8. Hukuk Dairesi 2023/1834 E. , 2023/5970 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/4 E., 2022/1647 K.
...
...
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/34 E., 2021/717 K.
Taraflar arasındaki 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım Kadastrosu sırasında ... ili ...,... Mahallesi çalışma alanında bulunan 190 ada 1 parsel ... 51.984,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...'ın 1962 yılından beri kullanımında olduğu ve iş bu parsel üzerindeki ev, nar ağaçları, asma ve zeytin ağaçlarının bu kişiye ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 ... Kanun uyarınca 31.08.2016 tarihinde ...'a satılarak tapuda bu kişi adına kayden intikal ettirilmiş; bilahare 09.02.2017 tarihinde ise 190 ada 2 ve 3 parsel ... taşınmazlara ayrılarak; 190 ada 2 parsel ... taşınmaz 46.264,05 m2 yüzölçümlü olarak; 190 ada 3 parsel ... taşınmaz ise 5.720,94 m2 yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 190 ada 2 ve 3 parsel ... taşınmazların kök parseli olan 190 ada 1 parsel ... taşınmazın kullanım hakkının tarafların müşterek miras bırakanından intikal ettiğini ve taşınmazda davalı ile kendisi adına miras payları nispetinde şerh verilmesi gerekirken yalnızca davalı adına şerh verilip, bilahare ise taşınmazın davalı tarafından 6292 ... Kanun uyarınca satın alındığını ileri sürerek çekişmeli 190 ada 2 ve 3 parsel ... taşınmazların tapu kaydının iptali ile 1/2 payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 6292 ... Kanun uyarınca satın alınmasından sonra eldeki davanın görülme olanağı bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın murisin ölümünden evvel muris tarafından davalıya bağışlandığını, üzerinde bulunan muhdesatların davalı tarafından oluşturulduğunu ve fiili kullanımının da davalıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "eldeki davanın çekişmeli taşınmazın 6292 ... Kanun uyarınca davacıya satılmasından sonra açıldığı ve davacı adına yapılan tescil işleminin mevzuata uygun olup, tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğuna olanak bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı hukuki tavsif ve eksik inceleme sonucunda verildiğini, dava tapu iptali ve tescil istemli olarak açılmakla birlikte tüm beyan ve dilekçelerinde korkutma ve aldatmaya dayalı olarak tapunun elde edildiğini, dolayısı ile davanın irade bozukluğu nedenine dayalı olduğunu, hatalı hukuki tavsif sonucunda tüm tanıkları ile mahalli bilirkişiler dinlenmeden karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "çekişmeli taşınmaz şerh sahibine satıldığı ve bu nedenle tapu kaydının oluşumunda bir yolsuzluk bulunmadığı, öte yandan 6292 ... Kanun gereğince satılarak üçüncü kişi adına tescil edilen taşınmaza yönelik eldeki davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki nedenlere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü kişiler adına tapuya tescil edilmesinden sonra tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın dinlenme olanağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 ... Kanun'un 6 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Ancak dava 6292 ... Kanun uyarınca oluşan tapu kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, tapu kaydının dayanağı idari işlem idarece geri alınmadıkça ya da idari yargıda iptal edilmedikçe eldeki davanın görülebilirlik şartı bulunmadığı gibi davanın dinlenme olanağının da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması karşısında; İlk Derece Mahkemesince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olup, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmekte ise de söz konusu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan AÜTT gereği hesaplanan 64.682,22 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine, "Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!