WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/8457 E.  ,  2024/4247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/28 E., 2022/51 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ana dosya ile davacı Hazinenin 1141 ada 2 parsele ilişkin açmış olduğu davanın reddine, birleşen 2018/11 Esas sayılı dosya ile davacı ...'nin ( ...) 1176 ada 22 parsele ilişkin Hazineye karşı açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın reddine, birleşen 2022/1 Esas sayılı dosya ile davacı Hazinenin 1176 ada 22 parsele ilişkin açmış olduğu davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kahramanmaraş ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, 1141 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 152,23 m2 yüzölçümü ile avlulu kargir ev niteliğinde 25.04.1973 tarihinde, tapu kayıtları ve rızai taksime dayalı olarak asıl davalı ... adına, 1176 ada 22 parsel sayılı taşınmaz, 102.57 m2 yüzölçümü ile avlulu kerpiç ev niteliğinde 25.04.1973 tarihinde, tapu kayıtları ve rızai taksime dayalı olarak, birleşen davalı ... adına tespit edilmiştir.

Davacı Hazine, asıl ve birleşen davada, çekişmeli taşınmazların tespitine esas tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğunu ve miktar fazlasının Hazineye ait olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Birleşen 2018/11 Esas sayılı dosyada davacı ..., 1176 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde evinin olduğunu, kadastro tespit çalışmaları sırasında üzerinde evinin bulunduğu taşınmazın üzerine tescilinin yapılamadığını ve tapu kayıtlarında maliksiz olarak göründüğünü, yıllardan beri zilyedinde bulunan taşınmazın kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, bozma üzerine verilen görevsizlik kararları neticesinde, görevli Mahkeme olan Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama neticesince, uygulanan tapu kaydı ve rızai taksim sözleşmesinin dava konusu taşınmazları ve daha bir çok taşınmazı kapsadığı, okunan bütün sınırların, alınan beyanlara göre sabit sınırlar olup genişletilmeye de elverişli olmadığından Kadastro Kanunu 20. maddesine göre, tapu kaydının miktar itibarı ile değil, sabit olan sınırlar ile geçerli olduğu, taşlık (taş ocağı), kadim cadde, tavşan tepesindeki tarik (yol), tariki am (kamusal yol) şeklindeki kayıtların da anlam ve nitelikleri itibarı ile genişletilmeye elverişli olmadığının kabulü gerektiği, bu sınırların halen dahi bulvar ve büyük caddeler olarak zeminde yer aldığı, bununla birlikte dosya arasında yer alan komşu taşınmaz tutanakları da incelendiğinde, komşu parsellere de aynı tapu kaydının ve rızai taksim sözleşmesinin uygulandığı, şahıslar adına tescil edildiği ve kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddesinde düzenlenen imar - ihya ve 20 yıllık zilyetlik şartlarının tapusuz taşınmazlar için geçerli olduğu, somut olayda taşınmazlarda imar - ihyanın ne zaman başladığının bir önemi olmadığı, tespit maliklerinin tapu kayıt maliki veya mirasçısı olmadığı, yapılan yargılama sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi beyanlarından ve davalı ...'ın sunduğu 1972 tarihli harici satış senedinden, tespit maliklerinin taşınmazları tapu kayıt maliki mirasçılarından haricen satın aldıklarının anlaşıldığı, incelenen hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı üzere; her ne kadar tespit tarihi itibarı ile Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde yer alan 10 yıllık zilyetlik süresi tespit malikleri lehine dolmamışsa da, tapu kayıt maliklerinin, tespit malikleri aleyhine açmış oldukları bir dava olmadığı ve davada da Kadastro Kanunu'nun 30. maddesinde yer alan hallerden hiçbirinin bulunmaması sebebiyle re'sen araştırma ilkesinin uygulanamayacağı gerekçeleri ile, ana dosya ile davacı Hazinenin 1141 ada 2 parsele ilişkin açmış olduğu davanın reddine, birleşen 2018/11 Esas sayılı dosya ile davacı ...'nin (Bayram ...) 1176 ada 22 parsele ilişkin Hazineye karşı açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açmış olduğu davanın reddine, birleşen 2022/1 Esas sayılı dosya ile davacı Hazinenin 1176 ada 22 parsele ilişkin açmış olduğu davanın reddine, dava konusu Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesi, Serintepe Mahallesi 1141 ada 2 parsel ve 1176 ada 22 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.