8. Hukuk Dairesi 2022/815 E. , 2024/3751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/456 E., 2021/951 K.
KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/175 E., 2020/357 K.
Taraflar arasında dava konusu taşınmazlarda davacılar lehine kullanım şerhi verilmesi, taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olduğunun tespiti ve bu hususun tapu kaydına şerh konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesi, ... ada 2 parsel sayılı taşınmaz (geldisi 1692 ada 6 parsel ve 1692 ada 7 parsel) 49418,56 m² yüz ölçümünde, arsa niteliğinde Antalya Büyükşehir Belediyesi adına tapuda kayıtlıdır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesi, 1692 ada, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, taşınmazların tapu kaydında Hazine adına orman sınırlarından çıkarıldığına dair şerh olmasına rağmen bu yerlerin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiğini, 1692 ada 7 parselin tapu kaydında davacıların murisi ...'ın kullanımında olduğunun kayıtlı olduğunu, 1692 ada 6 parselin tapu kaydında kullanıcı yazılmadığını, oysa bu parselin de bir kısmının davacıların murisi ... kullanmakta iken onun vefatı ile davacılara kaldığını, davaya konu taşınmazların Antalya Büyükşehir Belediyesine devredilmesi nedeniyle davacıların dava konusu yerleri 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) hükümlerine göre doğrudan satın alamadığını, 6292 sayılı Kanun'da öngörülen 31.12.2011 tarihinden çok önceden beri çekişmeli taşınmazların davacıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların 31.12.2011 tarihinden daha öncesinden beri davacıların kullanımında olduğunun tespiti ile bu hususun tapu kayıtlarının beyanlar hanesine şerh verilmesini ve davacıların çekişmeli taşınmazları 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre doğrudan satın alma hakkının olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2020 tarihli ve 2019/175 Esas, 2020/357 Karar sayılı kararıyla; "davanın kısmen kabulüne, davacıların kullanıcı tespiti ve şerh verilmesi talebinin kabulüne, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği ormandan Hazine adına çıkarılan yerlerden olduğunun tespiti ve bu hususun taşınmazların tapudaki beyanlar hanesine şerh edilmesi talebinin reddine" karar verilmiş, bu karara karşı davalı Hazine vekili ve davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/456 Esas, 2021/951 Karar sayılı ilamında özetle; ''Çekişmeli 1692 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların 1984 ve 1986 sayılı kadastro parsellerinden geldiği, 1984 ve 1986 parsel sayılı taşınmazların 1993 yılında yapılan kadastro sonucu Hazine adına tescil edildiği, tutanağın edinme sebebinde 2/B niteliğinde olduğundan bahsedilmekteyse de 1986 parselin beyanlar hanesinde 2/B şerhinin bulunmadığı, ancak davacılar murisi ... kullanımında olduğuna yönelik şerh bulunduğu, 1984 parselde ise kullanıcı şerhi bulunmadığı, taşınmazların imar uygulaması görerek 1692 ada 6 ve 7 parsellere gittiği ve 7 parselde 2/B ve ... kullanımına ait şerhlerin aktarıldığı, 6 parselde ise 2/B şerhinin bulunduğu, davacının eldeki davayı 16.01.2019 tarihinde açtığı ancak taşınmazların 21.12.2018 tarihinde -dava tarihinden önce- Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne devredildiği, davacının güttüğü hukuki yararın taşınmazın 2/B niteliğinin ve kullanıcısı olduğunun tespitinden sonra taşınmazları 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazineden satın alma amacına yönelik olduğu, bunun için taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunması gerektiği, ancak dava konusu taşınmazların dava tarihinden önce Hazine mülkiyetinden çıktıkları, ayrıca fen bilirkişi raporuna göre taşınmazların yeniden imar uygulamasına girerek 1692 ada 6 parselin kamuya terkini yapılarak kütük sayfasının kapatıldığı, aynı ada 7 parselin ise 14991 ada 2 parsele gittiğinin bildirildiği, Hazine mülkiyetinden çıkan taşınmazlarda artık davacının şahsi hak sağlamaya yönelik iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, neticeten taşınmaz Hazine mülkiyetinden çıkmış olmakla Belediye'ye yapılan devirlerin de 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış gibi mütalaa edildiği, bu kapsamda 2/B şerhi verilmesi talebinin reddine karar verilmesi yerinde ise de Mahkemece kullanım kadastrosu anlamına gelecek şekilde davacının kullanımına yönelik şerh verilmesinde isabet bulunmadığına'' değinilerek, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2020 tarihli ve 2019/175 Esas, 2020/357 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!