8. Hukuk Dairesi 2023/1186 E. , 2024/2551 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/6 E., 2022/47 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, duruşmalı inceleme talebiyle asli müdahil Araköy Muhtarlığı vekili duruşmasız olarak ... ile ... vekili Hazine vekili ... vd. vekili ... vekili Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra 16.04.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... , asli müdahil Araköy Muhtarlığı vekili Avukat ... ve asli müdahil ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Şırnak ili Merkez ilçesi Bahçeli Mahallesi, ... Köyü köy altı mevkiinde bulunan 103 ada 1 parsel sayılı 17.5426,30 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Aynı köyde bulunan 105 ada 1 parsel mera vasfı ile, 105 ada 2, 3, 11, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 30, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 parsel sayılı taşınmazlar ise tarla vasfı ile tespit edilmiş,zilyet olan kişiler edinme sebebine yazılarak davalı olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmış ve tutanak asılları kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Davacı ..., ... ve ... birleşen dosyalara sundukları dava dilekçelerinde özetle; Araköy köyündeki 103 ada 1 sayılı parsel sayılı taşınmazların murislerinden kaldığı ,uzun senelerdir taraım arazisi olarak kullanıldığını belirterek adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Birleştirilen Şırnak Kadastro Mahkemesinin 2013/26 Esas sayılı davanın davacısı Orman İdaresi dava dilekçesinde özetle; 103 ada 1 sayılı parselin kuzeyinde yer alan ve ekli krokide işaretlediği orman vasfında olduğunu belirterek bu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, “davacı ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, Şırnak ili Merkez ilçesi Araköy Köyü, 103 ada 1 sayılı parselin tesbit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından esasa, davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2017 tarihli ve 2015/10893 Esas, 2017/933 Karar sayılı ilamı ile; "orman idaresi tarafından açılan ve birleştirilen dosya hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği" gerekçesi ile sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sırasında,Araköy köyü tüzel kişiliği tarafından 105 ada 2,3,11,22,23,24,25,26,27,28,30,32,33,34,35,36,37,38 parsellerin köyün merası olduğu iddiası ile, ... tarafından 105 ada 1 , ... ise 105 ada 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazların uzun yıllardır kendi zilyetlikleri altında bulunduğu iddiası ile davaya müdahale talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu;
"1-Asli Müdahil ...'ın Şırnak İli Merkez ilçesi Araköy Köyü 105 ada 37 ve 38 parseller yönünden açmış olduğu davanın reddine,
2-Asli Müdahil Araköy Köyü Tüzel Kişiliğinin açmış olduğu davanın reddine,
3-Davacı ..., ... ... yönünden Davanın Reddine;Araköy Köyü, 103 ada 1 nolu parselin tesbit gibi orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına Tapuya kayıt ve tesciline,
4-Asli Müdahil ...'ın Araköy Köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden açmış olduğu davanın reddine, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına tespit ve tapuya kayıt ve tesciline,
5-Birleşen 2013/26 Esas sayılı dosyada Davacı ... İdaresinin Davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
- 105 ada 2 nolu parselin 30.03.2022 havale tarihli krokide "A1 ve "B" harfleriyle gösterilen alanların orman niteliğiyle maliye hazinesi adına, "A2" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... adına,
- 105 ada 3 nolu parseli 30.03.2022 havale tarihli krokide "A" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... ve ... adlarına 1/4 pay oranında "B" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
-105 ada 11 nolu parselin 30.03.2022 havale tarihli krokide "A" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... , ... adlarına , "B" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
-105 ada 22 nolu parselin susuz tarla vasfı ile ... adına
- 105 ada 23 nolu parselin susuz tarla vasfı ile ... adına
-105 ada 24 nolu parselin krokide "A" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... adına "B" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
-105 ada 25 nolu parselin krokide "A" harfiyle gösterilen alanın, ve orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 06.05.2022 havale tarihli krokide "B1" harfiyle gösterilen 1137,34 m2 lik alanın susuz tarla vasfı ile ... adına , "B2" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
-105 ada 26 nolu parselin 30.03.2022 havale tarihli krokide "A" harfiyle gösterilen alanın ve orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 06.05.2022 havale tarihli krokide "B1" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... adına "B2" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
- 105 ada 27 nolu parselin 30.03.2022 havale tarihli krokide "A" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... adına "B" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
- 105 ada 28 nolu parselin 30.03.2022 havale tarihli krokide "A" harfiyle gösterilen alanın susuz tarla vasfı ile ... "B" harfiyle gösterilen alanın orman niteliğiyle maliye hazinesi adına
- 105 ada 30, 32,33 , 34, 35, 36 , 37, 38 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle maliye hazinesi adına tespit ve tapuya kayıt ve tescillerine" karar verilmiş hüküm davacı ... İdaresi, müdahil ..., dahili davalı ... ve arkadaşları, davacı ... , asli müdahil ...,ve Araköy Köyü Tüzel Kişiliği ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la (5304 Sayılı Kanun) Değişik 4 üncü maddesine göre yapılıp kesinleşmeyen arazi kadastrosu vardır.
