WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/8543 E.  ,  2023/4069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/798 E., 2022/1022 K.
KARAR : Başvuruların esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/293 E., 2019/372 K.

Taraflar arasındaki yenileme kadastrosuna itirazdan kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.9.2022 tarihli asıl ve 30.11.2022 tarihli ek kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Yenileme kadastrosu sonucunda ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 79 ada 155 parsel sayılı 300 metrekare, yeni 79 ada 155 parsel sayılı taşınmaz 273,55 metrekare, eski 79 ada 177 parsel sayılı 981 metrekare, yeni 79 ada 177 parsel sayılı taşınmaz ise 896,43 metrekare yüzölçümü ile eski aynı ada 176 parsel sayılı 4.671,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise 4.475,55 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; yenileme çalışmaları sırasında vekil edenine ait 79 ada 155 ve 177 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksikliğin (imar uygulaması neticesinde 6136 ada 1 parsel numarası alan) komşu 79 ada 176 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasıyla yenileme kadastrosunun iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, davacı tarafça daha önce yenileme çalışmalarına karşı açılan ... Kadastro Mahkemesi'nin 2014/52 Esas, 2015/168 Karar sayılı davada; davasının usul ve esastan reddedildiğini, o dosyada davacının, husumet yönelttiği tüm komşu parsel malikleri bakımından davasından feragat ettiğini, ayrıca davacı parseli ile davalı parsel arasında yol bulunduğunu, bu nedenle davacı parseli aleyhine olacak şekilde davalı parselde genişleme olamayacağını, müvekkilinin taşınmazı tapu kaydına dayanarak iyi niyetle iktisap ettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarına, ... Kadastro Mahkemesinin 2014/52 Esas, 2015/168 Karar sayılı kesinleşmiş kararına ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kadastro yenileme işleminin hatalı yapılması sonucu kendisine ait parsellerin alanının küçültülerek davalı adına kayıtlı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek açtığı tapu iptal ve tescil davasında, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve rapora ekli parsel krokisine göre davacının taşınmazından davalının taşınmazına bir geçmenin bulunmadığı, yapılan kadastro yenileme çalışmasında parseller arasında boşluk bırakıldığı belirlenmiş olduğu gibi davacının davaya konu 79 ada 177 parsel ve 155 parselde yapılan kadastro yenileme işleminin hatalı olduğu ve bu nedenle işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle açtığı ... Kadastro Mahkemesinde görülerek karara bağlanan 2014/52 Esas-2015/168 sayılı Karar sayılı dosyada da komşu parsel malikleri hakkında açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle komşu parsel malikleri aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair kararın kesinleşmiş olmasına göre kesin hüküm nedeniyle davanın yeniden görülmesi mümkün olmadığı..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle . 2005 yılında yapılan uygulama kadastrosunun hatalı olduğunu, müvekkilinin parsellerinden ayrılan bölümün 6136 ada 1 parsel numarasında davalı adına kayıtlı taşınmaza dahil edilmesi ve bu parselin yüz ölçümünün 111,45 m2 artırılması sonucunda müvekkilin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, müvekkilin mülkiyetindeki taşınmazların yüzölçümündeki eksikliğin belirtilen davalı komşu parsellerde artışa neden olmaması nedeniyle davacı tarafından komşu parsel maliklerine yöneltilen davadan feragat edildiğini, zira dengeleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiğini, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, raporlarda yer alan tespitler açıkça maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu ve önceki bilirkişi raporlarıyla da çeliştiğini, 2014/52 Esas ve 2015/168 Karar sayılı Kadastro Mahkemesi kararının iş bu dava açısından kesin hüküm teşkil etmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 23.12.2019 tarihli katılma yoluyla istinaf taleplerini içerir dilekçesi ile; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazda davalı lehine bir genişleme olmadığını, taşınmazın kuzey tarafından yani yola bakan tarafından küçülme meydana geldiğini, ayrıca davanın kesin hüküm nedeniyle değil, esastan reddedildiğini, nispi harcın tamamlanarak lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda davacının istinaf talebinin reddine, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya içeriğine, dava dilekçesine, dava konusu taşınmaza ait teknik belgelere, mahkemece yapılan keşfe, uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmaya, kararda yazılı gerektirici nedenlere, istinaf talep dilekçesi içeriğine göre; uygulama kadastrosu çalışmalarında davacı parselinden davalı parseline herhangi bir geçme yapılmadığı, arada boşluk bulunduğu, davacıya ait parsellerin yüzölçümünün azalmasının davalıya ait taşınmazdan değil, davacı taşınmazının kuzeyindeki yol ve deniz ile olan sınırında tersimat hatası yapılmasından ve zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermemesinden kaynaklandığı, taşınmazın söz konusu sınırının denize ... vaziyette hatalı olarak tersim edildiği, eski tarihli hava fotoğraflarında bu durumun açıkça görüldüğü, kök parselin ve kök parselden değişiklik işlemleri sonucu oluşan parsellerin yüzölçümlerinin de gerekenden fazla hesaplandığı, davacıya ait her iki parselin hatalı belirlenen alanlarının, yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarının amacına uygun olarak düzeltildiği, davacının askı ilan süresi içerisinde ... Kadastro Mahkemesinde aynı parseliyle ilgili olarak uygulama kadastrosuna itiraz talebiyle açtığı davada tüm komşu parseller hakkındaki davasından feragat ettiği ve Kadastro Mahkemesince komşu parseller hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, uygulama kadastrosuna itiraz davalarının mülkiyete ilişkin olmayıp, sınır ve yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin olduğu ve yerleşik Yargıtay uygulamalarıyla bu tür davaların maktu vekalet ücretine tabi olduğu anlaşıldığından, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili 29.11.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesinin Ek Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ek kararı ile ".. davacı vekilinin, Dairemizin 14.09.2022 tarihli ve 2022/798 Esas, 2022/1022 Karar sayılı ilamına karşı verdiği temyiz dilekçesinin, kararın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde verilmediği tesbit edilerek, temyiz talepli dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 361(1) ve 366/(1) maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 346/(1) maddesi uyarınca reddine" karar verilmiştir.

