WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2023/1004 E.  ,  2023/6019 K.
"İçtihat Metni"

...
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1002 E., 2022/798 K.
DAVACI - BİRLEŞEN DOSYA
...
...
...
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/35 E., 2021/13 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, 2019/35 Esas ... asıl davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, birleşen 2019/36 Esas ... davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili, davalılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar ve asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Hazinenin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asli müdahil vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. ... ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında 3303 ... Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 ... Kanun) Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 2106 ada 2 ve 2116 ada 1 parsel ... sırasıyla 1150,50, 5294,01 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine, ''3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği, taşınmazın eşit paylarla ... ve müştereklerinin kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ada 1 parsel ... taşınmazın kimsenin zilyetliğinde bulunmadığını ileri sürerek, davalılar adına verilen kullanıcı şerhinin iptal edilmesini talep etmiştir.

3. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; miras yoluyla gelen hakka dayanarak, dava konusu 2116 ada 1 parsel ... taşınmazda 1/2 payı yönünden adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

4. Birleşen dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ada 2 parsel ... taşınmazın kimsenin zilyetliğinde bulunmadığını ileri sürerek, davalılar adına verilen kullanıcı şerhinin iptal edilmesini istemiştir.

5. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ada 1 ve 2106 ada 2 parsel ... taşınmazların beyanlar hanesindeki davalılar adına kullanıcı tespitine ilişkin kaydın düzeltilmesini ve tüm taşınmazlarda zilyetliğinde bulunan 1/2 payın kullanıcı hak sahibinin kendisi, diğer 1/2 sinin davalılar olduğunun tespiti ile beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili birleşen dosya yönünden sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... davacı Hazinenin açtığı dava yönünden sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların fiili kullanımlarında olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşif sırasında alınan beyanlar ve bilirkişi raporları doğrultusunda 1998 tarihi itibariyle 2106 ada 2 parsel ... taşınmazın çalılık vasfına dönüştüğüne, üzerindeki mezarlık sebebiyle yaklaşık 30 senedir taraflarca kullanılmadığı, 2116 ada 1 parsel ... taşınmazın ise fen raporunda (A) harfi ile gösterilen (3490,14 m2) kısmın ise her ne kadar çalılık görünümlü olsa da, 3303 ... Kanun tarafından aranan 1999 yılında ve o tarihten çok öncesinden bu yana taşınmazın bir bütün olarak (A) harfi ile gösterilen kısımla birlikte muris ... mirasçıları tarafından kullanıldığı, taşınmazdaki zilyetliklerinin hiç kesilmediği keşif sırasında alınan beyanlar ile bilirkişi raporları ile anlaşıldığı gerekçesiyle; davacı Hazine'nin davasının reddine, asli müdahilin davasının kabulüne, dava konusu 2116 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesindeki şerhlerin iptaline,"3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz. Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez. 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müştereklerinin kullanımındadır." şerhlerinin konulmasına, davacı Hazinenin dava konusu 2106 ada 2 parsel ... taşınmaz yönünden davasının kabulüne ve çalılık vasfıyla ve kadastro tutanağında belirtilen yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesindeki şerhlerin iptaline; "3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz. Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez" şerhlerinin konulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı-davalı Hazine vekili, davalılar vekili ve asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalıların zilyetliğinde bulunmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir yer 20 yıllık kesintisiz zilyetlik olmadığı halde özel kişiler yararına beyanlar hanesine kullanım şerhi düşüldüğünü, dosya kapsamında toplanan delillerin taktirinde ve konuyu düzenleyen yasal hükümlerin tatbikinde İlk Derece Mahkemesinin yanılgıya düştüğünü, iddia ettikleri gibi zilyetlikten bir ekonomik yarar da sağlamadığını, eksik ve yetersiz bir inceleme icra edildiğini, evveliyatı itibarıyla Hazineye ait bir taşınmazın senetsizden veya senetle satılması suretiyle veya miras yoluyla intikali ya da el değiştirmesinin mümkün olmadığını, gerek zilyetlik gerekse de zamanaşımı yoluyla taşınmaz üzerinde hak sahipliğinin ancak sahipsiz taşınmazlar için mevzu bahis olduğunu, dava konusu taşınmaz sahipsiz bir gayrimenkul olmayıp kadimden beri devlet mülkiyetinde bulunan bir yer olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 2116 ada 1 parsel ... taşınmazın müvekkil ve müvekkil ile diğer davalıların adına hareket eden zilyet yardımcıları tarafından nizasız, fasılasız ve aralıksız olarak zilyet edilmiş olduğunu ve dava konusu taşınmazın zirai özelliklerinden de bu hususun anlaşıldığını, müvekkilleri olan davalıların akrabalarının davalılar adına uzun süredir dava konusu taşınmazların zilyetliğini devam ettirdiğini, dava konusu 2106 ada 2 parselde az sayıda da olsa fındık ağacı bulunduğunun ve temizlemeler yapılmış olduğunun sabit olduğunu, bu taşınmazın ... Belediyesi tarafından mezarlık yeri olarak sahiplenmiş bilinmesi sebepleriyle davalılar ve zilyet yardımcılarının çok fazla taşınmaza müdahalede bulunamadıklarını, oysa ki, zilyetliği sürekli olarak davalılarda olduğunu, taşınmazların yapısından dolayı orman emvali ürünlerinin ve çalılıkların yetişmesi olağan olup, dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilli olmasından dolayı doğal bitkilere zarar verilmemesi ve yine cezai bir işlemle karşı karşıya kalmamak açısından orman emvali taşıyan bitkilere müdahalede bulunulmadığını, ancak etraflarının temizlendiğini ve zilyetliğin bu şekilde sürdürüldüğünü, aynı şekilde 2106 ada 2 parselin de yol geçmeden önce ana dosyada dava konusu olan 2116 ada 1 parsel ... taşınmazla bir bütün olduğunu ve davalıların murislerinin zilyetlik ve kullanımında olduğunu, yine kullanıma bir bütün olarak devam edildiği tanık ve bilirkişi beyanları ile de sabit iken ve ayrıca yol geçmesi ile üst tarafta kalan taşınmazda davalıların ... ili dışında olmalarından dolayı ekim biçim yapılmadığından bir süre sonra çalılık vasfını almış olması nedeniyle zilyetliğin terk edildiği yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, davalılar ve zilyet yardımcıların 2106 ada 2 parseli de temizlemek, tel çekmek suretiyle zilyetliklerini devam ettirdiklerini, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile de bu durum araştırıldığına açıkça ortaya çıkacakken bu yönde bir araştırma da yapılmadığını belirterek, davalılar lehine ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların, davalıların kök murisinden intikal ettiğini, keşif sonrası düzenlenen zirai bilirkişi raporunda görüleceği üzere, 2116 ada 1 parselin asli müdahil tarafından nizasız, fazılasız olarak zilyet edildiğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde 40 - 45 yaşlarında meyve ağaçları ve fındık ağaçları bulunduğunu, fındıkların davalılar tarafından toplanmakta olduğunu, bakım ve budamalarının yapıldığını, hem asli müdahilin hem davalıların dava konusu yerleri ekip biçme, temizliklerini yapma suretiyle de zilyetliklerini devam ettirdiklerinin zirai rapordan anlaşıldığını, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılacağı üzere 2106 ada 2 ve 2116 ada 1 parselin öncesinde tek bir parsel olup bütünüyle davalıların kök murisi ve asli müdahilin babasından beri kullanıldığını, 2106 ada 2 parselde de fındık ağaçlarının mevcut olduğunun ve temizlemelerin yapılmış olduğunun görüldüğünü, dava konusu taşınmaza ait ecrimisil bedelleri de yine müvekkili olan asli müdahil tarafından ödendiğini, ek raporda 2106 ada 2 (1150,50 m2) ve 2116 ada 1 (3490,14m2) parsel ... taşınmazların belirli bölümlerinin yoğun çalılık olduğu ve kullanılmadığı yönündeki değerlendirmelere katılmadıklarını, söz konusu taşınmazlar, kadastro tespit çalışmaları öncesi aynı mahallede 587 ada 2 ve 590 ada 2 parsel olarak tapuda kayıtlı olup, 587 ada 2 parselin tapu kaydında "ev ...'a aittir" şerhinin bulunmakta olduğunu, iki ayrı parsele ayrılmadan önce de kök muris tarafından ekilip biçildiğini ve bu suretle zilyetliğin devam ettirildiğini, belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacı Hazine vekili yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; her ne kadar yerel bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu 2116 ada 1 parsel ... taşınmazda fen bilirkişinin 30.09.