1.Davalı ... ve arkadaşları, müdahil ..., davacı ... ... ve ... ile müdahil Köy Tüzel Kişiliğinin 105 ada 1,103 ada 1, 105 ada 30, 32, 33, 34, 36, 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, Mahkemece orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilen 105 ada 1, 103 ada 1, 105 ada 30, 32, 33, 34, 35, 36, 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün bu parseller açısından ONANMASINA,
2. Davalı ... ve arkadaşları, ile asli müdahil köy tüzel kişiliğinin; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 105 ada 2 parselin A1-B, 105 ada 3 parselin B, 105 ada 11 parselin B,105 ada 24 parselin B, 105 ada 26 parselin B2, 105 ada 27 parselin B,105 ada 28 parselin B harfli kısımlarına yönelik temyiz itirazları bakımından;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, İlk Derece Mahkemesince orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 105 ada 2 parselin A1-B, 105 ada 3 parselin (B), 105 ada 11 parselin (B),105 ada 24 parselin (B), 105 ada 26 parselin (B2), 105 ada 27 parselin (B), 105 ada 28 parselin (B) harfli kısımlarının eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre bu parsellerin orman yapılan kısımlarına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Davalı Hazine, davacı ... İdaresi, asli müdahil Köy Tüzel Kişiliği, ... 'ın 105 ada 25 ve 105 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları bakımından;
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, söz konusu parseller bakımından usulünce taraf teşkili sağlanmamıştır. Şöyle ki; dava konusu 103 ada 1 parsel 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla Değişik 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, orman idaresi bu parseli çevresindeki bir kısım taşınmazlara kısmi ilan süresi içinde henüz kadastro tutanağı düzenlenmeden önce dava açmış olup, kadastro tespitinden önce dava açılmış olması sebebi ile dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının malik haneleri açık bırakılması ve bu tutanakların mahkemeye devredilmesi gerekmektedir.
3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesinin uygulanması gereken somut olayda, mahkemece taşınmazlara zilyet olduğu belirlenen kişiler davaya dahil edilerek öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, delillerinin toplanması ve resen araştırma ilkesi uyarınca gerçek haksahibi adına tescil hükmü kurulması gerektiği halde dava konusu 105 ada 25 parsel sayılı taşınmazın zilyedi olan ... oğlu ... ile 105 ada 35 parselin zilyedi olan ... kızı ...'in davada taraf olması sağlanıp delilleri toplanarak karar verilmesi gerekirken usuli eksiklik sağlanmaksızın hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Bu sebeple Davalı Hazine, davacı ... idaresi,asli müdahil köy tüzel kişiliği, ... 'ın 105 ada 25 ve 105 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parseller açısından bozulmasına sair hususların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,
4,Davalı Hazine, davacı ... İdaresi ve asli müdahil Köy Tüzel Kişiliğinin; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 105 ada 2 parselin (A2), 105 ada 3 parselin (A), 105 ada 11 parselin (A), 105 ada 24 parselin (A), 105 ada 26 parselin A-B1, 105 ada 27 parselin (A),105 ada 28 parselin (A) harfli kısımlarına ve 105 ada 22 ve 23 parsellerin tamamına yönelik temyiz itirazları bakımından;
İlk Derece Mahkemesince davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dava konusu 103 ada 1 parsel 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun'la Değişik 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında orman vasfı ile hazine adına tespit edilmiş, orman idaresi bu parseli çevresindeki bir kısım taşınmazlara kısmi ilan süresi içinde henüz kadastro tutanağı düzenlenmeden önce dava dilekçesine ekli haritada gösterilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek dava açmış,genel askı ilan süresi içinde 105 ada 1,2,3,11,22,23,24,25,26,27,28,30,32,33,34,35,36,37,38 parsel sayılı taşınmazların orman idaresi tarafından dava edilen parseller olduğu anlaşılmış ve kadastro tutanak asılları dosya içerisine alınmıştır.
