8. Hukuk Dairesi 2022/8347 E. , 2024/3762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/26 E., 2022/3 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Amasra ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 143 ada 21 parsel sayılı 3.155,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... tarafından, davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 143 ada 21 parsel sayılı taşınmaza, davalı ...'nın müdahalesinin meni ile taşınmaz toplam 200 pay kabul edilerek, hüküm yerinde belirtilen payları oranında ... mirasçıları adına iştirak halinde mülkiyet olarak tespit tutanağında belirtilen vasıf ve miktar ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2016/12968 Esas, 2020/3036 Karar sayılı ilamı ile '' Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın öncesinde tarafların müşterek murisi ...’ya ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı gibi, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki; kök murisin ölümüyle geriye mirasçıları olarak, davacı ... ile dava dışı ..., ..., ... ve ... ’nın kaldığı, bunlardan ... ’nın ölümüyle mirasçıları olarak diğer davacı ... ile davalı ... ve dava dışı ..., ... ve ...’nın kaldıkları anlaşılmakta olup, çekişmeli taşınmazın nısıf 1/2 hissesinin kök muris tarafından 26.04.1962 tarihli senetle davalının kendi mirasbırakanı ... oğlu ... ’ya satılarak zilyetliğinin devredildiği, nısıf 1/2 hissenin ise kök muris ... uhdesinde kaldığı ve ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, murisin uhdesinde kalıp mirasçılarına intikal eden 1/2 hisseden davacı murisi ... ’ya miras yoluyla intikal eden payın 1/10 olduğu, davalının mirasbırakanı ... ’nın ise babası ...’den satın almış olduğu, taşınmazın nısıf 1/2 hissesi ile birlikte miras yoluyla gelen 1/10 hissesini 05.04.2001 tarihli senetle davalıya satarak zilyetliğini devrettiği anlaşıldığına göre, davalının mirasbırakanı ... ’ya satın alma (1/2) ve miras yoluyla 1/10 intikal edecek toplam 6/10 payın yalnızca davalı uhdesinde bırakılması gerekirken, ... ’nın tüm mirasçılarına dağıtılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz...'' olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, dava konusu Bartın ili Amasra ilçesi ... Köyü 143 ada 21 parsel sayılı taşınmazın bilinen ilk sahibinin davacı ...'nin babası, diğer davacı ...'ın ve davalı ...'in dedesi olan ... olduğu, malik sıfatıyla zilyetliğini sürdüren ...'in 26.04.1962 tarihli senet içeriğinde de belirtildiği şekilde taşınmazın yarı hissesini oğlu ... 'ya bağışladığı ve zilyetliği devrettiği, ...'in aynı yıl içerisinde vefat ettiği, kalan 1/2 hissenin tereke mevcudunda kaldığı, bu halde ...'nin taşınmazın kendisine bırakılan yarı hissesi dışında taşınmazın tümünde sürdürdüğü zilyetliğin taraflar arasında herhangi bir taksim bulunmadığı da gözönüne alındığında diğer mirasçılar adına da sürdürüldüğünün kabulü gerekeceği, diğer yandan taşınmazın 1/2 hissesini devralan ... oğlu ...'nin taşınmazdaki hak ve hissesinin tamamını oğlu ...'e bakma borcu karşılığında devrettiğine dair 05.04.2001 tarihinde senet tanzim ettiği, taşınmazın ...'den intikal eden 1/2 hissenin mirasçılar arasında taksiminin yapılmadığı, aradan geçen zaman içerisinde taşınmazın mirasçılardan birisinin elinde bulunmasının nizalı yerin ona taksim sonucu düştüğü veya diğer mirasçıların bu duruma icazet verdikleri anlamına da gelmeyeceği ve mirasçılar arasında zilyetlikle iktisabın da mümkün olmadığı, aksine dair dosyaya yansıyan itibar edilmesi mümkün bir bilgi veya delil bulunmadığı, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında kabul edilerek açıklandığı üzere taşınmazın nısıf 1/2 hissesinin kök muris ... tarafından 26.04.1962 tarihli senetle davalının kendi mirasbırakanı ... oğlu ... ’ya satılarak zilyetliğinin devredildiği, nısıf 1/2 hissenin ise kök muris ... uhdesinde kaldığı ve ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, murisin uhdesinde kalıp mirasçılarına intikal eden 1/2 hisseden davalı (sehven davacı yazılmış) murisi ... ’ya miras yoluyla intikal eden payın 1/10 olduğu, davalının mirasbırakanı ... ’nın ise babası ...’den satın almış olduğu, taşınmazın nısıf 1/2 hissesi ile birlikte miras yoluyla gelen 1/10 hissesini 05.04.2001 tarihli senetle davalıya satarak zilyetliğini devrettiği gerekçeleri ile, davacıların davasının kısmen kabulü ile; dava konusu Bartın ili Amasra ilçesi ... Köyü 143 ada 21 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalı ...'nın müdahalesinin meni ile taşınmaz toplam 200 pay kabul edilerek, 20 payının ... ve Penpe kızı ..., ... kızı, ... vefat ettiğinden mirasçısı; 20 payının ..., 20 payının ..., ... kızı, ... vefat ettiğinden mirasçıları; 5 payının ..., 5 payının ..., 5 payının ..., 5 payının ..., 120 payının ..., adlarına iştirak halinde mülkiyet olarak tespit tutanağında belirtilen vasıf ve miktar ile tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının davalı olan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğunun beyanlar hanesine şerhine, sair taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!