WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/1985 E.  ,  2023/4073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/18 E., 2017/3 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... Belediyesinin davasının reddine, müdahil davacı ...'nun davasının ise kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 12.04.2022 tarihli ve 2021/11458 Esas, 20223579 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili ile davacı mirasçısı ... tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında ... ili Dikili ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 48 parsel sayılı 136.950 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... Belediye Başkanlığı, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.

3. Davacı ... tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalı ...; davaların haksız ve yersiz olduğunu, davacı tarafların dayandığı tapu kayıtlarının nizalı taşınmaza uymadığını, uzak mesafedeki başka taşınmazlara ait olabileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 7.10.1988 tarihli ve 1987/18 Esas, 1988/108 Karar sayılı kararı ile davacı Belediyenin davasının reddine; müdahil davacı ...'nun davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili ile davacı belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.10.1989 tarihli ve 1988/12964 Esas, 1989/14724 Karar sayılı kararıyla; " dava konusu taşınmazın ham toprak olarak 24.10.1982 tarihinde tespit edildiği, Belediyenin 1945 tarihli ve 8 numaralı tapu kaydına, davaya katılan ...'nun ise 09.06.1938 tarihli ve 11 sayılı tapu kaydına dayandığı, ...'nun Kadastro Müdürlüğüne verdiği 08.04.1985 tarihli dilekçede 48 sayılı parsel adına tespiti yapılan 39 sayılı parsele revizyon gören kaydın kapsamında kaldığını bildirdiği, yargılama sırasında ibraz edilen 29.04.1987 tarihli dilekçede 09.10.1953 tarihli ve 11 sayılı tapu kaydına dayandığı, davaya katılan tarafından dayanılmadığı halde 09.09.1988 tarihli keşif sırasında 09.06.1938 tarihli 11 sayılı kaydın hudutları okunup sadece davacı tanığın beyanları esas alınarak sözü edilen kaydın dava konusu yeri kapsadığının nedeninin anlaşılmadığı, bu kaydın dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının bilirkişilerden sorulmadığı, uzman fenni bilirkişinin düzenlediği raporda da bu kayıttan söz edilmediği, davalı adına tespit edilen 39 ve sonradan bu parsele eklenen 336 sayılı parsele revizyon gören tapu kaydının 48 sayılı parseli göçmen suben gösterdiği, 47 ve 290 sayılı parsellere revizyon gören kayıtların bu hususu doğruladığı, bitişik 276 sayılı parselle revizyon gören vergi kaydının da 48 sayılı parseli mera olarak okuduğunun anlaşıldığı; öte yandan 48 sayılı parselin tutanağında bu yerin Hazine tarafından göçmenlere verildiğinin, ancak göçmenlerin burayı terk ettikleri için ham toprak haline geldiğinin açıklandığı, 22.06.1987 tarihli tutanakta da bu yerin mera vasfında olduğunun bilirkişi tarafından açıklandığı hususlarına vurgu yapılarak; hal böyle olunca yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak mahallinde yeniden keşif yapılması, dayanılan kayıtların yerinde ve uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde uygulanması, duraksamaya yer bırakılmayacak şekilde kayıtların dava konusu mahalle ait olup olmadığının saptanması, uzman bilirkişiye keşfi izlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı kroki çizdirilmesi ve gerekçeli rapor aldırılması; ayrıca bu yerin göçmen subona verilip verilmediği, davaya katılana ait parsel ile civar parsellere uygulanan kayıtlarda okunan göçmen subonun kim olduğu gerçekten bu kişiye Hazine tarafından taşınmaz verilip verilmediği hususlarının tespiti ile davaya katılan adına tespit edilen 39 sayılı parsele sonradan eklenen 336 sayılı parselin yüzölçümüyle bu parselin yüzölçümü revizyon gören kaydın yüzölçümüyle karşılaştırılması; yine davacı Belediye 40-50 yıllık zilyetlikten de söz ettiğine göre tarafların zilyetlik şahitlerinin de bu taşınmaz başında dinlenilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek davacı Belediye'nin gerekse asli müdahil ...’nun dayandıkları tapuların çekişmeli taşınmaza uyduğu; buna göre Asli Müdahil ...'na intikal gören tapunun ilk tesis tarihinin 09.06.1938; davacı ... Belediye Başkanlığının dayanağı tapunun ise tesisinin 08.11.1945 olduğu; bu durumda doğru temele dayanıp daha eski olan asli müdahil ... tapusuna değer verilmesi gerektiği gerekçesiyle ve 40-50 senedir asli müdahil ...’nun tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre zilyet olması nedeniyle dava konusu 48 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 98.000/135.905 hissesi asli müdahil ... adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... ile davacı ... Belediye Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 12.4.2022 tarihli ve 2021/11458 Esas, 2022/3579 Karar sayılı kararıyla; Davacı ... Belediye Başkanlığı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise "... tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde asli müdahil ...'nun dayanağı 09.06.1938 tarihli ve 15 sıra nolu tapu kaydının gittisi 09.10.1955 tarihli, 11 sıra numaralı 55.140 m2 miktarlı tapu kaydı 39 parsele revizyon gördüğü dolayısıyla tapu kaydının miktar itibariyle 39 parsele uygulandığı, bu nedenle davacının tapuya dayalı hakkının kalmadığı; onun yönünden uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, bu hususta yapılan incelemede ise asli müdahil ...'nun taşınmazı hayvan otlatılmak suretiyle kullandığı beyan edildiğine ve Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre hayvan otlatmak şeklindeki zilyetliğin ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak da değerlendirilemeyeceğine ve ziraat