Yargılama sırasında Araköy Tüzel kişiliği davaya asli müdahil olarak katılıp dava konusu taşınmazların köyün merası olduğunu iddia ettiği halde yöntemince mera araştırması yapılmamış ve taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı kesin olarak saptanmamış; taşınmazın niteliğine, kullanım durumuna, üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin şekline ve süresine ilişkin olarak somut verilere dayalı bilgi içermeyen ziraatçi bilirkişi tarafından hazırlanan zirai raporla yetinilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Ayrıca Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre orman sayılmayan yer olarak belirtilen kısımları bakımından bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulmuştur. Bilirkişinin hava fotoğraflarına göre orman sayılmayan yer olarak nitelendirdikleri bır kısım taşınmazlar hava fotoğrafında kapalı görünmesine rağmen bu husus açılayan bir bilirkişi raporu alınmamış, hava fotoğraflarını inceleyen orman ve jeodezi bilirkişiler bazı taşınmazları farklı harflerle göstermişler ve bi raporda "imar ihya tamamlandı" denilen kısımlar için diğer raporda "imar ihya tamamlanmadı" şeklinde açıklama yapılmış hüküm kurulurken bu çelişkiler de giderilmemiş, ziraat bilirkişi tarafından taşınmazların niteliği hususunda her bir parsel ayrı ayrı belirtilmek sureti ile üzerlerinde bulunan bitki örtüsü varsa ağaç ve yaşları, eğimleri, taşınmazların mera yada orman vasfında olup olmadıkları hususunda ayrıntılı rapor düzenlenmemiştir. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin tamamı taşınmazların bulunduğu köyden seçilmiş taşınmazları bilebilecek durumda olan komşu köydeki mahalli bilirkişiler dinlenmemiştir.
O halde taşınmazların bulunduğu yerde yetkili idarî merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Kanunlar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Kanun uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı mülkî amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, ve dosya bu şekilde keşfe hazır ... getirildikten sonra öncelikle mahkemece en eski tarihli ve kadastro tespitinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları, bu hava fotoğraflarından yararlanılarak üretilen memleket haritaları ve tüm taşınmazları bir arada gösterir kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilip, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir fen elemanı,bir jeodezi mühendisi ve üç ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi ve dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köylerden seçilen yerel bilirkişiler aracılığıyla mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle tek bir haritada tüm taşınmazların birlikte gösterileceği yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, bilirkişilere hava fotoğrafları ve dayanağı haritaları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, raporlarında taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, taşınmaz üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, ağaçların yaşları ve dağılımları ile ilgili açıklama yapmaları ve mera tahsisi yapılmışsa mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ve fen memuru yardımıyla her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, yetkili idarî merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tesbit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tesbit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, meraların 3402 sayılı Kanun'un 18/2 nci maddesi gereğince zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı, aynı Kanun'un 16/B maddesi gereğince özel siciline yazılması gerektiği düşünülmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin baskın olduğu ve zilyetlikle kazanılacak kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı yönünden uzman ziraatçı bilirkişiden rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp açıklattırılmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, zilyetlik tanıklarından; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, davalılar adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile Değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı parseller açısından; davalı ... ve arkadaşları, müdahil ..., davacı ... ... ve ... ile müdahil Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarının REDDİ ile bu bentte yazılı parseller açısından hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve arkadaşları, ile asli müdahil Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte yazan nedenlerle davalı Hazine, davacı ... İdaresi, asli müdahil Köy Tüzel Kişiliği, ... 'ın 105 ada 25 ve 105 ada 35 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının, (4) numaralı bentte yazan nedenlerle asli müdahil Köy Tüzel Kişiliğinin davacı ... İdaresi, davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (3) ve (4) numaralı bentte yazılı parseller açısından BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden ... ... ile ... Bayramdan alınmasına,
1053,25 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile artan 625,65 TL'nin ... ve arkadaşlarına iadesine,
85,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 342,40 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden Araköy Köyü Muhtarlığına iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!