WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/1576 E.  ,  2023/2909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2009/1034 E., 2016/94 K.
KARAR : Asıl dosyada davanın reddine, birleşen dosyalarda davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosyada davanın reddine, birleşen dosyalarda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosyada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 191 ada 9 parsel ... 4.068,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... ... ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, ... ve ... ile ...'nın kadastro komisyonuna itirazı üzerine, ...'nın itirazının reddine, ... ve ...'nun itirazın kabulü ile kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın ... ... ve ... ... adına tespitine karar verilmiştir.

2. Asıl dosyada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli 191 ada 9, 201 ada 18 ve 25 parsel ... taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, bu taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğunu bu nedenle tespitlerin iptali ile taşınmazların kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, 13.08.2014 tarihli keşifte; 201 ada 18 ve 25 parsel ... taşınmazlara yönelik davadan feragat etmiştir.

3. Birleşen 2009/1199 Esas ... dosyada davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; çekişmeli 191 ada 9 parsel ... taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, yapılan tespitin hatalı olduğunu, dava konusu yerin kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, dava konusu yerin tespitinin iptali ile kendileri adına tapuya tescilini istemişlerdir.

4. Birleşen 2009/1039 Esas ... dosyada davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli 191 ada 9 parsel ... taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, bu yerin davalılarla bir ilgisinin olmadığını kendisine ait olduğunu ileri sürerek, dava konusu yerin tespitinin iptali ile kendisi adına tapuya tescilini istemiştir.

5. Birleşen 2009/1039 esas ... dosyada asli müdahil ... talep dilekçesinde; 02.02.1962 tarihli 11 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ..., ..., ..., ... ve ..., 25.11.2011 tarihli celsede; davayı kabul etmişlerdir.

