WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/2109 E.  ,  2024/2184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/76 E., 2020/10 K.
KARAR : Davanın Kabulüne/Onama
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı ... İdaresi vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, hükmün onanmasına karar verilmiş olup, davalı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Sivas ili Yıldızeli ilçesi ...-... Köyü çalışma alanında bulunan 129 ada 1 parsel sayılı 9.686.399,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğ dava dilekçesinde özetle; tapuda orman niteliğiyle davalı Hazine adına kayıtlı bulunan Sivas ili Yıldızeli ilçesi ... Beldesi ... Mahallesi 129 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan, tahmini 10’ar dönüm yüzölçümündeki iki taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davasını ıslah ederek 16.07.2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli bölüm ile 129 ada 114 parsel ve 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazların da adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

Asliye Hukuk yapılan yargılama sonucunda; " 129 ada 1 numaralı parselde davacının davasına konu fen bilirkişisinin 04/10/2019 tarihli raporunda B harfi ile gösterdiği alanın, en eski temin edilebilen 1949 tarihli hava fotoğrafı ve 2005 tarihli hava fotoğrafında tarım arazisi olarak gözüktüğü , üzerinde herhangi bir orman bitki örtüsünün tespit edilemediği, 1959, 1979 ve 2007 tarihli memleket haritalarında beyaz renk ile gösterilen tarım arazisi içerisinde kaldığı, yine 1992 ve 2017 tarihli amenajman planında Z - 2 rumuzu ile gösterilen tarım arazisi niteliğinde olduğu, kuzeyinde bulunan orman parseliyle bitki örtüsü, toprak yapısı, toprak derinliği, eğim olarak farklı özelliklerde olduğu , taşınmazın üç hududunda tarım arazilerinin bulunduğu, kuzeyinde bulunan orman parseli ile ayırıcı unsurun olduğu ve orman bitki örtüsünün yaklaşık 200 metre uzakta başladığı, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte mutlak tarım arazisi olduğu, orman ve ormandan açma yer sayılmayacağı, 1949 tarihi itibariyle de tarım arazisi olarak gözüktüğünün anlaşıldığı, taşınmazın davacı ...'e babasından kalan yer olduğu, hava fotoğrafında gözüken durumu doğrular şekilde davacının babasının çok eski kullanımının olduğu ve yaklaşık 30 - 40 yıldır da davacı ...'in, ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyet olarak araziyi tasarrufunda bulundurduğunun dosya kapsamında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişiler, alınan raporlarla ispatlandığı, taşınmazın orman veya ormandan açma yerlerden olmadığı, 3402 sayılı kadastro kanunun 14. Maddesi gereği davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu " gerekçesiyle verilen, davanın kabulüne, 129 ada 1 parsel içerisinde fen bilirkişi raporunda yol olarak bırakılan ancak davacının kullanımının tespit edildiği (A) harfi ile, aynı raporda 129 ada 1 nolu parselde (B) harfiyle ve 129 ada 114 nolu parselde (C) harfiyle gösterilen yerlerin mevcut tapu kayıtlarının iptali ile bu yerlerin ayrı ayrı ifrazıyla bu kısımlar birleştirilmek suretiyle 130 adaya son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 130 ada 1 nolu parselin mevcut tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki hüküm, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarihli ve 2014/6533 Esas, 2014/7653 Karar sayılı ilamı ile; " Davacının, kadastro sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazın bir bölümü üzerinde zilyetliğe dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemi ile dava açtığı, mahkemece, 129 ada 1 sayılı orman parselinin (B) bölümünün davacı adına tesciline karar verildiği, ne var ki, dosyaya getirtilen belgelerden çekişmeli taşınmazın dava tarihinde kadastro mahkemesinde davalı olduğunun anlaşıldığı, eldeki bu davanın, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi anlamında davaya katılma olduğu, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince tespitten önceki haklara dayanılarak asli müdahil olarak davaya katılan kişilerle ilgili olarak uyuşmazlıkları çözümleme görevinin kadastro mahkemesinin görevi kapsamında olduğu, bu durumda mahkemece, 129 ada 1 parsele yönelik davada, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi işin esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16.maddesi hükmüne göre yolların paftasında gösterilmek suretiyle yetinileceği, paftada yol olarak gösterilen bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenemediği, tespit ve sınırlandırma gibi bir işlem yapılmadığı için bu işlemin tespit dışı bırakılma niteliğinde olduğu, tespit dışı bırakılan bir yerin tescili istemi ile açılan davanın TMK.'nun 713/3 maddesi hükmüne göre Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiği, somut olayda, paftasında yol olarak gösterilen (A) harfiyle işaretli bölüm yönünden mahkemece dava kabul edilmiş olmasına rağmen, ilgili kamu tüzel kişiliği olan Şeyhhalil Belediyesine husumet yöneltilmediği, mahkemece, Şeyhalil Belediyesinin davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların gösterecekleri deliller toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu, bunlardan ayrı; mahkemece, tapu kaydı iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilen 130 ada 1 sayılı parsel ile 129 ada 114 parselin (C) harfiyle işaretli bölümünün zaten tapuda davacı ... oğlu ... adına kayıtlı olup yazılı şekilde hüküm kurulmasının da doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma ilâmı sonrası yapılan yargılama sırasında Asliye Hukuk Mahkemesince, fen bilirkişi raporunda 129 ada 1 sayılı orman parseli içinde (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; " Dava konusu edilen yerin orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu " gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, 129 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan fen bilirkişisi ... ...'un 04.10.2019 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.337,19 metrekare alanın bu parselden ifraz edilerek aynı adada son parsel numarası verilerek ... adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, 129 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan fen bilirkişisi ... ...'un 04.10.2019 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım ifraz edildikten sonra kalan 964302,26 metrekarelik kısmın orman vasfı ile tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2021/4144 Esas, 2022/8333 Karar sayılı ilamıyla onanmasıan karar verilmiş ve bu defa davalı ... İdaresi vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun uyarınca 2006 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440 ncı maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan davalı ... İdaresi vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 129 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmeden belirlenen bölümünün doğrudan davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi, hükmün infazında tereddüte neden olacağından, usûl ve kanuna uygun bulunmadığı gibi, davacı adına tesciline karar verilen 4.337,19 metrekarelik bölüm ifraz edildikten sonra 129 ada 1 parselin geriye kalan yüzölçümünün 9.682.062,26 metrekare olarak tesciline karar verilmesi gerekirken 964302,26 metrekare olarak tesciline hükmedilmiş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında; temyiz incelemesi sırasında Dairemizce, bu yanlışlıkların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gözetilerek, anılan hususların düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak onama kararı verildiği anlaşıldığından, kamu düzeni de gözetilerek, davalı ... İdaresinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile onama kararının kaldırılmasına ve hükmün düzeltilerek onanmasına kararı vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İdaresi vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,

Davalı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme itirazının, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan kabulü ile Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2021/4144 Esas, 2022/8333 Karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 nolu bendine, " Davacının davasının kabulüne " ibaresinden sonra gelmek üzere, " Sivas ili Yıldızeli ilçesi Şeyhhalil - ... Köyü 129 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline " cümlesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan " 964302,26 " ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine " 9.682.062,26 " yazılmasına ve hükmün, HUMK' un 438/7 nci maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.