WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/1226 E.  ,  2024/4249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2630 E., 2022/3128 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/20 E., 2021/47 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, Tekirdağ ili Çorlu ilçesi ... Köyü/Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı şirket adına kayıtlı bulunan eski 2189 parsel sayılı 14.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 139 ada 101 parsel numarasıyla ve 14.080,00 metrekare yüzölçümlü olarak davacı adına tespit edilmiştir.
Davacı şirket vekili, vekil edeni adına kayıtlı olan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesine dayalı yenileme çalışmaları sonucunda yüzölçümünün azaldığını belirterek, taşınmazın yüzölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın sınırlarının doğru olarak uygulamada belirlendiği, dava konusu parsel sınırında her hangi bir değişiklik söz konusu olmadığı, 1970 yılı hava fotoğrafı sınırları ile uyumlu olan ve herhangi bir ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatası bulunmayan kesinleşmiş tesis kadastro paftası esas alınması gerektiği, 3402 sayılı Kanun'un 22-a uygulamasının da bu sınırlara göre yapılması sonucu yönetmeliklerine uygun olarak uygulama kadastro çalışmasının yapıldığı, HGK'nin 22.03.2017 tarihli ve 2017/16-470 Esas, 2017/544 Karar sayılı içtihadı ve içeriği dikkate alındığında; alının rapor sonucu davacıya ait taşınmazın fiili sınırları, tesis kadastrosu sınırları ve uygulama kadastrosu sınırlarının incelendiği, uygulama öncesi ve sonrası alanlarında meydan gelen farklılıkların ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yöntemin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı bu durumda davacı aleyhine sınırında değişiklik olan komşu parsel maliki bulunmadığı ve davaya dahil edilecek parsel maliki olmadığı gerekçeleri ile, davacı tarafından davalı aleyhine açılan uygulama kadastro tespitinin iptaline yönelik davanın reddine, dava konusu Tekirdağ ili Çorlu ilçesi Önerler Mahallesinde bulunan (Eski 2189) yeni 139 ada 101 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümü ile tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi esastan reddedilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.