8. Hukuk Dairesi 2022/8094 E. , 2024/1321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/391 E., 2020/327 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; davacıların Zile ilçesi ... Köyü 581, 563, 648 ve 578 parsel nolu taşınmazlarla çevrili taşınmaza nizasız ve fasılasız 60-70 yıldır malik olduklarını belirterek 30,000 m2 miktarındaki bu taşınmazın tespitinin yapılarak davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 06.03.2012 tarihli ve 2009/242 Esas, 2012/132 Karar sayılı kararla; tescili istenen yerin bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısmının tarım arazisi niteliği taşımadığının anlaşılması, (A) harfi ile gösterilen yerin ise 860 nolu mera parseli ile (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen alanlar arasında kaldığı, keşif tarihi itibariyle ekilmeyip üzerinde sadece anızların bulunduğu anlaşıldığından davacıların bu kısım üzerindeki zilyetliklerinin de tespit tarihinden itibaren nizasız ve fasılasız bir şekilde 20 yıllık bir süreyi aştığı kanaatine ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.07.2012 tarihli ve 2012/6269 Esas, 2012/6614 Karar sayılı ilamıyla; "Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; davaya konu olan taşınmazlar 29.04.1980 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında kültür arazisi olmadığından tapu dışı (tepe) olarak belirtilerek 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi gereği tapulama harici bırakılan yerlerdendir. Dosyada mevcut belgelerden dava konusu ve fenni bilirkişi krokisinde B, C, D ile gösterilen yerlerin 40-50 yaşlarında meşe ağaçlarıyla kaplı olması ve ziraatçi bilirkişi raporuna göre orman arazisi vasfı taşıması nedeniyle bu bölümlere ilişkin davanın reddi doğru olmakla davacılar vekilinin bu kısımlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile onanmasına; Ancak, aynı krokide A ile gösterilen yerde ziraatçi bilirkişi raporuna göre anızlarının bulunması, eğiminin %5-8 olması ve kuru tarım arazisi olarak vasıflandırılması nedeniyle bu yer için ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. Şöyle ki, nizalı yerin kuzey ve doğu sınırında 860 nolu mera parseli bulunmaktadır. Bu yerin meranın devamı olup olmadığı yöntemine uygun şekilde araştırılmamıştır. Öyle ise, taşınmaz için tahsisli ve kadim mera araştırması yapılması zorunludur." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 14.04.2015 tarihli ve 2012/302 Esas, 2015/207 Karar sayılı kararla; fen bilirkişileri tarafından sunulan raporda (A) harfi ile belirtilen alanın davacılar ve öncesinde cedleri tarafından kullanılageldiği, davacılar tarafından imar ve ihya olunduğu, 1973 yılındaki hava fotoğraflarından yaptırılan stereoskopik incelemeden de dava konusu yerin zemin yapısının tarımsal faaliyet gösterilen komşu parseller ile benzer yapıda olduğunun, eş deyişle zemin yapısının işlenmiş, imar -ihya olunmuş yer olduğunun belirlenmesi ve söz konusu yerin mera ile de ilgisinin bulunmadığının celp olunan belgelerden anlaşılması karşısında tanık beyanlarıyla da teyid edilen davacıların bu bölüme yönelik tescil talebinin kabulü ile Zile ilçesi ... köyünde bulunan ve teknik rapor sunan bilirkişiler ..., ... ve ...'in 04.10.2013 tarihli raporunda kırmızı (A) harfi ile koordinatları belirtilen 22.157,57 m2 yerin tapuda davacılar adına eşit hisse ile kayıt ve tesciline, fazlasına yönelik davacılar taleplerinin reddine yönelik husus Yargıtay kararı ile onanarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 22.03.2018 tarihli ve 2015/21060 Esas, 2018/9871 Karar sayılı ilamıyla; ".... Mahkemece, Dairemizin yukarıda bahsi geçen 02.07.2012 tarih ve 2012/6269 esas sayılı bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulduğu belirlenmiştir. Her ne kadar Mahkemece, İlçe Tarım Müdürlüğüne müzekkere yazılarak fen bilirkişiler tarafından sunulan krokide dava konusu olarak belirlenen yerin kadim mera yahut tahsisli mera ile ilgisinin bulunup bulunmadığının bildirilmesi istenmiş ve cevabi yazıda 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında tahsis çalışmalarının yapıldığı bildirilmiş ise de bozma ilamında işaret edildiği üzere, mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftası getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4342 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen yerlerden mi yapıldığının belirlenmediği, yeniden keşif yapılmış ise de kadim mera niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişilerin dinlenmediği anlaşılmıştır. .... Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İl Özel İdare Genel Sekreterliğinden ve İl/İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftası getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4342 sayılı Kanunun 5. maddesine belirtilen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir. Bundan ayrı, taşınmazın öncesinin kadim mera niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve taraflarca bildirilecek tanıkların HMK'nın 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, aynı kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazın kim tarafından ne şekilde imar-ihya çalışmalarına başlandığı, imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin, zilyetliğin dava tarihine kadar ne şekilde ve kim tarafından sürdürüldüğünün yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasındaki çelişkinin HMK'nın 261. maddesi gereğince giderilmesi, taşınmazın kadim mera niteliğinde olup olmadığının tereddüte mahal bırakmaksızın belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda; fen bilirkişileri tarafından sunulan raporda (A) harfi ve (B) harfi ile belirtilen alanın davacılar ve öncesinde muris babaları tarafından kullanıldığı, davacılar tarafından imar ve ihya olunduğu, 1973 yılındaki hava fotoğraflarından yaptırılan stereoskopik incelemeden de dava konusu yerin zemin yapısının tarımsal faaliyet gösterilen komşu parseller ile benzer yapıda olduğunun, eş deyişle zemin yapısının işlenmiş, imar-ihya olunmuş yer olduğunun belirlenmesi ve söz konusu yerin mera ile de ilgisinin bulunmadığının celp olunan belgelerden anlaşılması karşısında tanık beyanlarıyla da teyid edilen davacıların bu bölüme yönelik tescil talebinin kabulü ile Zile ilçesi ... köyünde bulunan ve teknik rapor sunan bilirkişiler Metin Ünsal ve ...'nın 01.10.2019 tarihli raporunda 115 ada 3 parselin (A) harfi ile kırmızı renkle boyalı olarak gösterilen 19.979,26 m²lik kısım ile aynı raporda 111 ada 1 parselin (B) harfi ile yeşil renkle boyalı olarak gösterilen 2.241,52 m²lik kısmın orman vasfı adı altında Hazine adına tescilinin iptaliyle davacılar adına tesciline, fazlasına yönelik davacılar taleplerinin reddine yönelik husus Yargıtay kararı ile onanarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu Zile ilçesi ... Köyünde dava tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığı ve dava konusu taşınmazlar hakkında 111 ada 1 parsel ve 115 ada 3 parsel numarasıyla kadastro tutanakları düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınıp, 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi ve yapılacak araştırmada hakkında tutanak düzenlemeyen taşınmaz bölümü/bölümleri bulunduğunun anlaşılması durumunda ise bu bölümler yönünden işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması cihetine gidilmiş ve bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!