8. Hukuk Dairesi 2023/1227 E. , 2024/4041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1608 E., 2022/3134 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 E., 2021/318 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... Hamambaşılığı Vakfı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
1953 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında İstanbul ili Beyoğlu ilçesi Sütlüce Mahallesi çalışma alanında buluna dava konusu 1844 ada 28 parsel numaralı taşınmazın bahçeli ahşap Sinavi Hane vasfında Türkiye Hamambaşılığı adına tespit gördüğü, kadastro postası tarafından taşınmaza yönelik Hamambaşılıktan ispata medar olacak bir ferman veya temessük kaydı ibraz edilmediğinden keyfiyetin meskur Hamambaşılıktan sorulduktan sonra alınacak cevaba göre yapılması daha uygun olacağı kanaati ile Komisyona sunulduğu, Komisyonca ise "... Bu yerin Musevi Eşhasa ait bahçeli ahşap Sinavi Hane olduğu anlaşılmakta ise de tasarrufa medar bir vesaik ibraz edilmediği gibi bu kabil azınlıklara ait cemaatlerin hükmi şahsiyetlerinin tanındığına dair vekiller heyeti kararı henüz tebliğ edilmemiş bulunduğundan buna dair esaslı vesaikin ibrazı ve şahsi hükmiyenin kabulünde gereken işlem yapılmak üzere malik hanesinin boş bırakılmasına sair evsafının tespitine karar verildi." gerekçesiyle dava konusu taşınmazın idari işlem ile malik hanesinin açık bırakıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın "Eşhas-ı Hükmiyenin Emvali Gayrimenkuleye Tasarruflarına Mahsus Kanunu Muvakkat"ın yürürlüğe girmesinden sonra dava konusu taşınmazın Defter-i Hakkaniye kaydının yapıldığını ve davacıya ait olup Musevi İbadethanesi olduğunu, kadastro tespitinde de niteliğinin Sinavi olarak belirlendiğini, bu nedenle taşınmazın Türkiye Hamambaşılığı Vakfı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesine yöneltilen davaların pasif husumet yokluğundan reddine, Hazineye yöneltilen davanın esastan kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı vakıf adına tesciline karar verilmiş; hükmün davacı ... Hamambaşılığı Vakfı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesinc; dava konusu taşınmazla ilgili kadastro tespitinden önce mahalli hukuk mahkemelerinde derdest davanın bulunmamasına, kadastro komisyonu tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinde tanımlandığı şekilde kadastro tutanağının kadastro mahkemesine devredilmesine ilişkin bir karar bulunmamasına, taşınmazın malik hanesinin açık bırakılmasına sebep olacak bir hukuki durumun olmamasına, 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'nun (2613 sayılı Kanun) 22 nci maddesine uygun şekilde komisyon tarafından kadastro işleminin tamamlanmamış olması ve Vekiller Heyeti Kararının beklenmesi nedeniyle karar gelinceye kadar malik hanesinin açık bırakıldığı, ilan yapılmadığı anlaşıldığından, Mahkemece kadastro tutanağının, kadastro işlemlerinin olağan usule göre tamamlanıp mülkiyet sütununun doldurulması için Kadastro Müdürlüğü'ne göndermesi gerekirken işin esasına girerek karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile; davacı vakıf vekilinin, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2020/10 Esas ve 2021/318 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
Davanın yeniden esasıyla ilgili olarak;
Dava konusu İstanbul ili Beyoğlu ilçesi Sütlüce mahallesi 1844 ada 28 parsel sayılı taşınmaza yönelik kadastro işleminin tamamlanmadığı anlaşıldığından, olağan usullere göre kadastro işlemlerinin tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; iş bu karar davacı ... vekili ve davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 1953 tarihinde, 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, bu yerin Musevi Eşhasa ait bahçeli ahşap Sinavi Hane olduğu anlaşılmakta ise de tasarrufa medar bir vesaik ibraz edilmediği gibi bu kabil azınlıklara ait cemaatlerin hükmi şahsiyetlerinin tanındığına dair vekiller heyeti kararı henüz tebliğ edilmemiş bulunduğundan buna dair esaslı vesaikin ibrazı ve şahsi hükmiyenin kabulünde gereken işlem yapılmak üzere malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiştir. 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi, Kanunun yürürlüğünden önce düzenlenmiş tapulama tutanakları ve kadastro beyannameleri ile verilmiş komisyon kararlarının geçerliliğini koruyacağı ve süresi içinde itiraz durumunda 3402 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmünü amirdir. Ayrıca, 3402 sayılı Kanun'un 10/4 üncü maddesinde de, "Aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamayan veya çözümü kanunlarla mahkemelerin takdirine bırakılan konular, kadastro komisyonu tarafından gerekçe gösterilmek suretiyle tutanak ve ekleriyle birlikte kadastro mahkemesine devredilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenlemeler dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; 2613 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, Kanun hükümlerine aykırı olarak, çekişmeli taşınmaz hakkındaki kadastro işleminin usulünce tamamlanmadığı ve malik hanesi boş bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; kadastro işlemleri tamamlanmadan malik hanesi boş bırakılan dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş olması doğru olduğundan; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70'şer TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!