2. Davalı ... ile ... 16.04.2010 tarihli celsede; çekişmeli 191 ada 9 parsel ... taşınmazın dedelerine adına tapuda kayıtlı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli ve 2009/1034 Esas, 2016/94 Karar ... kararı ile; asıl dosyada davacının 201 ada 18 ve 25 parsel ... taşınmazlara yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, taşınmazlara ait kadastro tespitlerinin iptali ile tespit malikinin mirasçıları adına payları oranında tesciline, "Şubat 1962 tarih 6 ve 9 numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığı,tapu kaydında davacılar ..., ... ve ...'in hisselerinin bulunduğu" gerekçesiyle asıl dosyada 191 ada 9 parsel ... taşınmaza yönelik davanın sübut bulmadığından reddine, birleşen 2009/1199 Esas ... dosyada davacı ...’in davasının kabulüne, davacı ...’in davasının reddine, birleşen 2009/1039 esas ... dosyada davacı ...’nın ve asli müdahil ...’in davasının kabulüne;çekişmeli 191 ada 9 parsel ... taşınmazın 02.09.2009 tarihli kadastro komisyon kararının iptaline taşınmazın "..." vasfı ve kadastro tutanağındaki yüzölçümü ile tamamı 3.788.962.265.088.000 hisse kabul edilerek; ..., ... ve ... ile ... ve ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosyada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle ; Her ne kadar 201 ada 18 ve 25 parsel ... taşınmazlar yönünden müvekkilince keşifte davadan feragat edilmiş ise de keşifte müvekkilinin vekili tarafından temsil edilmediğini, keşif sırasında 86 yaşında olan müvekkilinin feragat beyanının geçerli olmayacağını, bu taşınmazlar yönünden gerçek malikin tespit edilmesi gerektiğini, dosyada yer alan şematik tapu kaydına bakıldığında 1920 tam hisseden 960 hissesinin kararda dikkate alınmadığını, ... ... adına olan hisseye değinilmediğni, buradaki hisseler yok edilerek taşınmazın tamamının daha az hisselere sahip olan diğer davacılara tescil edildiğini, müvekkilinin her ne kadar soyadı ... olsa da aile isimlerinin ... olduğunu, müvekkil ve murislerinin burada hak ve hisseleri olduğunu ispatlayan mahalli bilirkişi beyanlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın birleşen dosyada davacıların dayandığı tapu kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Asıl dosyada davacı ... vekilinin çekişmeli 201 ada 18 ve 25 parsel ... taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyada davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Asıl dosyada davacı ... vekilinin çekişmeli 191 ada 9 parsel ... taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, birleşen dosyalarda davacıların dayandığı, Şubat 1962 tarih 6 ve 9 numaralı tapu kayıtlarına itibar edilerek, yazılı şekilde birleşen dosyalarda davacılar ..., ... ve asli müdahil ...'in davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Asıl dosyada davacı taraf, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, birleşen dosyalarda davacılar ve asli müdahil taraf, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış ve taşınmazın adlarına tescilini istemişler, Mahkemece Şubat 1962 tarihli 6 ve 9 numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsadığı,tapu kaydında davacılar ..., ... ve ...'in hisselerinin bulunduğu kanaatiyle birleşen dosyalarda davacılar ..., ... ve asli müdahil ...'in davasının kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki Mahkemece, yöntemince tapu kayıt uygulaması ve zilyetlik araştırması yapılmamıştır. Mahallinde yapılan keşifte dayanak tapu kayıtları tek tek okunup, mahalli bilirkişilerden sorulmamış, çekişmeli 191 ada 9 parselin "... yolu" mevkiinde bulunması ve dayanak Şubat 1962 tarihli 6 ve 9 tapunun "Hane civarı" mevkiine ait olması nedeniyle ,çekişmeli taşınmazın hangi mevkii de bulunduğu hususuna açıklık getirilmemiştir. Kaldı ki ; dayanak tapuların geldisi T.Evvel 1296 tarih 249 ve 253 sıra numaralı tapuların gittileri olan 18 Şubat 1962 tarih 43 ve 46 sıra numaralı, 1966 tarihli 60 ve 63 sıra numaralı tapular ile Şubat 1962 tarihli 11 sıra, 18 Şubat 1944 tarih 44 ve 46 sıra numaralı tapu kayıtları dosyada yer almadığından Dairemizce fen bilirkişi raporunun ve dosyada yer alan pay hesap tablosunun denetimi yapılamamıştır. Öte yandan tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybedip kaybetmediği hususu da karar yerinde tartışılmamıştır. Mahkemece aldırılan 21.08.20214 tarihli bilirkişi raporunda, Şubat 1962 tarihli 6 ve 9 sıra numaralı tapu kaydının 191 ada 9 parseli kapsadığı belirtilmiş ise de, dayanak tapu kaydının mevkiisinin uyup uymadığı, dayanak tapu kaydı hududunda bulunan 191 ada 13,14 ve 15 parsel ... ... vasıflı taşınmazların neden harman olarak kabul edildiği açıklanmamış, dayanak tapuda "değirmen" olarak gösterilen hudut üzerinde durulmamıştır. Keza, dayanak Şubat 1962 tarihli 6 ve 9 sıra numaralı tapu kaydında malik ... ... ve ... olup davacı ... da aile isimlerinin ... olduğunu belirtmesine karşılık bu husus üzerinde de durulmadığı anlaşılmıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonucu varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, birleşen dosyalarda davacıların dayandığı Şubat 1962 tarihli 6 ve 9 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ve tüm oluşum belgeleri, dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tutanakları ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri ve revizyon gördüğü taşınmazlar getirtilmeli; bundan sonra, mahallinde, yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, 3402 ... Kanun'un 20 nci maddesi hükmü uyarınca davacıların dayandığı tapu kaydının dayanağı harita mevcut ise, yerel bilirkişi yardımı ve uzman teknik bilirkişi eliyle yöntemince yerine uygulanmalı, uygulama yapılırken haritası bulunan kayıtlarının kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirleneceği gözetilmeli, haritası bulunmayan kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı; varsa ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının, kök tapu kaydının içinde aranmasının zorunlu olduğu düşünülmeli, davacının dayandığı tapu kaydının kök kaydı uygulanarak kök tapu kaydı ve sonrasında tüm ifraz tapu kayıtları okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; taşınmazın tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli; teknik bilirkişiden, tapu kayıtlarının varsa revizyon gördüğü parsellerin de dikkate alındığı ve kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kayıtlarının sınır denetiminin yapıldığı ve kayıtların kapsamlarının kesin olarak gösterildiği keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı; davacı ...'ın "..." ailesinden geldiğine ilişkin beyanı kapsamında açıklama yapması istenerek , "..." ailesinden gelip gelmediği araştırılarak hükme esas alınan tapu kaydından gelen bir hakkının bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. 201 ada 18 ve 25 parsel ... taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının yukarıda (IV.C.3.1.) nolu bentte yazılı nedenlerle reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2. 191 ada 9 parsel ... taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının yukarıda (IV.C.3.2.) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.