8. Hukuk Dairesi 2022/8194 E. , 2023/4068 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/33 E., 2022/671 K.
KARAR : Süreden ret, esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/66 E., 2020/51 K.
Taraflar arasındaki genel mahkemeden devredilen kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... Karadeniz İnşaat Ve Beton San. ve Tic. A.Ş. yönünden kabulüne; diğer davacı ve asli müdahiller yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... mirasçıları vekili, asli müdahil ... A.Ş. ve kayyım vekili, davalılar ... ve ... vekili ile ... ve müşterekleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve ...'nın istinaf dilekçelerinin süre yönünden reddine; diğerlerinin ise istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesi'nin 08.09.2022 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Otomotiv A.Ş. ve kayyım vekili tarafından temyiz; 08.09.2022 tarihli ek karar ile birlikte asıl karar duruşma istemli olarak ... mirasçıları vekili tarafından temyiz; katılma yoluyla ise ... ve ... vekili; ... ve müşterekleri vekili ve yine ayrı bir dilekçe ile ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili Gebze ilçesi Pelitli mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 2 parsel sayılı ve 53.483,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/526 Esas sayılı dava dosyasında zilyetliğin tespitine ilişkin olarak davalı olması sebebiyle kullanıcı belirtilmeksizin Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacıları ..., ..., ..., ..., ... dava konusu taşınmazın ortak muris ...'dan kalıp mirasçılarının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
3. Birleşen 2012/44 Esas sayılı dosya davacıları ... mirasçıları dava konusu taşınmazda yaklaşık 20 dönümlük kısmın ortak muris ...'dan kalıp mirasçılarının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın adlarına tescili istemiyle ...'a husumet yönelterek dava açmışlar, yargılama sırasında Hazineyi davaya dahil etmişlerdir.
4. Yargılama sırasında müdahiller ... ile ..., davalı ...'ın dava konusu taşınmazdaki zilyetliğini kendilerine devrettiklerini, taşınmazın fiili kullanımının kendilerinde bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.
5. Yargılama sırasında müdahil ... Karadeniz İnşaat ve Beton San. ve Tic. A.Ş vekili, taraflardan ... ve ...'nın kötü niyetli olup yeri hiç kullanmadıkları, dava konusu yerin 28.173 m2 sinin fiili kullanımının 1986 yılından bu yana kendilerinde bulunduğu, arazinin bir kısmına şirket araçları için yol açtıkları, kendi kullandıkları alanın etrafını 2003 yılında tel örgü ile çevirdikleri, ancak sonrasında bu tel örgüye davalı tarafça müdahale edilerek kaldırıldığı iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davaya katıldığı gibi; Kadastro Mahkemesine sunduğu 12.09.2012 tarihli dava dilekçesiyle de; katılma dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara dayanarak çekişmeli 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... ve ... ile ilgisi olmadığını ileri sürerek dava açmış; bu dava Gebze Kadastro Mahkemesi'nin 2012/37 Esas numarasına kaydedilmiş;
6. Yargılama sırasında müdahiller ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş.vekili ... Şirketler grubuna kayyım atıldığını, kayyım atıldıktan şirkette yapılan inceleme sonucunda dava konusu yer için ödenen paraların Şirket tarafından ödendiği tespit edildiği, yapılar keşiflerde de yeri ... kullandığı beyan edildiği anlaşıldığından taşınmazın fiili kullanımının kendilerinde bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların zilyetliklerini ispat etmesi gerektiğini eğer ispat edemezlerse davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ... ve ... vekili 2012/37 Esas sayılı dava dosyasına verdikleri cevap dilekçesinde özetle; davacının 1986 yılından beri zilyet olduğu iddiasının doğru olmadığını; taşınmazı 2007 yılında eski kullanıcısı olan ...'dan devir aldıklarını, ayrıca aynı yer hakkında asliye hukuk mahkemesinde davacının asli müdahil olduğunu ve derdestlik nedeniyle de iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili 2012/37 Esas sayılı dava dosyasına verdiği cevap dilekçesinde özetle; orman sınırları dışına çıkarma tutanaklarında da zilyedinin vekil edeni olduğunun belirtildiğini; dava konusu taşınmazın eski zilyedinin müvekkili olmakla birlikte zilyetliğini 2007 yılında diğer davalılar ... ve ...'ya devrettiğini öne sürerek davacının davasının haksız olduğunu savunmuştur.
