8. Hukuk Dairesi 2022/817 E. , 2024/3261 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1058 E., 2021/1127 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/211 E., 2021/180 K.
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 ayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B çalışmasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Antalya ili Kepez ilçesi Kızıllı mahallesinde bulunan taşınmaz davacı adına 2/B arazisi olarak tespit edilirken, aynı taşınmazın bitişiğinde yer alan yine davacı kullanımında olan taşınmazın orman olarak belirlendiği, her iki taşınmazın bitişik olup orman ile ilgisi olmadığı, davacının eklemeli olarak 80 yıldan fazla zilyetliği olduğu, dava konusu taşınmazların orman olarak tespit gören alanlara ilişkin tespitinin iptalini, ilk taşınmazın 2/B arazisi olarak parsel P.CCCXC1 ile bütünleştirilerek davacı adına tespitini, diğer taşınmazın ise orman olmadığı 2/B arazisi olması gerektiği iddiasıyla orman olarak yapılan tespitinin iptali ile davacı adına 2/B arazisi olarak tespitini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesiyle dava konusu taşınmazların orman sınırı içinde olmadığını ve 2/B arazisi olarak sahibinin Hazine ve zilyedinin ise davacı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının dava konusu taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılmasına yönelik talepleri yönünden talep konusu yerlerin halen tahdit içinde kaldığı dikkate alındığında hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde lehine kullanıcı şerhi verilmesine yönelik talebinin kullanıcı tespitinin Ek-4 çalışması ile belirleneceğinden hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava dilekçesi ve yargılama esnasında sunulan 20.04.2021 tarihli dilekçede yer alan açıklamalara göre davanın 3316 sayılı Kanun'a göre tahdidi yapılan yerlerde aplikasyon ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uyarınca yapılan uygulama çalışmalarına itiraz ile davacı adına kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olduğu, davanın askı ilan süresi içinde açıldığı, dava konusu taşınmazların orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) sayılı Kanun uyarınca 1946 yılı kesinleşen orman tahdidi içinde kaldıkları, talep konusu yerlerin 2/B çalışmasında 2/B kapsamında görülmediğinden Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmadığı ve halen 1946 kesinleşmiş orman tahdidi sınırlarında kaldığı, öncesi Devlet ormanı olan yerin sadece Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin bu taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılması için idareyi zorlayıcı nitelikte dava açamayacağı, dava açmakta hukuki yararları ve aktif dava ehliyetleri olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi talebi yönünden ise taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerden olması ve aynı yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılması gerekliği, dava konusu taşınmazların ise 2/B kapsamında olmadıklarından kullanıcı şerhi verilmesinin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin usulden ret kararının sonuç itibariyle doğru olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; dava açmakta hukuki yararları olduğunu iddia ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!