D. Ek Karara Karşı Temyiz Sebepleri:
Davacı vekili iş bu ek karara karşı, sağlık raporu eklemek suretiyle eski hale getirme istemli olarak verdiği temyiz dilekçesinde; 29.11.2022 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılarak kesinleşen uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 95, 96, 97 ve 98 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 95 inci maddesine göre; (1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz. Başvuru süresi içinde yapılmalıdır. Eski hale getirme istemi engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç son karar verilinceye kadar eski hale getirme isteminde bulunulabilir. Ancak son karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hale getirme isteminde bulunulabilir. Yine aynı Kanun'un 96 ncı maddesi ise "Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir." şeklindedir.

Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 14.9.2022 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair asıl karar davacı vekiline 08.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup; iki haftalık temyiz başvuru süresi 23.11.2022 tarihinde sona ermiş ve davacı vekilinin 29.11.2022 tarihinde vermiş olduğu temyiz başvuru dilekçesi, Bölge Adliye Mahkemesi 30.11.2022 tarihli ek kararı ile süreden reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı vekili, ek kararın temyizine ilişkin temyiz dilekçesine bir kısım belgeler eklemiş ve eski hale getirme istemli olarak temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Ek belgeler incelendiğinde davacı vekilinin 14.11.2022 tarihinde tıbbi operasyon geçirdiği ve bu operasyona istinaden 10 gün süreyle kendisine istirahat raporu verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre vekilin 14.11.2022-24.11.2022 tarihleri arasında raporlu olduğu anlaşılmaktadır. Bir başka ifade ile davacı vekili temyiz talebinde bulunabileceği son gün olan 23.11.2022 tarihinde raporlu olduğuna ve bu nedenle lehine yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı şekilde 6100 sayılı Kanun'un 95 inci ve 96 ncı maddelerinde yer alan koşullar oluştuğuna göre; mahkemenin 30.11.2022 tarihli ek kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin 14.09.2022 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine dair asıl karara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Yukarıda (V.E.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ek kararının BOZULMASINA,

2. Yukarıda (V.E.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.9.2022 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.