8. Hukuk Dairesi 2023/2020 E. , 2024/4252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/12 E., 2021/13 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ..., ... ve ... vekili tarafındanduruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde davalı ..., ... ve ... vekili geldi. Karşı taraftan dahili davacı ...
geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, temyiz konusu 1651 parsel sayılı 109.687,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 120/960'şar payı ... ile ölü ... mirasçıları adına, 720/960 payı ... adına, 1653 parsel sayılı 79.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ise ... adına tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve bağışlamaya dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... adına tespit edilen 1650 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığını, eksikliğin 1651 parsel sayılı taşınmazda olduğunu öne sürerek dava konusu 1651 parsel sayılı taşınmaza yönelik, yine tapu kaydına dayanarak 1653 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ... payına yönelik, davacı ... ise tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu 1651 ve 1653 parsel sayılı taşınmazlara yönelik itiraz etmek suretiyle dava açmışlardır.
Kadastro tespitinden önce ...'in Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı ... ve arkadaşları aleyhine açtığı şuf'a davası ile ... aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi davası Tapulama Kanununun uygulanması sebebiyle Tapulama Mahkemesine devredilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yargılama yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “ hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde dava konusu olup, temyiz konusu olmayan 1650 parsel sayılı taşınmazın batı hududunun yetkili idari merciler tarafından Mürvetler tahliye kanalı olarak kamulaştırmaya konu olduğu da dikkate alınarak, davacı ...'in tutunduğu Nisan 1340 tarih 39, 40, 41, 42, 43 ve 44 sayılı tapu kayıtları ile dava konusu taşınmazların tespitine esas tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların varsa dayanakları kayıtlar getirtilmeli, dıştan komşu taşınmazların tespitine tapu kaydı esas alınmış ise haritaları da istenilmeli, ayrıca yetkili idari merciler tarafından yapılan kamulaştırma işlemlerinin dayanağı haritalar getirilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler ve mahkemece resen belirlenecek harita yüksek mühendisi, harita mühendisi ve tapu fen memurundan oluşan (3) kişilik uzman bilirkişi kurulunun tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu 1651 ve 1653 parsel sayılı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları ile kamulaştırma haritaları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada sözü edilen haritaların ölçekleri ile geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek haritalar yerlerine çakıştırılarak uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasında tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden varsa değişmez sınır niteliğinde kişi taşınmazlarından yararlanılmalı, komşu taşınmazların dayanağı belgeler haritaya dayanıyorsa sözü edilen haritalarda aynı şekilde yerlerine uygulanmalı, haritaya dayanmayan kayıt ve belgeler varsa kayıtlardan tarif edilen sınır yerleri esas alınarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yerine uygulanmalı, az yukarıda vurgulandığı üzere tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişi kuruluna tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu denetleme yapılırken sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği incelenip irdelenmeli, bu yolla davacı ...'in tutunduğu tapu kayıtları ile taşınmazların tespitine esas alınan tapu kayıtlarının kapsamları belirlenmeli, uzman bilirkişi kurulundan keşfi izlemeye, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, deliller değerlendirilirken özellikle, yetkili idari merciler tarafından yapılan kamulaştırma işleminde hangi tapu kaydından kamulaştırma yapıldığı duraksamasız saptanmalı, açık anlatımla davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamı, 1650 parsel sayılı taşınmazdan kamulaştırma yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, davacı ...'in davalı ... ve arkadaşları aleyhine açtığı şuf'a davası ve bedeli de nazara alınarak bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ...'in davasının kabulüne, davacı ... ve ...'un davasının reddine, taşınmazların tapulama tutanaklarının iptali ile 1650 parsel sayılı taşınmazın davacı ... mirasçıları adına payları oranında tesciline, davalı ...’ın 1650 parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalesinin men’ine, 1651 ve 1653 parsel sayılı taşınmazların davacı ... ve davalı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!