8. Hukuk Dairesi 2023/1365 E. , 2024/4147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/9 E., 2022/115 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca davalı ...'in talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında Gazipaşa ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... adına kayıtlı olan 246 parsel sayılı 688,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 593,29 metrekare yüzölçümlü, tapuda davacı ... ve davalı ... adlarına paylı olarak kayıtlı olan 248 parsel sayılı 2.263,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2.402,23 metrekare yüzölçümlü, tapuda davalı ... adına kayıtlı 250 parsel sayılı 8.813 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 9.009,34 metrekare yüzölçümlü, tapuda davalılar ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olan 254 parsel sayılı 813,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 676,82 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiş, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlarda uygulama kadastrosu yapılmış, eski 246 parsel 101 ada 41 parsel numarasıyla 593,36 metrekare; eski 248 parsel 101 ada 51 parsel numarasıyla 2.236,17 metrekare; eski 250 parsel 101 ada 36 parsel numarasıyla 9.011,93 metrekare; eski 254 parsel 101 ada 42 parsel numarasıyla 667,16 metrekare yüzölçümüyle tapuya tescil edilmişlerdir.
Davacı ..., düzeltme işlemi sırasında kendisine ait taşınmazların yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 250 ve 254 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açmıştır.
Gazipaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2016/2081 Esas 2018/6583 Karar sayılı ilamı ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2018 tarihli ve 2016/2081 Esas 2018/6583 Karar sayılı ilamı ile, ''... Somut olayda 41. madde işlemine ilişkin dava devam ederken, 22-A maddesi ile oluşturulan hukuki durum tapuya tescil edilmiş ise de, yukarıda anılan yönetmelik hükümleri ve olayın mahiyeti gereği 22-A maddesi uygulamasına ilişkin tutanakların kesinleşmesi de mümkün değildir. Hakkında kadastro tutanağı düzenlenen ve davalı olması nedeni ile tutanakları henüz kesinleşmeyen yer hakkında genel mahkemelerin değil Kadastro Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu kuşkusuzdur. Görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması zorunludur. O halde mahkemece davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması ve davalı taşınmazların tapu kaydına davalı şerhi verilip Kadastro Mahkemesinde yargılama yapılması gerekirken, görev konusu göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde yargılamaya devam edilip işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz...''olduğuna değinilmiştir.
Yine, eldeki davalı ... ve arkadaşları tarafından, eldeki davacı ... aleyhine, dava konusu 246 parsel sayılı taşınmazın kısmen tapu iptali ve tescili talepli davası, dava konusu uygulama tutanaklarının Kadastro Kanunun 27.maddesine göre Kadastro Mahkemesine devredilen dava dosyası ile birleştirilmiş, Kadastro Mahkemesi'nin 25.02.2021 tarihli kararı ile, karar verilmesine yer olmadığına, tutanakların olağan usulle kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 02.12.2019 tarihli ve 2019/5117 Esas 2019/7975 Karar sayılı ilamı ile, dava dosyalarının birleştirilerek yargılama yapılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararları üzerine, dava dosyaları birleştirilerek Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 1975, 2012 ve 2015 tarihli hava fotografları ve 2022 tarihli ortofoto haritaları davaya konu parseller üzerindeki değişimler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 1975 tarihli hava fotografi ile tesis kadastrosu köy içi sınırların yapımında kullanılan takeometri ölçüleri ile elde edilen sınırın (41 ve 42 ile 36 arası) uyumlu olduğunun anlaşıldığı, 1/2500 ölçekli çizilen Fotogrametrik Kadastro paftasının bu sınır yönü ile hatalı olduğu ve 2012, 2015 hava fotografları ve Mart 2022 tarihli Ortofoto haritada ise 101 ada 41 ve 42 parseller içerisinde yapı ve eklentilerin (Merdiven ve yarı açık otogaraj) 101 ada 36 parsel içerisinde olduğunun anlaşıldığı, Antalya ili Gazipaşa ilçesi, ... mahallesi davaya konu parsellerinde içinde yer aldığı, 3402 sayılı Kanunu'nun 22 nci maddesinin ile yapılan yenileme çalışmasının bu parseller yönü ile doğru olduğu, ilk kadastro paftası ile yenileme sonucu oluşan kadastro paftası ve ortofoto görüntülerinin çakıştırılması sonucu, yapılan uygulama kadastrosunda paftasına tersimatının doğru yapıldığı ve herhangi bir teknik hataya rastlanmadığı ve 1986 yılından günümüze kadar değişmeyen sabit sınırların bilirkişilerce keşifte ölçüldüğü ve pafta tersimatının 22/a uygulamasında doğru yapıldığının anlaşıldığı ve uygulama kadastrosu sırasında davacı taşınmaz aleyhine azalışın eski usul 1/2500 ölçekli takeometrik ölçüm yönteminden kaynaklandığı anlaşıldığından, davacının davasının reddi ile dava konusu Antalya ili Gazipaşa ilçesi, ... Mahallesi, yeni 101 ada 41(eski 246 parsel), yeni 101 ada 51 parsel(eski 248 parsel), yeni 101 ada 36 parsel(eski 250 parsel) ve yeni 101 ada 42 parsel(eski 254 parsel) sayılı taşınmazlarının uygulama tespitinin kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davacı - birleşen davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden asıl davacı - birleşen davalıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!