WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/165 E.  ,  2023/2806 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı Hazinenin gerçek kişilere yönelik davasının reddine, davalı Belediyelere yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde, eski 37 parsel sayılı taşınmaz 2680 m2 yüzölçümü ile zeytinlik vasfı ile davacı Hazine adına kayıtlı iken, uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen uygulama kadastrosu tutanağı ile, yeni 106 ada 9 parsel numarası ile 2579,01m2 yüzölçümü ile tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 106 ada 9 (eski 37) parselin Hazineye ait olduğunu; sahada yapılan güncelleme kadastrosu neticesinde yüzölçümünün azaldığını, Hazine parselindeki azalışın, anılan taşınmaz sınırında bulunan başka bir Hazine parselindeki artış ile, davalı gerçek kişilere ait 106 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki artıştan kaynaklanmış olabileceğini belirterek, güncelleme kadastrosunda yapılan hatanın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı gerçek kişiler aşamalardaki beyanlarında; davacı Hazineye ait taşınmaz ile kendi taşınmazları arasında taş duvarların olduğunu, taşınmazlarını öteden beri bu taş duvarları sınır kabul ederek kullanageldiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

2.Davalı ... vekili ile davalı ... Belediyesi vekili aşamalardaki beyanlarında, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı Hazinenin gerçek kişilere yönelik davasının reddine, davalı Belediyelere yönelik davanın kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 106 ada 9 (eski 37) parselin haritacı bilirkişi raporunda belirtilen şekil, ölçü ve koordinatlarla 2.737,82 m2 olarak güncelleme kadastrosunun tespit ve tapuya tesciline davalı 106 ada 10 (eski 43) parselin güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline, davalı 106 ada 11 (eski 508) parselin güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Belediye yönnüden husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken, müvekkili Belediye yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi ile daha önce yapılmış olan kadastro çalışmalarının, tesis kadastrosu sırasında yapılan ölçüm, çizim ve hesaplama hatalarının giderilmesi için yapıldığını, bu çalışmalarda teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesinin amaçlandığını, davaya konu yerde de yapılan çalışmalar sonucu bazı parsellerde farklılıkların oluştuğunu, davaya konu parselde yüzölçümü düşmesinin sebebinin müvekkili belediye olmadığını, müvekkili Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olan bir taşınmaza fazlalık yazılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yenilenen kadastro çalışmalarının sonucunu müvekkili Belediyeye yüklemenin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin, davaya konu taşınmazın kenarında bulunan dere ve yolun kadimden beri aynı şekilde olduğunu ve değişmediğini söylediklerini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına uygun, bilimsel ve teknik veriler içeren, denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın davalı gerçek kişiler yönünden reddine, davalı belediyeler yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; infazda tereddüte neden olmayacak şekilde, "dava konusu yeni 106 ada 9 (eski 37) parsel sayılı taşınmazın uygulama (güncelleme) kadastrosu tespitinin iptaline" karar verildikten sonra, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarihi de gösterilmek suretiyle, uygulama kadastrosu sırasında yolda bırakılan ve hükme esas bilirkişi raporu ve eki krokide A harfi ile gösterilen 158,81 m2'lik kısmın, yoldan çıkartılarak, yeni 106 ada 9 parsel sayılı davacı Hazine parseline eklenerek, yeni 106 ada 9 sayılı Hazine parselinin 2.737,82 m2 yüzölçümü ile tespit ve tesciline karar vermek gerekirken, uygulama (güncelleme) kadastrosu tespitinin iptali yönünde hüküm kurulmadan, doğrudan tespit ve tescil hükmü kurulmasında; yine hükme esas alınan fen heyeti bilirkişilerin raporlarının tarihinin ve yoldan alınarak davacı Hazine parseline eklenmesine karar verilen kısmın, infazda tereddüte neden olacak şekilde, hükümde açıkça gösterilmemesi nedeniyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına davacı Hazinenin gerçek kişilere yönelik davasının reddine, davalı Belediyelere yönelik davasının kabulü ile;

"... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 106 ada 9 (eski 37) parsel sayılı taşınmazın uygulama (güncelleme) kadastrosu tespitinin iptali ile; 28.06.2021 havale tarihli fen bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporunda ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen ve uygulama (güncelleme) kadastrosunda yolda bırakılan 158,81 m2 lik kısmın yoldan alınarak, 106 ada 9 (eski 37) parsele eklenmesine;

... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 106 ada 9 (eski 37) parsel sayılı taşınmazın sonuç itibariyle, 2.737,82 m2 yüzölçümü ile tespit ve tesciline;

... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 106 ada 10 (eski 43) ve 106 ada 11 (eski 508) parsel sayılı taşınmazların uygulama (güncelleme) kadastrosundaki tespit gibi tapuya tescillerine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında yapılan işlemlerin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.