bilirkişi ... Delen tarafından hazırlanan 19.10.2009 tarihli raporda da dava konusu taşınmazın bulunduğu konum nedeniyle makine ile toprak işlemenin ve tarla ziraatı yapmanın mümkün olmadığı belirtildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna" işaret edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili ile asli müdahil mirasçısı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1. Davacı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; asli müdahil ... Deveci'nin çekişmeli taşınmazı belediyeden kiralayarak kullandığının beyanlarla sabit olduğu, dolayısıyla çekişmeli taşınmazın asli zilyedinin Belediye olduğu, davaya konu yerin Belediyenin tapulu taşınmazı olduğunu ileri sürerek ve re'sen dikkate alınarak nedenlerle Daire ilamının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Asli Müdahil mirasçısı ... karar düzeltme dilekçesinde özetle, çekişmeli taşınmazın 45 yıldır kendilerinin kullanımında olduğunu, zilyetliğin tarım yaparak sürdürüldüğünü ve ekonomik amaca uygun olduğunu ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Daire ilamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tesis kadastrosu sırasında Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit edilen taşınmazın tarafların dayandıkları tapular kapsamında kalıp kalmadığı; kalıyor ise hangi tarafın tapusunun kapsamında kaldığı yahut hangi tapuya üstünlük tanınması gerektiği; tapular kapsamında kalmıyor ise taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı; bu tarz yerlerden ise asli zilyetliğin kimde olduğu noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13, 14, 16, 18 ve 20 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, asli müdahil mirasçısı ...'nun tüm; davacı ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davacı Belediye'nin dayanmış olduğu tapu kaydının uygulanması bakımından yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Belediye 08.11.1945 tesis tarihli ve 8 sıra numaralı 137 hektar 8958 metrekare yüzölçümlü tapu kaydına dayanarak, çekişmeli taşınmazın anılan tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Bahse konu tapu kaydı 29.02.1956 tarihli ve 34, 35 sıra numaralı tapu kayıtlarına ifrazen tedavül etmiş olup; anılan tesis tapusunun ve kayden ifraz ettiği tapuların krokileri bulunup bulunmadığı araştırılmamış; çekişmeli taşınmaz Uzunburun Köyü'nde bulunmakta olup tedavül kayıtlarından 29.2.1956 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü bildirilen Gazipaşa Mahallesi 241 ada 1-10-16; 242 ada 21-243 ada 6; 246 ada 3 ve 444 ada 14 parseller ile dava konusu taşınmaz, geniş çaplı kroki üzerinde ve bir arada işaretlenerek keşifleri takibe imkan sağlanmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle Belediye'nin dayanmış olduğu 8.11.1945 tarihli ve 8 numaralı tapu kaydının haritası ile; bu kaydın ifrazen tedavülleri olan 29.2.1956 tarihli ve 34, 35 sıra numaralı tapuların ifraz haritasının bulunup bulunmadığı mercilerinden sorularak dosya arasına konulması, yine davacı Belediye'nin tutunmuş olduğu tapu kaydının yüzölçümünün çok büyük olması (tapunun tesisi sırasındaki yüzölçümü 137 hektar 8954 metrekaredir.) ve "İstirip Çeşmesi", "Kuşça Bahçe", "çavuşoğlu merası" gibi nokta hudutlar ihtiva etmesi nedeniyle keşfin sağlıklı şekilde takip edilmesini sağlamak için dava konusu taşınmazı ve çevresini gösterir en eski tarihli memleket haritrası da dosya arasına konulduktan sonra; sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları huzuruyla keşif yapılmalı, keşifte davacı Belediye'nin dayanağı tapu kaydının haritası var ise teknik bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanarak 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca kapsamının haritasına göre belirlenmeli; şayet haritası yok ise Belediyenin tutunduğu tapu kaydının kaydı oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırları yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, fen bilirkişisinden; dayanak tapunun revizyon gördüğü bildirilen taşınmazlar ile çekişmeli taşınmazı hem kadastro haritası hem de memleket haritası üzerinde, bir arada gösterilecek şekilde rapor düzenlemesi istenerek ile keşfi takibe imkan sağlanmalı; alınan beyanlar ve düzenlenecek bilirkişi raporları komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli; böylece çekişmeli 48 parsel sayılı taşınmazın davacı belediye tapusu kapsamında kalıp kalmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Tüm bu araştırma ve uygulamadan sonra; çekişmeli taşınmazın Belediye'nin dayandığı tapu kapsamında kalması durumunda davanın kabulüne karar verilmeli; şayet çekişmeli taşınmaz belediye tapusu kapsamında kalmıyorsa Belediye'nin açmış olduğu davanın da reddine karar verilmelidir.

Mahkemece verilen kararın açıklanan bu gerekçelerle bozulması gerekirken, yukarı da yazılı gerekçe ile bozulmasının doğru olmadığı bu kez yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda anlaşılmış olup davacı belediye vekilinin hükme yönelen karar düzeltme istemlerinin bu nedenle kabulüne karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
1. Yukarıda (VI.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil mirasçısı ...'nun tüm; davacı ... vekilinin ise sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE;

2. Yukarıda (VI.C.3.2) no lu bentte açıklanan nedenlerle davacı Belediye vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne; Daire'nin 12.4.2022 tarihli ve 2021/11458 Esas, 2022/3579 Karar sayılı bozma ilamının kaldrıılmasına; İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA;

Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen Dikili Belediyesine ve davacı mirasçısı ...'na iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.