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) Harfi ile gösterilen 3490,14 metrekarelik kısmının davalılar tarafından kullanıldığı iddia edilmişse de gerçeğin resmi olan hava fotoğraflarındaki durum ve eylemli duruma göre çekişmeli taşınmazın 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davalıların fiili kullanımında olmadığı, taşınmazın çalı formunda maki bitki örtüsü ile kaplı olduğu gözönünde bulundurularak mahkemece bu kısım yönünden davacı Hazinenin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazdaki kullanıcı şerhinin silinmesine karar verilmesi gerekirken, gerçeğin resmi olan hava fotoğraflarındaki durumlarına itibar edilmeyerek yazılı şekilde (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 ... Yasanın 353/1-b-2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına,
2. Davacı / asli müdahil ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili yönlerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece usulünce yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi incelemeleri ile sabit olduğu üzere gerçeğin resmi olan hava fotoğraflarındaki durum ve eylemli duruma göre dava konusu 2116 ada 2 parsel ... taşınmazın 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davalıların fiili kullanımında olmadığı, uzun zamandan beri kullanılmadığı, taşınmazın çalı formunda maki bitki örtüsü ile kaplı olduğu ve üzerinde mezarlık olduğu göz önünde bulundurularak yazılı şekilde davacı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2019/35 Esas, 2021/13 Karar ... kararının kaldırılmasına,
Davanın yeniden esası ile ilgili olarak;
1. Açılan 2019/35 Esas ... asıl davanın kabulüne, asli müdahilin davasının kabulüne,
... ili Merkez ilçesi ... ada 1 parsel ... taşınmazın fen bilirkişisinin 30.09.2019 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3490,14 m2 lik kısmına son parsel numarası verilmek suretiyle çalılık vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesindeki şerhlerin iptaline;
a) "3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz."
b) "Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez" şerhlerinin konulmasına,
... ili Merkez ilçesi ... ada 1 parsel ... taşınmazın Fen Bilirkişisinin 30/09/2019 havalı tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmı çıkarıldıktan sonra geriye kalan kısmının kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesindeki şerhlerin iptaline;
a) "3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz."
b) "Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez"
c) "14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere toplam 8 hisse itibarı ile,
4 hissesi oğlu ...,
1 hissesi... oğlu ...,
1 hissesi... kızı ...,
1 hissesi... oğlu ...,
1 hissesi... kızı ... kullanımındadır." şerhlerinin konulmasına,
... ili Merkez ilçesi ... ada 2 parsel ... taşınmazın çalılık vasfıyla ve kadastro tutanağında belirtilen yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesindeki şerhlerin iptaline;
a) "3303 ... Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz."
b) "Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez" şerhlerinin konulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalılar vekili ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Müdahil vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3303 ... Kanun uyarınca kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaz üzerinde müdahil ve davalılar lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3303 ... Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 ... Kanun) Ek-1 inci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili ve müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davalı ... ve asli müdahil ...'dan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...