WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/1224 E.  ,  2023/4119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/925 E., 2022/3035 K.
KARAR : Davacılar vekilinin Başvurusunun Reddi,
Davalı Hazine vekilinin Başvurusunun Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/50 E., 2020/264 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Orman tahdidi yapılan ... Köyü 211, 212, 213, 214, 215 sayılı orman parselleri hakkında, Orman Bölge Müdürlüğünün 15.06.1995 tarihli yazısı ile parsellerin birleştirilerek Reşadiye Devlet Ormanı olarak tapuya tescilinin istendiği, bunun üzerine parsellerin birleştirilerek 226 parsel olarak tapuya tescil edildiği, 14.10.1986 tarihli tescil bildirimi ile hiç orman olarak sınırlandırılmadığı halde orman olarak tapuya tescil edilmiş alanların hali arazi olarak Hazine adına tescil edildiği, bu sırada 248 sayılı parsel sayılı taşınmazın da aynı şekilde hali arazi olarak ifrazen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.

2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Köyü 248 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan yaklaşık 2100 metrekare yüzölçümündeki taşınmazda davacıların kadimden beri zilyetliği bulunduğunu, taşınmaz üzerinde meyve ağaçları olduğunu, taşınmazın orman niteliğinde olmayıp tarım arazisi niteliğinde olduğunu, 1972 yılında yapılan tapulama çalışmalarında sehven tapulama dışı bırakıldığını, 1996 yılında yapılan kadastro sırasında sehven 2/B şerhi verildiğinin kadastro müdürlüğü yazısı ile sabit olduğunu, orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakılan yerde kaldığını, zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar lehine oluştuğunu ileri sürerek 248 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2016 tarihli ve 2016/159 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararı ile davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/2018 Esas, 2017/2167 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2016 yılında yeniden orman kadastrosu yapılması ve taşınmazın orman tahdidi dışında bırakılmasına dayanarak davacıların eldeki davayı açmalarına göre kesin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş; kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2018/50 Esas, 2020/264 Karar sayılı kararı ile dava konusu parselin evveliyatının Reşadiye Devlet Ormanı vasfındaki 226 parsel olduğu, dava konusu parselin değişiklik beyannamesi ile bu parselden müfrez parsellerden biri olduğu, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dış ına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası gereğince düzeltme yapıldıktan sonra yeniden eldeki davanın açıldığı, Mahkemenin 2002/501 Esas, 2004/432 Karar numaralı kesinleşen ilamı kapsamı ve bu dosya içerisindeki Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ve onama kararları kapsamına göre dava konusu parselin saptanan niteliklerine göre orman olduğu, 1972 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak kadastro dışı bırakıldığı ve böylece evveliyatı orman olan taşınmazların mülkiyetinin zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın kesin hüküm mevcut olmadığı gerekçesi kaldırılması üzerine yargılama yapıldığını, ancak sonrasında verilen karar içeriğine göre davanın yine kesin hükümden reddedildiğini, dava konusu taşınmazın orman dışı açıklık alanda kaldığının bilirkişilerce tespit edilmesine rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın tamamen özel mülkiyete konu parsellerle çevrili olduğunu, komşu parseller incelenmeden karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devlet ormanı olduğunu, zamanaşımı ile iktisabının mümkün olmadığını, özel mülkiyete konu olamayacağını, kesinleşmiş yargı kararına aykırı olarak idari merciler tarafından yeniden işlem tesis edilemeyeceğini, kesinleşmiş yargı kararları gerçek ve tüzel kişileri bağlayıcı olduğunu, dava konusu taşınmaz için kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan red kararı verilmesinin gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6292 sayılı Kanun'un 11 inci Maddesinin 10 uncu fıkrasına göre yapılan çalışmaların kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş orman haritalarındaki teknik hataların tespiti ve düzeltilmesine ilişkin bir çalışma olup yeni bir orman kadastrosu olmadığı, işlemin yeni bir kadastro çalışması olduğunun hataen değerlendirildiği, davacıların aynı hukuki sebebe dayalı olarak yani, kadastro öncesi zilyetlik sebebine dayanarak taşınmazın adlarına tescili için açtıkları davada Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/501 Esas, 2004/432 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışında bulunduğu, orman bilirkişi raporuna göre orman niteliği taşımadığının belirlendiği, ancak mahkemece bilirkişi raporuna aykırı olarak davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesini yapan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/8934 Esas, 2004/13788 Karar sayılı ilamı ile eski tarihli belgelerde taşınmazın yeşil renkli orman olarak nitelendirilen alanda kalması ve bozma öncesi uzman bilirkişi raporlarının da aynı gün Dairede incelemesi yapılan ve birbirine yakın komşu olan 119, 248, 250 sayılı parsellerin üzerinde yer yer aşılı kestane, incir, titrek kavak ve yaşlı ... ağaçları bulunduğu, arazinin uzun yıllar işlenmediğinin bu haliyle eylemli orman olduğu belirlenen taşınmazın bu niteliği nedeniyle devletleşen ormanlardan olduğu, dava konusu parselin çevresinin dahi tahdidi kesinleşen eylemli orman olduğu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edilinilemeyeceği gerekçesiyle verilen kararın onanarak taşınmazın evveliyatının orman olduğuna yönelik ilamın kesinleştiği, söz konusu hükmün davacılar yönünden kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun), 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun).

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.