8. Hukuk Dairesi 2023/1347 E. , 2024/3986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/130 E., 2022/86 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ..., davalı Hazine vekili Avukat ... ve duruşma istemli olarak davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.05.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davalı Hazine vekili Avukat ... , davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... ve davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat ...’ın katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili davalı ... aleyhine açtığı ve Terme Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde, mevkii ve sınırlarını bildirdiği ve Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/157 Esas ve 1989/154 Karar sayılı dava dosyası arasında bulunan krokiye göre vekil edenine ait olduğu belirlenen 32000 m² yüzölçümlü bir parça taşınmazın öncesinin tarafların ortak miras bırakanı ...’a ait bulunduğunu, bu yerin mirasçılar tarafından düzenlenen 27.04.1992 tarihli taksim sözleşmesi uyarınca kendisi ile birlikte davalı ve dava dışı mirasçı ...’e bırakıldığını, taşınmazın daha sonra bu üç kişi arasında yapılan ikinci paylaşımda vekil edenine isabet etmesine rağmen; davalının Terme Kaymakamlığına başvurarak, taşınmazın 8 dönümlük kısmına elattığını haksız biçimde vekil edeni aleyhine men kararı verilmesini sağladığını ileri sürerek davalının haksız sataşmasının önlenilmesine, 32 dönümlük yerin vekil edenine ait olduğunun belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sonunda Mahkemece; davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.03.2009 tarihli ve 2008/6558 Esas, 2009/1174 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sırasında dava konusu alanda kadastro çalışması yapılması ve taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle davanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Terme Kadastro Mahkemesinin 2010/192 Esas sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 27.3.2014 tarihli ve 2014/1212 Esas, 2014/3659 Esas sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazların hangileri olduğunun tam olarak belirlenmesi, Hazine ve Orman İdaresinin de davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, delillerin toplanılarak gerçek hak sahibinin tespit edilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde; dava konusu 327 ada 4 parselin bazı bölümlerinin orman vasfında olduğu, dava konusu edilen 327 ada 7 ve 9 parsellere ilişkin olarak, davacılar vekilinin herhangi bir talepleri bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu, dava konusu edilen 327 ada 4, 5, 6, 7, 9 ve 336 ada 12 parsellerin evvelinde davacıların kök murislerine ait olduğu, babaları ...'ın 1977 yılında vefat ettiği vefatından sonra taşınmazların anneleri ...’nin çocukları aracılığıyla kullanılageldiği, ...'nin 1989 yılında vefat ettiği, ölümünden önce taşınmazları çocuklarına paylaştırdığı, bu taşınmazları ..., ... ve ...'e bıraktığı, dinlenen mahalli bilirkişiler ve diğer mirasçılarca bu durumun sabitlendiği, üç kardeşin kendi aralarında yaptıkları paylaşımla 5 ve 12 parseli ...'e verdikleri, 4 ve 6 parselin ... ile ...'e taksim ile düştüğü gerekçesiyle, davacıların ana davalarının kabulüne, birleşen davalarının reddine, 327 ada 7 ve 9 parsellere yönelik davalarının feragat nedeniyle reddine, dava konusu 327 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 16.08.2022 havale tarihli ek raporda 4DA ile işaretli (6.308,26 metrekare), 4DB2 ile işaretli (2.828,97 metrekare), 4FA ile işaretli (11.432,30 metrekare), 4FB2 ile işaretle (1.487,04 metrekare) kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına tespit ile tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 16.08.2022 havale tarihli ek raporda, 4DB1 ile işaretli (4.938,98 metrekare) kısmın parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile fındık bahçesi ve tarla vasfıyla ... mirasçıları adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 16.08.2022 havale tarihli ek raporda, 4/E ile işaretli (233,67 metrekare) kısmın parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile fındık bahçesi ve tarla vasfıyla ... mirasçıları adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 16.08.2022 havale tarihli ek raporda, 4FB1 ile işaretli (6.767,32 metrekare) kısım itibariyle ile 2 katlı Kargir ev ve fındık bahçesi ve tarla vasfıyla davalı ... mirasçıları adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tutanağında açık olan malik hanesinin ... oğlu ... olarak doldurularak, ... oğlu ... adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, 16.08.2022 havale tarihli ek raporlarında, 6/D ile işaretli (176,32 metrekare) kısmın parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile çam fidanlığı vasfında davalı ... mirasçıları adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, 16.08.2022 havale tarihli ek raporda, 6/E ile işaretli (2.659,08 metrekare) kısım itibariyle ile çam fidanlığı vasfıyla davacı ... mirasçıları adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tutanağında açık olan malik hanesinin ... oğlu ... olarak doldurularak, ... oğlu ... adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 327 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tutanağında açık olan malik hanesinin ... oğlu ... olarak doldurularak, ... oğlu ... adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 336 ada 12 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tutanağında açık olan malik hanesinin ... oğlu ... olarak doldurularak, ... oğlu ... adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "Taşınmazlar üzerindeki muhdesatların sahipleri, malikleridir." şerhinin düşülmesine karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ..., davalı Hazine vekili Avukat ... ve davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve diğerleri vekili, davalı Hazine vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenlerden davacılar ve davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!