4. Davalı ... vekili 2012/44 Esas sayılı dava dosyasına verdiği cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın vekil edeninin kullanımında olduğunu, bizzat vekil edeni tarafından ihya edildiğini, davacıların babası ... ile bir ilgisinin bulunmadığını, zilyetliğini 2007 yılında diğer davalılar ... ve ...'ya devrettiğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı tanıkları ve yerel bilirkişilerden bir kısmının, tel örgü ile çevrili kısmın ... A.Ş tarafından kullanım kadastrosundan önce yapıldığına ve Kibsas A.Ş kullanımında olduğunun beyan edilmesine ve ziraat bilirkişisi raporunda da tel örgü ile çevrili kısmın tarımsal amaçlı olarak kullanıldığına dair rapor ile E harfi ile gösterilen kısmın ... veya başkaca kimselerin kullanım kadastrosu sırasında ve öncesinde kullanımında bulunmadığına ilişkin verilen beyanlar ile çekişmeli taşınmazın alt tarafından bulunan yolun ve ağaçlandırmanın ... A.Ş tarafından yapıldığının alınan beyanlar karşısında sabit olması karşısında ... A.Ş'nin davasının kabulüne; ... ve arkadaşları tanıklarından ... taşınmazın murisin vefatından sonra ..., ... ve Kadriye tarafından birlikte kullanıldığına dair soyut beyan dışında bu davacıların iddiasını destekler başkaca beyan bulunmadığı gibi, keşif icralarında alınan beyanlara göre taşınmazın muristen intikal eden taşınmaz olmadığı, ... tarafından ormandan açılmak suretiyle kullanıldığı, Orman Kadastro Komisyonu çalışmasında ve köy tespit tutanağının da bu hususu doğruladığı ve murisin ölümünden sonra taşınmazda elbirliği halinde bir kullanımın bulunmadığının anlaşılmasına göre davalarının sübut bulmadığından reddine; ... tarafından kullanılan alanın dava konusu taşınmaz dışında olduğu, çekişmeli 101 ada 2 parselin kök muristen intikal eden taşınmaz olmadığı, kullanım kadastrosu öncesinde ve sonrasında bu davacı veya mirasçıları tarafından çekişmeli taşınmazda kullanıcı olduğunu iddia ettikleri bölümde ekonomik amaca uygun şekilde kullanım bulunmadığından davasının reddine,... Şirketlerine Kayyum atanan TMSF vekilinin asli müdahale talebi açısından; çekişmeli taşınmazın şirketler hesabından ödendiği ve bu sebeple şirketler lehine kullanıcı şerhi verilmesi iddiasına dayanarak müdahale talebinde bulunmuş ise de; keşif icralarında alınan beyanlara göre çekişmeli taşınmazın ...'dan satın alınırken yapılan sözleşmede şirket adına alındığına dair bir ibare olmadığı gibi alınan beyanlarda da çekişmeli taşınmazın şirket nam ve hesabına alındığına ilişkin bir beyan bulunmadığı, şirket hesaplarından ödeme yapılmasının görülmekte olan dava ile ilgisinin olmadığı anlaşıldığından asli müdahilin davasının reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle ... Karadeniz İnşaat ve Beton San. Ve Tic. A.Ş'nin davasının kabulüne, diğer davacı ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı reddine; çekişmeli 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu taşınmazın fen bilirkişileri ... ve ... 'ın 24.02.2020 tarihli raporuna ekli krokide E harfi ile gösterilen 17.738,68 m2 yüzölçümlü kısmın 2000 yılından beri tarla olarak ... Karadeniz İnşaat ve Beton San. Ve Tic. A.Ş tarafından kullanılmaktadır, taşınmazın 35.744,80 m2 yüzölçümlü kısmı 2006 yılından beri tarla olarak 1/2 pay ... T.C Kimlik numaralı ... ve 1/2 pay 15995369018 T.C Kimlik numaralı ... tarafından kullanılmaktadır" hususunun şerh düşülmesi ile parselin 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi gereğince Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 22.9.2020 (UYAP onay tarihli) tarihli ek kararı ile "...Davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekiline gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarih ile istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin verildiği 10.09.2020 tarihi arasında; istinaf başvurusu için öngörülen sürenin geçirildiği..." gerekçesiyle başvurusu süresinde olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 345 inci maddesine göre istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas kararına karşı, davacı ... vekili, asli müdahil ... A.Ş. ve kayyım vekili, davalılar ... ve ... vekili ile iş bu asıl karar ile birlikte ek karara karşı ... ve müşterekleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; krokide B diye gösterilen ve 3118.35 metrekarelik taşınmaz bölümünün müvekkillerince kullanıldığını, bu bölüm üzerindeki zilyetliklerini tanık ve bilirkişi beyanları ile ispat ettiklerini, bu yer üzerinde davalılar ... ve ...'nın zilyetliği bulunmadığını, bu yerin yukarısındaki tapulu yerlerinin devamı olduğu, ekonomik amaca uygun kullanılmama durumunun zilyetliği sona erdiren bir husus olmadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu beyanla, kararın kaldırılarak taşınmazın B ile gösterilen yeri üzerinde vekil edenleri adına zilyetliğinde kullanıldığının şerh olarak düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asli müdahil ... A.