sabit olduğu, ancak dosya kapsamında mevcut bilirkişi kurulu raporlarından da anlaşılacağı üzere orman kadastro haritası ile kadastro paftasının çakıştırıldığında kayma görüldüğü, bu kaymanın harita yapımındaki yöntem farlılığından kaynaklandığı, şöyle ki, dava konusu parseli kuzeyden sınırlayan hattın 130-91 nolu noktalar arasındaki hat olup bu hattın düz değil parsel sınırları esas alınarak oluşturulduğu, bu nedenle zemindeki durumun en önemli belirleyici olacağı, mahalli bilirkişiler eşliğinde yapılan belirlemelerde 130 nolu noktadan dava konusu parselin ilk kırık noktasına kadar doğal orman sınırı ile taşınmazın doğal sınırının birbirine uyduğu, 1. kırık noktadan sonra gelen taşınmaz kırık noktalarının ise yenileme çalışmalarında kızılçam ağaçlarının orman rejimi bütünlüğü içerisinde gösterildiği, bu durumun ise orjinal grafik kadastro haritalarının sayısallaştırılmasından kaynaklandığı, belde arazilerinin kadastro haritalarının grafik metotla düzenlendiği, daha sonra yapılan orman kadastro çalışmalarında da grafik metotla düzenlenen tapu kadastro haritaları esas alınarak standart topoğrafik harita düzenlendiği, kadastro haritaları yersel metotla ölçmeler yapılarak, fakat koordinatları hesaplanmadan yapıldığından orman kadastrosunda tesis edilen O.S. noktalarının da koordinatlarının hesaplanmadığı, buna karşılık yenileme çalışmalarının koordinat sistemine göre yapıldığı, bu nedenle haritalarda kaymalar olduğu ve parsellerin yerlerinin değiştiği, parsellerin haritadaki yerleri koordinatlarına uygun olarak değiştirilirken onlara bağlı orman sınır nokta ve hatlarında değişiklik yapılmadığı, yenileme paftalarındaki orman sınırının orman kadastro tutanaklarındaki tariflere ve parsel sınırlarına uygun olmadığı, yenileme çalışmalar esnasında oluşan bu kayma neticesinde dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarında A harfi ile gösterilen 1155.18 m2 lik kısmının ormana taştığı anlaşılmıştır.

Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/8761 Esas, 2022/7698 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiş ise de yazılı sebeple onanması gerekirken maddi hata nedeniyle bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin bozma kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ:Açıklanan sebeple;
Davacı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/8761 Esas, 2022/7698 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, karar ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.