WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

8. Hukuk Dairesi         2022/8175 E.  ,  2024/4080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/2 E., 2021/10 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Sivas ili Divriğii ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 143 ada 5 parsel sayılı 494,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek ve taşınmaz üzerindeki binanın ...'e ait olduğu beyanlar hanesinde belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ..., taşınmazın 200 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ...'dan 09.10.1980 tarihinde satın ve zilyetliğini devraldığını öne sürerek bu bölümün adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda önceki tarihli karar ile davacı ... Başkanlığının davasının reddine, asli müdahil ...'in davasının kabulüne dair önceki tarihli hüküm, davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece bu kez davacı Belediyenin davasının kabulüne dair verilen kararın müdahil ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2019 tarihli kararıyla; "eksik incelemeye ve çelişkili beyanlara dayalı olarak karar verilemeyeceği, bu nedenle; taşınmaz başında taşınmazın evveliyetını bilebilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ile önceki keşifte dinlenen tanıklar ve fen bilirkişisi huzuruyla hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yeniden keşif yapılarak asli müdahil ...'in dayandığı satış senedi keşif sırasında mahalline uygulanması, hak iddia ettiği yerin taşınmazın tamamı olup olmadığı, taşınmazın tamamına zilyet olup olmadığı, tamamını satın alıp almadığı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, kadastro tespit tutanağının edinme sütununda taşınmazın öncesinin mezarlık olduğu belirtildiğinden bu hususta araştırma yapılarak taşınmazın metruk veya faal mezarlık olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın faal mezarlık olduğu sonucuna varıldığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi gereği bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı düşünülmesi, taşınmazın metruk mezarlık olduğu sonucuna varıldığı takdirde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmesi, iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin aktarılan dava tarihinden öncesinde var olması gerektiği hususu göz önüne alınması" gereğine değinilerek bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda eldeki temyize konu karar ile; "dava konusu edilen ve fen bilirkişisinin 17.06.2021 havale tarihli bilirkişi ek raporuna ekli krokide A1, A2 ve A3 olarak gösterilen alanlarda daha önceleri mezarlık olmadığı, A1 olarak belirtilen daha öncesinde hızar atölyesinin olduğu, bu hızar atölyesinin mirasbırakan ...'e ait olduğu, ...'in bu yerleri(A1 ve A2) ... isimli şahıstan 09.10.1980 tarihinde satın aldığı, briket evin kuzeyinde bulunan boş yerin yine ... tarafından satın alındığı, arsa vasıflı olup ... tarafından malzeme (kereste vs) konulmak suretiyle kullanıldığı, A1 ve A2 olarak gösterilen olanların yüzölçümlerinin toplamının asli müdahil(mirasbırakan) ...'in dayandığı satış senedindeki yüzölçüm miktarıyla örtüştüğü, taşınmazın tamamının 1980 öncesinde de arsa vasfı ile ve ...'a ait olduğu, 09.10.1980 tarihli satın senedinde ismi geçen Kara ... Ağa'nın soyundan olduğu, ...'a da babasından intikal ettiği sadece 200,00 m2 yüzölçümündeki bölümünü asli müdahil ...'e satıldığına, arta kalan kısmın satılmayıp kendi zilyetliğinde bıraktığı, dava tarihinden geriye doğru en az 20 yıl kullanıldığı, halihazırda faal mezarlık olmayıp metruk mezarlık da olmadığı, mezarlığın dava konusu yerin batı tarafında 10 metreden sonrasının (yolun öte tarafının) eskiden mezarlık olduğu" gerekçesiyle, davacı ... Başkanlığının davasının reddine, dava konusu 143 ada 5 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve fen bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli bilirkişi ek raporuna ekli krokide A3 (294,89m²) olarak adlandırılan kısmın ana parselden ifraz edilerek ifraz edilen kısmın bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve "arsa" vasfıyla davalı ...'ın mirasçıları adına miras payları oranında adlarına tesciline, asli müdahil ... tarafından açılan davanın kabulü ile, taşınmazın geri kalan kısımların bir bütün halinde ve "arsa ve tek katlı yığma briket yapı" vasfıyla asli müdahil ... mirasçıları adına miras payları oranında adlarına tesciline, fen bilirkişisinin 17.06.2021 tarihli raporunun ve eki krokisinin hükmün eki sayılmasına karar verilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.