WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/839 E.  ,  2024/2746 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/86 E., 2021/519 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/243 E., 2020/193 K.

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının, Antalya ili Alanya ilçesi Türkler Mahallesindeki yaklaşık 3.000 metrekare yüzölçümündeki tapusuz taşınmazın 1993 yılından beri zilyedi olduğunu, taşınmazın kadastral tapulamada tapulama harici bırakıldığını, orman kadastrosunda orman sınırları dışında kaldığını ve ziraat arazisi olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce yaklaşık 20 yılı aşkın süredir davacının babasının devamında da davacının malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğu, 1988 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları neticesinde tescil harici bırakıldığı, dava konusu edilen ve 29/11/2019 tarihli bilirkişi kurul raporunda A harfi ile gösterilen 1.962,36 m² lik kısmın kesinleşmiş orman sınırları dışında bırakılan yerlerden olduğu, sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar ihyasının hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde 1986 yılında tamamlanmış olduğu, imar kapsamı dışında olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olmayıp özel mülkiyete tabi yerlerden olduğunun belirtildiği, dinlenen tanık beyanlarından dava konusu yerin davacı tarafından tarım ürünleri yetiştirmek suretiyle yaklaşık 20 yıldan bu yana aralıksız, davasız ekonomik amaçla malik sıfatıyla kullanıldığının anlaşıldığı " gerekçesiyle, davanın kabulüne, Antalya ili Alanya ilçesi Türkler Mahallesindeki 29.11.2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna ekli krokide ''A'' harfi ile gösterilen 1.962,36 metrekarelik taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili, dahili davalılar ... vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; '' Davanın, kadastro sırasında tespit harici bırakıldığı iddia olunan tapusuz taşınmazın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tescili istemine ilişkin olduğu, dava konusu olup 29.11.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.962,36 m² lik taşınmazın 1957 yılında kesinleşen tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda çalılık niteliğiyle tapulama harici bırakıldığı, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılarak 1988'de kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmalarında orman sınırları dışında bırakılan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmazın eğiminin %12'nin altında olduğu, öncesinin orman olmadığı, zemin durumu ve eski tarihli hava fotoğraflarına ve memleket haritalarına göre imar ihyasının 1970'li yıllarda başlayarak dava tarihinden geriye doğru en az 40 yıl öncesinde tamamlandığı ve davacı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 ve Kadastro Kanunu 14 ve 17 inci maddesindeki şartların oluştuğu '' gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.