Ş. ve kayyım vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazın bedelinin ...’a müvekkil şirketçe ödendiği, bu hususun müvekkil şirketlere ait ticari kayıtların incelenmesi ile de tespit edilebilecekken İlk Derece Mahkemesince buna ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek; çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlik koşullarını yerine getirmiş bulunan ...’a müvekkili şirketlerce ödeme yapılmak suretiyle zilyetliğin müvekkil şirketlerce iktisap edilmiş olduğunu ve bu nedenle taşınmazın beyanlar hanesine şirket adına şerh verilmesi gerektiğini açıklayarak, davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... Şirketinin davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tamamını önceki zilyedi olan ...'dan kendilerinin satın aldığını, davacı lehine olacak şekilde tanık anlatımlarına üstünlük verilen hükmün gerekçesiz ve denetime elverişsiz olduğunu, önceki zilyedinden taşınmazın tamamını satın ve devraldıklarını, dosyada bulunan köy tespit tutanağı, başvuru belgeleri ile ecrimisil ödemelerinin de dikkate alınmadığını, çelişkili beyanlara dayanarak karar verildiğini ve davacı ... A.Ş. ile de taşınmazın ilgisi bulunmadığını öne sürerek kararın kaldırılmasını ve ... Şirketi yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
4. Davacılar ... ve müşterekleri vekili istinaf başvuru dilekçelerinde özetle; istinafa konu edilen ve dosyada mübrez krokilerde C ile gösterilen kısım olduğu, dava konusu yerin evveliyatının murisleri ...'a ait olup ölümü ile iştirak halinde mirasçılarına intikal ettiğini, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, C harfi ile gösterilen bu yerin evveliyatının ...’a ait olmasından dolayı müvekkillerinin de hak sahipliği bulunmasına rağmen, davalı ... tarafından usul ve kanuna aykırı, geçersiz bir sözleşme ile ... ve ...’ya satışının usulsüz olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki yüzölçüm hesapları ve kullanım durumlarının da birbirleri ile çeliştiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ek kararı ile davacı ... ve arkadaşları vekili Av. ...'ın 07.09.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden 6100 sayılı Kanun'un 346/1 inci maddesi gereğince reddine karar verildiği verilen bu ek kararın davacılar vekilince 29.09.2020 tarihli dilekçe ile istinaf edildiği; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesi uyarınca kadastro Mahkemelerinin adli tatile tabi olmadığı, bu nedenle kadastro mahkemelerinden verilen kararlara karşı istinaf ve temyize ilişkin öngörülen sürelerin adli tatilde de işlediği, somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli karar usulüne uygun olarak davacılar vekili Av. ...'a 26.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, istinafa başvururan davacılar vekili tarafından, 6100 sayılı Kanun'un 345(1) maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf başvuru süresi 11.08.2020 tarihinde sona erdikten sonra 07.09.2020 tarihinde istinaf başvuru talebinde bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden 6100 sayılı Kanun'un 346/1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemenin gerekçeli kararının davalılar ... ve ... vekiline 26.07.2020 tarihinde, usulüne uygun tebliğ edildiği halde, davacılar tarafından istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 345/1 inci maddesinde belirtilen iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 19.08.2020 tarihinde yapıldığı, istinafa başvurma için öngörülen yasal süre geçtikten sonra yapılan başvuru hakkında ilk derece mahkemesince bir karar verilmeden dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderildiği, yasal süre geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusu hakkında 6100 sayılı Kanun'un 352/1 inci maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince de bu yolda karar verilebileceğinden 6100 sayılı Kanun'un 345/1, 366/1, 346/1 ve 352/1 inci maddeleri gereğince davalılar ... ve ...'nın istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, asli müdahil ... Otomotiv San. Ve Tic.AŞ ile ... