WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/1462 E.  ,  2024/4119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/48 E., 2022/14 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine 03.08.2022 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar, davacı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile, Rize ili İkizdere ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 8, 125 ada 11 ve 128 ada 28 parsel sayılı sırasıyla 1.538,66; 3.960,41 ve 959,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 125 ada 8 parsel sayılı taşınmaz 1/2 payları oranında ... ve ... ; 125 ada 11 parsel sayılı taşınmaz, ... adına ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmaz ise, ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; Rize ili İkizdere ilçesi ... Köyü 125 ada 11 parsel sayılı taşınmazın murisi ...'ye ait olduğu halde ... adına tespit edildiğini ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın muris ... mirasçıları adına tescilini istemiştir.

Birleşen dava dosyasında, davacılar ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; Rize ili İkizdere ilçesi ... Köyü 125 ada 8, 11 ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmazların köy halkının müşterek yerleri olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tescilini talep etmişler; iş bu dava dosyasının yargılaması sırasında İkizdere kadastro Mahkemesinin 08.05.2007 tarihli ve 2007/267 Esas, 2007/157 Karar sayılı kararı ile "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilip, bu kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.01.2008 tarihli ve 2008/172 Esas, 2008/1 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine çekişmeli taşınmazlara yönelik davanın yargılamasına İkizdere Kadastro Mahkemesi'nin 2008/117 Esas sayılı dava dosyasında devam edilmiş ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava, tefrik üzerine İkizdere Kadastro Mahkemesinin 10.02.2011 tarihli ve 2010/40 Esas, 2011/24 Karar; 125 ada 8 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava ise, İkizdere Kadastro Mahkemesinin 10.02.2011 tarihli ve 2008/117 Esas, 2011/30 Karar sayılı kararı ile eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir.

Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 125 ada 8 parsel sayılı taşınmazın murisi ... 'e ait olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın murisi adına tescilini talep etmiştir.

Müdahil davacı ... ise, keşif sırasındaki müdahale isteminde; çekişmeli 125 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının murisi ... 'e ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile muris adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, "... davacı ..., ... ve ...'nun çekişmeli 125 ada 8, 11, 128 ada 28 parsel sayılı taşınmazların mera olduğu iddiasıyla köy tüzel kişiliği adına tescilleri istemi ile dava açmış olmakla birlikte, meraların mülkiyetinin Hazineye yararlanma hakkının ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, dolayısı ile taşınmazların mera olduğu iddiası ile dava açma hakkının Hazine ve ilgili tüzel kişiliğe ait olduğu, bu nedenle davada aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı, davacı ... ve müdahil davacıların davası yönünden ise, çekişmeli 125 ada 8 ve 11 parsel sayılı taşınmazların ...'ye ait olup, tespit tarihine kadar bu kişi ve mirasçıları yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği ve ölümünden sonra mirasçıları arasında bir taksim söz konusu olmadığı..." gerekçesi ile verilen, davacı ...'nun davasının kabulüne, müdahil davacılar ... ile ...'ın davalarının ayrı ayrı reddine, davacılar ..., ... ve ...'nun 125 ada 8, 11 ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davalarının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, çekişmeli 125 ada 8 ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 125 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tesciline ilişkin hükmün, davacı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilip, İlk Derece Mahkemesinin 03.08.2022 tarihli ek kararı ile temyiz isteğinin reddine karar verilmesi üzerine iş bu ek karar, davacı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi hükmüne göre yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 432 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre Kadastro Mahkemelerinde temyiz süresi 15 gündür. Yine aynı Kanun'un 162 nci maddesinde müddetin son gününün tatil gününe tesadüf etmesi halinde müddetin ertesi gün biteceği belirtildiği gibi, 6100 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinde de, sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, sürenin tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biteceği, aynı kanunun 445 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında ise elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceği düzenlenmiştir.

Somut olayda, gerekçeli karar davacı ... ve ... vekillerine 09.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından 25.07.2022 tarihinde temyiz edilmiştir.

Hükmün tebliğ edildiği 09.07.2022 tarihine göre temyiz isteminde bulunulacak son tarih 24.07.2022 tarihi olmakla birlikte bu tarih resmi tatil günü olan pazar gününe isabet ettiğinden, hükmün bir sonraki gün olan 25.07.2022 tarihinde gün sonuna kadar temyiz edilebileceği anlaşılmaktadır. Şu halde, sözü edilen hüküm, iş bu tarihte temyiz edildiğine göre, temyiz isteği süresinde olup, 03.08.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

1. Davacı ... ve ... vekilleri'nin çekişmeli 125 ada 8 ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... ve ... vekilleri'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davacı ... ve ... vekillerinin çekişmeli 125 ada 11 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmeilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ... ve ... vekilleri'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.
Ne var ki, hüküm yerinde çekişmeli 125 ada 11 parsel sayılı taşınmazın isim ve pay oranları gösterilmek sureti ile ... mirasçıları adına tesciline ilişkin hüküm tesis edilirken, hükme esas alındığı anlaşılan Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.03.2009 tarihli ve 2009/87 Esas, 2009/87 Karar sayılı veraset ilamına göre "504" payı bulunan ...'ın hüküm yerinde gösterilmeyip, bu nedenle de pay - payda eşitsizliğine neden olunduğu, bir diğer ifade ile de infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmakta olup, bu husus isabetsiz ve hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı ... ve ... vekillerinin çekişmeli 125 ada 8 ve 128 ada 28 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile bu taşınmazlara ilişkin temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davacı ... ve ... vekillerinin, çekişmeli 125 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının yukarıda (2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;

Davacı ... ve ... vekillerinin, çekişmeli 125 ada 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2.b) numaralı bentte yazılı nedenlerle ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "...0189 payının ... oğlu 1995 D'lu ......" ibaresinden sonra gelmek üzere "... 504 payının Muhammet kızı 1964 D'lu ......" ifadesinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.