WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/2010 E.  ,  2024/2600 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/168 E., 2022/552 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tapusuz taşınmazın davacılar adına tescili talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı Hazine vekili ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddelerine dayalı zilyetlik yoluyla olağanüstü zamanaşımına dayanan, tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1976 yılında orman tahdidinin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna 3 Ek Madde ile bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 sayılı Kanun) değişik 2 inci madde uygulaması ile 1987 yılında 6831 sayılı Orman Kanun'un 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna (3302 sayılı Kanun)
göre yapılan 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi, 17.06.1957 tarihinde yapılmış ve sonuçları 11.01.1964 ilâ 13.02.1964 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, bu çalışmada çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.

Davacılar dava dilekçesinde; Bursa ili Gemlik ilçesi ... köyü pafta 88 de bulunan kuzeyi yol, batısı ve doğusu kadastro harici çalılık ve güneyinde kadastro harici çalılık ile kaplı bulunan tahminen 3673.13 m2 zeytinlik vasfındaki taşınmazın maliki bulunan muris ... 'in 29.06.2010 tarihinde vefatıyla kendilerine intikal ettiğini, taşınmazın bizzat muris tarafından para ve emek sarfı ile kültür arazisin dönüştürülüp üzerinde 30-35 yaşlarında 90'ı aşkın zeytin ağacının bulunduğunu, taşınmazın sürülmesi, budanması, zirai ilaçlanmasının yapılması suretiyle zilyetliğinin uzun yıllar öncesine dayandığını,mera, sazlık, bataklık, kumsal, taşlık kayalık ve orman gibi devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Yapılan yargılama neticesinde mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/3696 Esas, 2019/5130 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; bozma ilamı doğrultusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanarak, yargılamaya devam edilmiş. Yapılan yargılama sonucunda; " taşınmazın kadastro öncesi çalışmada çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, orman kadastrosunun en son 1987 yılında yapıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle, dosya kapsamındaki hava fotoğrafı incelemesi, orman bilirkişi raporları, ziraat bilirkişi raporlarına bakıldığında tek başına eğimin kazandırmaya engel olmayacağı kanaat edinildiğinden, en objektif delil olan hava fotoğraflarında dava konusu yerin tarım alanı olarak görüldüğü, imar ve ihyanın tamamlandığı dosya kapsamında anlaşıldığından, çalılığın orman kadastrosunun en son yapıldığı tarihten bu yana 20 yıldır hilafsız bir şekilde davacıların zilyet olduğu anlaşıldığından davacıların davasının kabulüne" karar verilmiştir.

Verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından "Dava konusu yer evveliyatı itibariyle de orman olduğu, şahıslar adına özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olmadığı, toprak muhafaza karakteri , eğim vs. hususlar dahilinde dava konusu yerin orman vasfı ile Hazine adına kayıt edilmesi gerektiği" hususlarında, davalı ... vekili "dava konusu taşınmaz kamu malı niteliği taşıması halinde, 4721 sayılı Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) madde 713 hükmü gereği kazandırıcı zamanaşımına bağlı olarak edinilmesinin imkansız olacağı, Kamunun ortak kullanımına ait yerlerin Özel mülkiyete konu olamayacağı" "dava konusu taşınmaz kamu malı niteliği taşıması halinde, Medeni Kanun madde 713 hükmü gereği kazandırıcı zamanaşımına bağlı olarak edinilmesinin imkansız olacağı, Kamunun ortak kullanımına ait yerlerin Özel mülkiyete konu olamayacağı" gerekçesiyle, davalı Hazine vekili tarafından "3402 sayılı Kadastro Kanunundan önce 766 sayılı Tapulama Kanununa göre 1963 yılında taşınmazın tapulama harici bırakıldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu bu konudaki eksikliği gidererek tapusuz hiçbir mevkii hiçbir taşınmaz kalmaması için devletin hüküm ve tasarrufu altındaki çalılıkları, fundalıkları, makilikleri, ormanları Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini sağladığını belirterek, 3402 sayılı Kadastro Kanununa göre ek 8 ve 22/a maddesine göre yapılan yenileme kadastrolarında bile aynı şekilde uygulandığı, bu nedenle davanın reddine hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi " gerekçesiyle ve davalı ... vekili tarafından "öncelikle açılan davanın Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına yönelik husumetten reddedilmesi gerektiği, aksi takdirde dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı, bu kamu malı niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun mahkeme tarafından araştırılmadığı" gerekçeleriyle kararın bozulması yönünde temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.