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş adına kayyum vekili yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; somut olayda, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tarafların tanıkları, dava konusu taşınmaz bölümünde kadastro tespiti sırasında asli müdahil şirketin zilyetliğinin bulunduğuna ve ya davalılar ... ve ...'nın taşınmazı asli müdahil Şirket adına satın aldıklarına yönünde herhangi bir beyanda bulunulmadığı, hatta taşınmaza ilişkin zilyetlik devir ve temlik sözleşmesinde dahi davalılar ... ve ...'nın ismi ve imzası olduğu, asli müdahil şirket yönünden Yasa’nın aradığı anlamda fiili kullanımın söz konusu olmadığı göz önünde bulundurularak asli müdahil şirketin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, asli müdahil ... Otomotiv San. Ve Tic. AŞ ile ... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş adına kayyum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği, davacı ... mirasçıları yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi, taraf tanıkları, alınan fen ve ziraat bilirkişi raporu, kadastro tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların üzerindeki kullanımın ekonomik amaca uygun olarak sürdürülmesi gerektiği, çekişmeli taşınmaza ilişkin olarak davacı miras ve zilyetliğin devri iddialarına dayanmış ise de; her ne kadar bazı tanıklar bilirkişi raporunda B Harfi ile gösterilen kısmı ...'ın kullandığını söylese bile aynı tanıkların kadastro tespit tarihinden 10 yıl önce kullanımı bıraktığı şeklindeki beyanları da göz önüne alındığında taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak davacının herhangi bir kullanımının bulunmadığı göz önünde bulundurularak davanın reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeleriyle 01.07.2020 tarihli ek kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı ... ve arkadaşları vekili Av. ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davalılar ... ve ...'nın istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 345/1, 346/1 ve 352/1 inci maddeleri gereğince süre yönünden reddine; asli müdahil ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. adına kayyım vekili ile davacı ... mirasçıları vekilinin istinaf başvurularının, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı redlerine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ek kararı ile "... ... vekiline yapılan e-tebligatın mevzuat gereği 02.08.2022 günü olduğuna ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/4 üncü maddesi gereğince, Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda adli tatilde süreler işlemeye devam edeceğine göre davacılar vekilinin temyiz başvuru süresi, bu tarih itibariyle iki haftalık sürenin sonu olan 16.08.2022 gününün mesai saatinde (elektronik ortamda yapılacak işlemler için gün sonunda) sona ermiştir. Davacılar vekili, 25.08.2022 tarihinde temyiz kanun yolu başvuru süresi geçtikten sonra temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un 361 ve 366 ncı maddeleri delaletiyle aynı Kanun'un 346 ncı maddesi gereğince temyiz başvurusunun süre yönünden reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesi'nin 08.09.2022 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Otomotiv A.Ş. ve kayyım vekili tarafından temyiz; ... ve ... vekili; ... mirasçıları vekili; ... ve müşterekleri vekili tarafından ise katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... mirasçıları vekili asıl ve ek karara yönelen temyiz dilekçeleri ile katılma yoluyla temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin davaların, 2/B işleminin bir kadastro işlemi olmadığından Kadastro Kanunu'nun 29/4 üncü maddesinin uygulanamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Asli müdahil ... A.Ş. ve kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalılar ... ve ... vekili sunmuş olduğu katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuru dilekçelerinin süreden reddedilmesinin hatalı olduğunu öne sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
4. Davacılar ... ve müşterekleri vekili sunmuş olduğu katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve istinaf başvurularının süresinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin süreden ret kararının doğru olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararının da hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı ve müdahil taraf lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, oluştu ise kimin lehine oluştuğu noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27 nci maddesi ile Ek-4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları vekili, davacı ... Otomotiv A.Ş. ve kayyım vekili, ... ve ... vekili, ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi'nin 06.07.2022 tarihli asıl kararı ile 08.09.2022 tarihli ek kararlarının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70'er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20'şer TL'nin temyiz eden asli müdahiller, davalı ... ve davacılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!