WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/8317 E.  ,  2024/4144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1561 E., 2022/1617 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/4 E., 2022/28 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Konya ili Kulu ilçesi Kozanlı Kasabası ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 295 ada 20,29,55 ve 64 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 15.701,17 m2, 24.340,94 m2, 9.450,93 m2 ve 19.592,71 m2 yüz ölçümleri ile tarla niteliğinde, bölgede 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) uyarınca yapılan tapulama çalışmaları sonucu Hazine adına tespit edilmişlerdir.

Davacı, vergi kaydı, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 28.02.2019 tarihli ve 2013/78 Esas 2019/7 Karar sayılı karar ile; temyize konu taşınmazlar hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2019 tarihli ve 2019/288 Esas 2019/315 Karar sayılı ilamı ile; eksik inceleme ve araştırma nedeni ile, dosya Mahkemesine iade edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yeniden yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 46/1 inci madde uyarınca tapu kaydının oluştuğu tarih olan 1963 yılından geriye doğru en az 20 yıldır imar ihya edilip tarımsal amaçla kullanıldığı ve dava tarihine kadar da tarımsal kullanımın eklemeli zilyetlik yoluyla davacıya kadar devam ettiği, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve 46 ncı maddelerinde belirtilen şartların sağlandığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, dava konusu Konya ili Kulu ilçesi Kozanlı Kalealtı mahallesi 295 ada 20, 29, 55, 64 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriği, toplanan deliller ve dava konusu taşınmazların revizyon gören tapu kapsamında kaldığının belirlenmesine göre keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin tapunun oluştuğu 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık süreci bilemeyecek yaşta olduğu, duyuma dayalı beyanlara ve ziraat bilirkişi kurulunun bilimsel veriye dayanmayan taşınmazlarda 80 -100 yıldır tarımsal faaliyet yapıldığına dair beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, hava fotoğraflarının da en erken 1955 yılına ait olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine, davanın reddine, dava konusu Konya ili Kulu ilçesi Kozanlı Kalealtı Mahallesi 295 ada 20, 29, 55, 64 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin tapunun oluştuğu 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık süreci bilemeyecek yaşta olduğu, duyuma dayalı beyanlara ve ziraat bilirkişi kurulunun bilimsel veriye dayanmayan taşınmazlarda 80-100 yıldır tarımsal faaliyet yapıldığına dair beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, hava fotoğraflarının da en erken 1955 yılına ait olduğu anlaşıldığı gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanakları incelendiğinde bölgede 4753 sayılı Kanun uyarınca yapılan tapulama çalışmaları sonucu Hazine adına oluşan tapu kayıtları uygulanarak Hazine adına tarla niteliğinde tespit gördükleri, belirtmelik tutanakları incelendiğinde ise, dava konusu 295 ada 20 (tapulama parseli 967, belirtmelik parseli 178) ve 55 (tapulama parseli 964, belirtmelik parseli 176) parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve meradan açıldığının; 64 (tapulama parseli 675, belirtmelik parseli 214) parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden açıldığının belirtildiği, 29 (tapulama parseli 684, belirtmelik parseli 210) hakkında belirtmelik tutanağında bir açıklamaya rastlanmadığı, bahsi geçen belirtmelik tutanaklarında işgalci olarak davacının miras bırakanı olan anne/babasının isminin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Yine, Mahkemece, daha eski tarihli hava fotoğrafı olmadığından, dosya arasına alınan, en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1955 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın imar ihya edilip aralıksız ve çekişmesiz tarımsal faaliyette kullanıldığı belirtilmiştir. Yapılan keşif sırasında dinlenen, komşu mahalli bilirkişiler, dava konusu edilen taşınmazın davacı ...'e ait olduğunu, yaşları itibarı ile bildikleri kadarı ile 1950-1960'li yıllardan beri dava konusu edilen taşınmazı davacı ..., annesi ve babası tarafından buğday arpa ve hububat ekip biçilerek tarımsal faaliyet yapıldığını gördüklerini, 1950-1960li yıllardan önce de tarımsal faaliyet yapıldığını büyüklerinden duyduklarını beyan etmişler, mera parseline sınırı olan 29 ve 55 parsel sayılı taşınmazların da, mera ile olan sınırının belirgin olduğu gerek mahalli bilirkişi beyanları gerekse keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporunda belirlenmiştir. Tüm açıklamalara göre, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 46/1 uyarınca tapu kaydının oluştuğu tarih olan 1963 yılından geriye doğru en az 20 yıldır imar ihya edilip tarımsal amaçla kullanıldığı ve dava tarihine kadar da tarımsal kullanımın eklemeli zilyetlik yoluyla davacıya kadar devam ettiği anlaşılmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline dair verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına uygun düşmemiştir. O halde, Mahkemece, yapılması gereken, 3402 sayılı Kanun' un 14 üncü maddesi uyarınca, aynı çalışma alanında, zilyetlik yoluyla belgesizden, sulu arazide 40, kuru arazide ise 100 dönüm taşınmaz edinilebileceği hususları araştırılarak, oluşacak sonuca bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinden oybirliği ile karar verildi.